Burhan Çocuk Temmuz 2017

e-Posta Yazdır PDF

İyi Tatiller

Heyecanla beklenen an geldi, karneler alındı ve yaz tatili başladı. Tabiî ki tatil planından önce alınan karneler değerlendirilmeli. Unutulmamalı ki karnedeki notlar sizlerin ne kişiliğinizi ne de karakterinizi ölçüyor. Bu notlar sadece sizin yıl boyunca derslere çalışıp çalışmadığınızı göstermektedir. 


Karne notlarından memnun olanlar olduğu gibi üzülenler de olacaktır. Zayıf notlar olsa bile iyi değerlendirme yapılıp gerekli dersler alınmalıdır. Unutulmamalı ki ders alınan başarısızlıklar, başarısızlık değildir. Düşmek önemli değil önemli olan düştükten sonra kalkabilmektir. Bu sebeple karnelerden gerekli çıkarımlar yapılmalıdır. Tatil, zayıf olan derslerin üzüntüsüyle geçirilmez; tatilde ders çalışmakda uygun olmaz ama seneye aynı hatalara düşmemek için yeni stratejiler geliştirmelidir. Yıl boyunca çalışıp emeğinin karşılığını belgelerle süsleyen kardeşlerimizi biz de tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz. Karne değerlendirmesi tamamlandıktan sonra tatil planı yapılabilir.


Peki tatilde neler yapılmalı? Öncelikle yaz kurslarına katılmalı. Kur’an-ı kerim okumalı, bilenler biraz daha okumasını geliştirirken hiç bilmeyenler okumayı öğrenmelidir. Spor kurslarına katılmalı. Yüzme, güreş gibi spor dallarında kendinizi geliştirmelisiniz. Tarihi mekanlara, dost ve akrabalara ziyaretler yapılmalı, sılayı rahim ihmal edilmemelidir.  


Tatili, gece geç vakitlere kadar oturup ertesi gün de öğleye kadar uyuyarak ardından kalkıp kahvaltı yapılan ve geç kalkmanın tembelliğiyle dışarı çıkmayıp bilgisayarda oyun oynanarak internette boş boş oyalanmak ya da televizyonda amaçsızca kanallar arasında gezinerek vakit geçirilen bir zaman dilimi olarak görmek asla uygun değildir. Uygun bir tatil planı yapılmalıdır.


Planları namaz vakitlerine göre ayarlamalı, güne sabah namazı ile başlamalıdır. Mümkünse camiye gitmeli; sabahın o serinliğini, günün sessizliğini bozan kuş seslerini, doğanın sesini dinlemeli, ozon gazını teneffüs ederek güne zinde ve mutlu başlamalıdır. 


Ozon gazı, bazı zaman dilimlerinde yeryüzünde daha bol miktarda bulunur. Yağmur yağdıktan hemen sonra sabah güneş doğmadan yaklaşık bir saat önce yeryüzünde ozon gazı diğer zamanlara göre daha bol bulunur, topraktan farklı bir koku yayılır. Bu zaman dilimlerinde doğada yürüyüş yapmak, camiye gidiş geliş ya da evin pencerelerini açıp hava almasını sağlamak doğal ozon terapisi almanızı sağlar. Ozon gazı vücuttaki yaşlı hücrelerin atılması ve vücutta hücre yenilenmesini hızlandırır. Vücut zindelik kazanır, hastalıklara karşı vücut savunması güçlenir. Yaralar ve hastalıklar daha hızlı ve kolay iyileşir. Rabbimizin sabah vaktine vermiş olduğu bu özel ikramdan faydalanılmalıdır. Aynı şekilde diğer namazları da ihmal etmemeli cemaatle kılmaya özen gösterilmelidir.


Tatil de yanınızda bir okuduğunuz kitap bir de gezip gördüğünüz yerlerin özelliğini, ilginizi çeken olayları yazacağınız veya günlük tutacağınız bir ajandanız olsun. Kitap okudukça anlama, konuşma, yorumlama kabiliyetiniz, ufkunuz, hayata bakışınız gelişirken yepyeni dünyalarla tanışma fırsatı bularak yazacağınız günlükle yazarlık yeteneğiniz gelişecektir. Hatıratınız ilerleyen yıllarda tatlı hatıralarınızın tanığı olarak eski günlerinizi size hatırlatacaktır. 



Temel Atma Töreni  

Adamın biri bir gün Karadeniz Bölgesi’nde gezmeye gider. 
Arabasıyla ilerlerken bakar ki bir uçurumun kenarında muhteşem bir manzara ve de bir grup yöreli davul zurna, kemençe horon tepiyorlar.
Çeker arabasını sağa ve başlar seyretmeye ama o da ne?
Adamlar bir tur atıp geliyorlar uçurumun başına ve halayın başındakini aşağıya atıyorlar. Sonra bir tur daha ve yine bir adam aşağıya... 
Turist dayanamaz yaklaşır yanlarına ve sorar: 
- Kardeşim ne diye atıyorsunuz adamları aşağıya? 
İçlerinden biri cevap verir:  
-Haçan biz burada Temel atma töreni yapayruk!  



Sanki Yedim Camii

İstanbul’un Fatih ilçesi Sinanağa Mahallesi Kırbacı Sokak’ta bulunan caminin ilginç bir yapım hikayesi vardır. 

Sanki Yedim Camii, Osmanlı döneminde 18. yüzyılda yaptırıldığı tahmin edilen küçük bir mahalle camisidir. 

Yapılış tarihi ve kim tarafından yaptırıldığı hakkında kesin bir bilgi olmamakla birlikte çeşitli rivayetler günümüze ulaşmıştır. 

Keçecizade Hayreddin Efendi adında dar gelirli bir esnaf (Bir başka rivayete göre Adanalı Şakir Efendi’dir.) 

“Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahret gününe inanan, namazı gereği üzere kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başka kimseden korkmayanlar imâr eder. İşte bunların doğru yolda olup başarıya ulaşacakları umulur.” âyetindeki müjdeyi duyunca bir cami yaptırma arzusu duyar. 

Camii yaptırmaya gücü yetmediğinden para biriktirmeye karar verir. Ne zaman ki canı bir şey istese: “Sanki yedim! (var say ki yedin)” der ve yemek istediği şeyin fiyatı kadar parayı bir kenara koyar. Biriktirdiği paralar küçük bir cami yaptıracak miktara ulaşınca bu mütevazı camiyi yaptırır. Yaptırılan cami halk arasında “Sanki Yedim Camii” olarak anılmaya başlar. 

Camii küçük birikimlerle neler yapılabileceğini gösteren çok güzel bir örnektir.