Burhan Çocuk Mayıs 2017

e-Posta Yazdır PDF

Konuşma Adabı,


Düşünmek ve konuşmak, insanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliktir. Karşılaşmalardaki ilk izlenim her zaman önemlidir. Karşılaşılan hiç kimsenin diploması, özgeçmişi ya da kimliği görülmez. O kişi önce dış görünümüne göre sonra da konuşmasına göre değerlendirilir. Dolayısıyla kıyafetin temiz ve düzgün olmasına özen gösterilmelidir. Ancak asıl önemli olan kişinin konuşmalarıdır. Konuşma, sahibinin aklî seviyesini ve fikir yapısını gösteren bir ayna gibidir. Bu sebeple denir ki: “İnsan kıyafetiyle karşılanır, konuşmalarıyla uğurlanır.” 


İslam, müminlerin konuşma şekline önem vermiş ve bu konuda pek çok esaslar koymuştur. Bir mümin her şeyden önce besmele çekerek ve Allah’a hamdederek konuşmaya başlamalıdır. Böyle başlanmayan her mühim iş bereketsizdir.


Faydası olmayan şeyleri konuşarak vakit zayi edilmemelidir. Çünkü insan ömründen hesaba çekilecektir. Gereksiz maç kritikleri, dizi yorumları veya güç çatışmasına dönen tartışmalar yapılmamalı, münakaşa ve mücadeleden uzak durulmalıdır. Çünkü bunlar düşmanlığı artırır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Kim haklı olduğu halde münakaşayı terk ederse cennetin en üst derecesinde onun için bir köşk yapılır. Kim de haksız olduğu halde münakaşayı terk ederse onun için cennetin kenarında bir köşk yapılır.” buyurmuştur. Süleyman (a.s) da: “Eğer konuşmak gümüş ise susmak altındır.” buyurmuştur. 


Kişi, doğru veya yanlış her duyduğu şeyi başkasına söylememelidir. Müslüman, tehlike görse bile doğruyu söylemeli, yalan konuşmamalıdır. Doğru konuşmakla tehlikelerden korunulur. Kurtuluş doğrulukta, helak olmak ise yalandadır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Duyduğu her şeyi söylemesi, kişiye günah olarak yeter.” buyurmuştur.


Sövmek, hakaret etmek ve çirkin söz söylemek de uygun bir davranış değildir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Kötü ve çirkin söz cefadır, cefa ise cehennemdedir.” “Muhakkak Allah çirkin ve kötü söze buğzeder.” buyurmuşlardır. 


İki kişinin, yanlarında bulunan üçüncü kişiyi dışlayarak aralarında fısıldaşmaları uygun değildir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) böyle bir tavrın, yalnız kalan kimsenin üzülmesine sebep olabileceğini belirtmektedir. Olgun bir Müslüman ise mümin kardeşini üzecek ve kalbini incitecek davranışlardan sakınmasını tavsiye etmektedir.


Gelecekle ilgili konuşurken “İnşallah” demelidir. Kulun herhangi bir şeyin olmasını istemesi yeterli bir sebep değildir. Önemli olan Allah’ın dilemesidir. Geleceğe ait bir şey dilerken “inşallah” demek, Allah’ın iradesinin farkında olmak ve onun iradesinin üstünde bir irade tanımamak demektir. 


Her sohbetten ayrılırken şu dua okunmalıdır: “Sübhanekellahumme ve bi hamdike eşhedü en la ilahe illaente estağfirüke ve etubü ileyke. Anlamı: “Allah’ım! Seni her türlü noksanlıklardan tenzih eder, hamdimi sana takdim ederim. Senden başka hiçbir ilah bulunmadığına şehadet ederim. Senden mağfiret diliyor ve sana tövbe ediyorum.” 



En Ünlü Yıl


Öğretmen tarih dersinde Yılmaz’a sorar: En ünlü yıl hangisidir?

Yılmaz: 1985 öğretmenim, çünkü o zaman ben doğmuşummmm.


Teneffüs Zili


Öğretmen, öğrencilerinin müziğe olan ilgilerini ve yeteneklerini ölçmek için sorular sorar. Sıra Mücahit’e geldiğinde: -Söyle bakalım Mücahit, en çok sevdiğin ses hangisidir?

Mücahit içtenlikle yanıtlar:

-Teneffüs zili öğretmenim.


Bilmeceler


1. Kimin dişleri ağrımaz?   

2. Kırıldıktan sonra işe yarayan şey  

3. Benim adım iki hece, çalışırım gündüz gece 

4. Hangi top zıplamaz?  

5. Şeker çaya ne demiş?