Burhan Çocuk Mart 2017

e-Posta Yazdır PDF

Sünnetlere Uyma


Hadis-i Şerif’te: “Unutulmuş bir sünnetimi meydana çıkarana yüz şehit sevabı vardır.” buyrulmaktadır. Sünnetleri yerine getirmenin büyük faziletleri vardır. En önemlisi Efendimizin şefaatini kazanmaya sebeptir.

Peygamber Efendimiz’in (a.s.m) sünnetlerinden bir kısmını beraberce hatırlayalım:

Hacamat yaptırmak (Kan aldırmak), 

Kuşluk, Evvabin, Teheccüd, Tehiyyet-ül-mescid, namazı kılmak,

Aksırınca “Elhamdülillah” demek,

Selam vermek,

Cuma günü gusletmek, işe başlarken besmele çekmek,

Yatağa abdestli girmek, yatarken sağ tarafına yatmak,

Ölüm veya kötü bir haber duyunca, (İnna lillah ve inna ileyhi raci’un) demek,

Müsafaha etmek, (iki müminin karşılaştıkları zaman toka yaparak salavat okumaları).

Kıymetsiz yerlere girerken sol ayakla girip, sağ ayakla çıkmak,

Namazları başı açık kılmamak (Erkekler için takke, sarık vs takılmalı)

Abdest aldıktan sonra kıbleye dönüp abdest suyundan içmek, 

Suyu üç yudumda ve oturarak içmek,

Yemeğe tuz ile başlamak,

İki kişi de olsa, farz namazı cemaatle kılmak

Oturarak küçük abdesti bozmak, 

Yemeği tek bir kaptan yemek, yemekte sağ ayağı dikip sol ayak üzerinde oturmak,

Yemekte güzel şeylerden bahsetmek (Yemekte konuşulmaz lafının aslı yoktur)

Günde iki öğün yemek,

Aksıran “Elhamdülillah” deyince duyanın “Yerhamükellah” demesi,

Misvak kullanmak.



ANNE BABA SEVGİSİ

Hz. Musa (a.s) bir gün duasında: “Ya Rabbi! Cennette benimle oturup kalkacak arkadaşımı bilmek istiyorum kimdir?” diye dua eder. Hz. Musa’ya (a.s): “Ya Musa! Filan ülkeye git; orada bir kasap vardır. Cennette o kasap senin arkadaşın olacaktır.” buyrulur.
 Hz. Musa o beldeye gider, tarif olunan kasabı bulur ve bir müddet onu gözetler. Akşam kasap çantasına bir parça et koyup dükkanını kapayıp evine giderken, Hz. Musa ona selam verir ve sorar:
“Misafir kabul eder misin?” Kasap memnuniyetle ve güler yüzle kabul eder. Birlikte kasabın evine giderler. Ev sahibi getirdiği eti pişirir bir de çorba yapar. Sonra tavana asılı büyük bir sepeti indirir.
 Bu sepette çok yaşlı ve zayıf bir kadın vardır. Ona pişirdiği çorba ve etten yedirir. Üstünü başını temizler, bütün hizmetlerini gördükten sonra; ihtiyar kadını tekrar sepete koyarak, tavandaki yerine asarken kadın ona bir şeyler söyler, kasap başını sallayarak güler.
Bu işleri bitirdikten sonra sıra misafirini ağırlamaya gelir. Özür dileyerek Hz. Musa’nın yanına gelir. Olup bitenleri hayretle izleyen Hz. Musa kendisine sorar: Kim bu kadın “-Anamdır. Çok yaşlı olduğundan kendisine böyle hizmet ederim.” der. Musa aleyhisselam:
-Peki der sen onu yedirip içirdikten sonra sepete koyarken sana bir şeyler söyledi çok merak ettim, ne dedi acaba? Kasap güler ve: Onun bir duasıdır bu, der: “Allah’ım oğlumu cennette Hz. Musa ya arkadaş et.”
Hz. Musa bunu işitince: “Müjdeler olsun, Musa benim sen de benim cennetteki arkadaşımsın.” der.


Nerede

Evde coğrafya dersi çalışan çocuk babasına sorar:
- “Baba, Lehistan nerededir?”
- “Ben ne bileyim oğlum. Evi toparlayan annen. Git ona sor.”


Borca Zeytin

Nasrettin Hoca pazarda zeytin satıyormuş. Kendisinden iki üç sokak ileride oturan ve yarıbuçuk tanıdığı bir kadın gelmiş ve Hocayla aralarında şu diyalog geçmiş:
Kadın: - “Zeytinin iyi mi?”
Hoca :- “Tadına bak.”
Kadın: - “Ben orucum.”
Hoca: - “Madem oruçlusun zeytini al git, parasını sonra ver.”
Hocanın birdenbire aklına düşmüş: Ramazan değilmiş çünkü.
Hoca: - “Tuttuğun oruç ne orucu ki?”
Kadın: - “Üç sene önceden borcum vardı da onları tutuyorum.”
Hoca torbaya doldurduğu zeytinleri sepete geri dökmüş ve:
- “Git anam git... Allah’a olan borcunu üç senede veriyorsan bizim borcu ne zaman getirirsin kim bilir?” demiş.