Burhan Çocuk Mart 2017

e-Posta Yazdır PDF

Mehmet Akif ERSOY

Tarihte bu güne baktığımızda 12 mart 1921’de İstiklal Marşımızın Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edildiğini görüyoruz.  Bu vesileyle biz de Milli Şairimiz Mehmet Akif’i hayırla yad ederken biraz da yakinen tanıyalım istedik.    

Mehmet Âkif Ersoy 20 Aralık 1873’te İstanbul’un, Fatih ilçesi Sarıgüzel Mahallesinde dünyaya gelir. Annesi Buhara’dan Anadolu’ya geçmiş bir ailenin kızı olan Emine Şerif Hanım; babası ise Kosova doğumlu, Fatih Camii medrese hocalarından Mehmet Tahir Efendi’dir. Babası, ona ebced hesabıyla doğum tarihini ifade eden “Ragîf” adını verir. Fakat telaffuzu zor geldiğinden arkadaşları ve annesi ona “Âkif” ismiyle seslenirler, kendisi de zamanla bu ismi benimser.

İlk öğrenimine Fatih’te Emir Buhari Mahalle Mektebi’nde başlar. İki yıl sonra ilkokul bölümüne geçer ve babasından Arapça öğrenmeye başlar. Ortaöğrenimine Fatih Merkez Rüştiyesi’nde başlar. Aynı zamanda Fatih Camii’nde Farsça derslerini takip eder. Mehmet Âkif, ortaöğrenimi eğitimi boyunca Türkçe, Arapça, Farsça ve Fransızca dillerinde hep birinci olur.

Akif Balkan Savaşı, Çanakkale Savaşı ve Kurtuluş Savaşı dönemlerinde çeşitli görevlerde bulunur,  Balıkesir’e giderek 6 Şubat 1920 günü Zağnos Paşa Camii’nde çok heyecanlı bir hutbe okur. Halkın beklenmedik ilgisi karşısında daha birçok yerde hutbe verir, konuşmalar yapar ve İstanbul’a döner.

1921’de Ankara’da Taceddin Dergâhı’na yerleşen Mehmet Âkif, 500 lira ödül konularak açılan İstiklâl Marşı yarışmasına başta katılmaz. Millî Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey’in ricası üzerine arkadaşı Hasan Basri Beyin teşvikiyle ikna olur. Onun orduya ithaf ettiği İstiklâl Marşı, Hamdullah Suphi Bey tarafından mecliste okunup ayakta dinlendikten sonra 12 Mart 1921 Cumartesi günü saat 17:45’te Milli Marş olarak kabul edilir. Âkif, ödül olarak verilen 500 lirayı hayır kurumuna bağışlar. 

Kurtuluş Savaşı ve zafer sonrası uzunca bir süre Mısır’da yaşayan Milli Şâirimiz Mehmet Âkif Ersoy, 17 Haziran 1936’da tedavi için İstanbul’a döner. 27 Aralık 1936 tarihinde İstanbul’da, Beyoğlu’ndaki Mısır Apartmanı’nda vefat eder, Edirnekapı Şehitliğinde yatmaktadır. En önemli iki eseri İstiklal Marşı ve şiirlerini yedi kitap halinde topladığı Safahat’tır. Rahmetle anıyoruz. Mekanın cennet olsun.



Hatırat

Mehmet Akif bir cuma günü Mithat Cemal’le sözleşirler. Mithat Cemal’in evine gidecektir. O gün adam boyu kar yağar. Hiçbir vasıta işlemez. Mithat Cemal’in evi Çapa’dadır. 

Öğle yemeğinden sonra Mithat Cemal’in kapısı çalınır. Akif, bıyığının yarısı donmuş bir halde kapıdadır. Beylerbeyinden, Beşiktaş’a bir vapur işler, beşiktaş’tan Çapa’ya kadar vasıta bulamaz ve o kadar yolu yürür. 

Mithat Cemal, karda, tipide Mehmet Akif’in o kadar mesafeyi nasıl yaya yürüdüğüne şaşar.

Akif’te Mithat Cemal’in şaşkınlığına şaşar ve şöyle der: “Gelmemem için kar, tipi kâfi değil, vefat etmem lâzımdı. Çün-kü geleceğim diye söz vermiştim.”



Bunları Biliyor muydunuz?


* Telefonun mucidi Alexander Graham Bell, karısı ve annesiyle hiçbir zaman telefonda konuşamadı. Çünkü ikisi de doğuştan işitme engelliydi.

* Beynimiz geceleri daha aktiftir.

* Böbreklerimiz her 10-20 dakikada bir vücuttaki tüm kanı süzer. Bu işlem günde 100-150 defa tekrar edilir. Bir günde yaklaşık 500L kan süzülür ve 1,5L idrar oluşturulur. Buna göre de hayatımızda ortalama 45.000L idrar üretilir.

* Misvak üzerine yapılan bilimsel birçok araştırma misvakın diş eti hastalıklarını önlemede diş macunlarından çok daha etkili olduğu ortaya konmuştur.

* Misvak üzreine yapılan araştırmalar misvakın içerdiği madde ve minerallerin baş ağrısına iyi geldiğini ortaya koymaktadır. Bunun yanında misvakın hafızayı güçlendirdiği düşünülmektedir.