Burhan Çocuk Ocak 2015

e-Posta Yazdır PDF

Çalışan Kazanır

Arkadaşlar, birinci dönemin sona ermesine az bir zaman kaldı. Sınavlar başladı, dersleriniz yoğunlaştı, biraz yorulmaya başladınız değil mi? Olsun, emeksiz nimet olmaz. Yorulmadan başarılı olmak mümkün değil. Başaracağınıza inanın ve verimli ders çalışın. Başarmak için bu iki şart yeterli. 

Sakın derslerin zorluğundan yakınmayın. Şu ders kolay, şu zor gibi dersleri etiketlemeyin. Çünkü beynimizi harekete geçiren düşüncelerimizdir. Olumlu düşünürseniz beyniniz olumlu tepkiler geliştirir, olumsuz düşünürseniz olumsuz tepkiler geliştirir. Bir dersin zor olduğunu düşünürseniz beynimizde bu komuta göre kendine yön verip “ A, bu ders zormuş, bunu anlayamam.” diye anlamak için gayret göstermez. Onun için bütün dersleri anlayacağım düşüncesiyle çalışmalısınız. Her dersi anlarız fakat bazı dersleri biraz zor öğrenebiliriz. O zamanda bu derslere biraz daha fazla zaman ayırıp çalışmanız gerekir. Zor da öğrenseniz başaracağınıza inancınızı kaybetmeyin, tıpkı kaplumbağa gibi.


Hatırlarsınız hani, çok beğenerek okuduğumuz tavşanla kaplumbağanın yarışmasını anlatan bir hikâye vardır. İşte o hikâyeyi bir de kıssadan hisse almak için okuyalım.  

 Tavşanın birisi çok övünüyormuş: “Bu ormanda benden hızlı koşan yoktur. Varsa gelsin yarışalım.” diye söylenip geziyormuş. 

Bir gün Kaplumbağa: “O kadar böbürlenme, kendine de o kadar güvenme. Ben senden daha hızlı koşarım. İstersen yarışalım.” demiş. 


Tavşan kaplumbağanın bu sözlerine kahkahalarla gülerek: “Sen mi benimle yarışacaksın?” diyerek alay etmiş. Ama yine de yarışı kabul etmiş. Yarışın başlangıç ve bitiş yerlerini belirlemişler, yarış başlamış.

Tavşan çok hızlı başlamış,  biraz ileriye gidince geri dönüp bakmış ki kaplumbağa hiç görünmüyor. Yatmış bir ağacın dibine, uyumuş. Uyandığında, bakmış ki kaplumbağa yarışı bitirmek üzere.

Tavşan koşmuş fakat kaplumbağa bitiş noktasına ondan önce ulaşmış.

Kaplumbağa tavşana: “ Sen uyudun, ben çalışarak seni geçtim.” demiş. 

Minik adımlarla yılmadan mücadele eden kaplumbağa sonunda zafere ulaşmış. Bu hikâyeden bize düşen pay ise hiçbir dersten yılmadan, zor öğrensek bile pes etmeden, mücadeleyi bırakmadan çalışmaya devam ettiğimizde sonunda biz de başarırız. 

Öyleyse son hamleyi yapın. Bugünden itibaren kalan yazılı notlarınızı yükseltme kararı alın. Zayıf notunuz varsa önce onu kurtarmayı hedefleyin. Yoksa teşekkür alma veya takdir almayı hedefleyin. Birinci yarıyılı başarıyla tamamlayın. Şimdiden hepinize başarılar.   



Canım Çıha Erzurum

Antalya›da ortaokul son sınıfta okuyan Erzurumlu bir öğrenciyi 

öğretmeni tahtaya kaldırır ve sorar: “Yavrum Erzurum›un bitki

 örtüsünü bize anlatır mısın?”

Öğrenci başlar: «Canım çıha Erzurum, dokkuz ay gış, iki ay yağmur,

 bir ay da yazi görir görmir bidaha gışa dönir, 

bizim de her yanımız donir.

Bu durumda bitki ne arir öğretmenim.”



Başarının Dört Şartı

1. Derste öğretmeni etkili dinlemek

En iyi öğrenme derste öğretmeni etkili dinleyerek gerçekleşir. Öğretmenin  anlattıklarından  hareketle  daha sonra  söyleyeceğini  önceden  tahmin  etmeye  çalışmak en etkili dinleme şeklidir. Bunun  dört  yararı  vardır:  Uyanık  kalırsınız, dikkatiniz dağılmaz, derse aktif  katılım sağlar, motivasyonunuz  artar.

2. Anlaşılmayan konuları derste öğretmene sormak

Öğretmen konuları öğrencinin anlayabileceği en kolay şekliyle anlatır. Anlamadıklarınızı mutlaka öğretmene sormalısınız. Daha iyi öğrenmek için ise tahtaya kalkmalısınız. Çünkü kişi okuduklarının %10’unu, duyduklarının %20’sini, gördüklerinin %30’unu, duyup gördüklerinin %50’sini, söyleyip yazdıklarının %70’ini, uyguladıklarının %90’ını hatırlar. Anlamadığınız bir konuda tahtaya kalkıp bir soru çözdüğünüzde o konuyu %90 öğrenirsiniz ve kolay kolay da unutmazsınız. 

3. Günlük ders tekrarı yapmak 

Öğrenciler tarafından pek sevilmeyen davranış olan ders tekrarıyla ilgili “Bugün o konuları derste zaten işledik evde neden tekrar çalışalım, tekrar edince sıkılıyorum.” gibi itirazlar edilmektedir. Beyin öğrendiklerini önce kısa süreli hafızaya yerleştiriyor. Tekrar edilmeyen bilginin 24 saatte %70’i unutuluyor, tekrar edilen bilgi ise uzun süreli hafızaya atıldığı için unutma gerçekleşmiyor.

Tekrar yapmayan öğrencilerde en çok karşılan durum sınavdan sonra “Tüh be, bu soruyu nasıl yapamadım? Tanıdık geldi fakat bir türlü hatırlayamadım.” gibi yakınmalardır. Bunun sebebi derste öğrenme gerçekleşiyor fakat tekrar yapılmadığı için bilgi unutuluyor fakat öğrenci hala o konuyu bildiğini zannediyor. Sınava girince de bir türlü hatırlayamıyor.

Sınav akşamı yapılan çalışmalar faydalı değildir. Sınav için çalışıldığı için sınavdan sonra unutulma olasılığı çok fazladır. Verimli ders çalışma her gün belli saat ders tekrarı yapılmasıdır ki böyle çalışıldığında unutma ihtimali de çok azdır. 

 4. Kitap okumak

Başarının temel şartlarından biri de kitap okumaktır. Özellikle sınavlarda iyi okumak başarıyı arttırır. Cümlenin ilk kelimesi ile son kelimesi arasındaki zaman ne kadar az olursa beyin cümleyi o kadar hızlı anlamlandırıyor, zaman uzadıkça anlama da zorlaşıyor. Bu sebeple okumaya yeni geçen öğrenciler heceleyerek okudukları için cümle bittiğinde ne okuduğunu sorarsanız hiçbir şey söyleyemez çünkü heceleyerek okuduğu için beyin heceleri bütünleştirerek anlamlandırmada zorluk yaşamaktadır.

Okumak ödev değil, temel bir ihtiyaçtır. Kitap okuma kelime hazinesini geliştirdiği kadar insanın hayal gücünü de geliştirir. Hayali olanlar hedef koyabilirler, hedef koyabilmek ise başarının yarısıdır. 

Özellikle son dönemde ortaöğretime yerleştirme sınavında yorum soruları çıkmaktadır. Kademeli olarak üniversite sınav soruları da yorum ağırlıklı olacağı belirtiliyor. Dolayısıyla yorum gücünün gelişmesi gerekir. Yorum gücünü geliştirecek tek şey ise kitap okumaktır.