Burhan Çocuk Eylül 2014

e-Posta Yazdır PDF

Yaz-Et Bitti Kış-Et’e Devam

Sevgili arkadaşlar, başlığı anlamaya çalıştığınızı hisseder gibiyim. Merakınızı hemen gidereyim. Yaz tatili boyunca yapmış olduğunuz etkinliklerin kısaltılmış adı. Yaz tatili boyunca Diyanet İşleri Başkanlığı başta olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşu yaz etkinlikleri (Yaz-Et) adı altında Kur’an eğitimi başta olmak üzere spor ve sanatsal faaliyetler gibi birçok alanda etkinlik düzenlediler. Eminin birçoğunuz bu faaliyetlere katılarak çok güzel bilgiler öğrendiniz. 

Kur’an-ı Kerim dersleri, Peygamber Efendimizin hayatı, ilmihal bilgileri, ezan, kâmet gibi birçok bilgi öğrendiniz. Sosyal faaliyet olarak yüzme, futbol turnuvaları ve piknikler yaptınız. En önemlisi unutamayacağınız arkadaşlar kazandınız. Derken yaz etkinlikleri sona erdi.


Şimdi ise tatil bitiyor okullar başlıyor. Fakat yeni bir etkinlik başlıyor kış etkinlikleri (Kış-Et). Kış etkinlikleri de yaz etkinliklerinin devamı olacak. Yaz-et’te kazanmış olduğunuz bilgi ve güzel davranışları okullar başladı diye tatile çıkarırsanız yanlış yapmış olursunuz, o bilgileri unutursunuz. Bu sebeple bilgilerinize yeni bilgiler katmak ve kazanmış olduğunuz o güzel davranışları geliştirmek için şimdi de kış etkinliklerine devam etmelisiniz. 


İbadetlerin özel mevsimi olmaz. Her zaman yapmamız gereken ibadetlerimiz var ki bunların başında namaz gelmektedir. Vakti geldiğinde nerede olursak olalım, mutlaka kılmamız gerekir. Her gün mutlaka Kur’an okumalı. Zamanınızın genişliğine bağlı olarak hiç olmazsa günde bir sayfa Kur’an okumayı alışkanlık haline getirmeliyiz. Bu güzel davranışları önce kendimiz yapmalı, daha sonra da sınıf ve mahalledeki arkadaşlarımıza tavsiye etmeliyiz. Mümkün oldukça vakit namazlarımızı camide cemaatle kılmaya özen göstermeli, hatta camiye giderken arkadaşlarımızı da davet etmeliyiz.


Allah’u Teâlâ’nın kendisiyle övündüğü bir genç olmak istemez misiniz? Tabii ki isterim, dediğinizi duyar gibiyim. Öyleyse Peygamber Efendimizin müjdesine kulak verelim.  


Resul-i Ekrem (s.a.v): “Allah-u Teâlâ, ibadet eden genç ile meleklerine karşı övünür.” buyurmaktadır. Ne güzel bir müjde değil mi? Öyleyse yaz-et’le başladığımız bu güzel yola kış-et’le devam ederek bu müjdenin muhatabı olma gayreti içinde olalım. 



Bunları Biliyor Musunuz?


Bütün kar tanelerinin altıgen olduklarını, her yağışta düşen milyarlarca kar tanesinden hiçbirinin diğerine benzemediğini,


Arıların buldukları çiçeklerin yerlerini diğer işçi arılara arı dansı denilen bir işaret dili ile anlattıklarını, bu dans sırasında yapılan hareketlerin çiçeğin uzaklığını ve yönünü anlattığını,


Ceylanların su ihtiyaçlarını bitkilerden sağladıkları için hiç su içmeden yaşayabildiklerini,


Her insanın beyninin %90’ının su olduğunu,


Bir insan beyninde yaklaşık olarak 90-100 milyar tane hücre bulunduğunu,


Bir kilo limonda, bir kilo çilekten daha fazla şeker olduğunu,


Yarım kilo bal yapabilmek için arıların iki milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak zorunda olduklarını,


1 saat boyunca kulaklıkla bir şey dinlemenin kulaktaki bakteri sayısını % 700 arttırdığını,


Dilimizin küçük hassas bölgelerle kaplı olduğunu, bunlara tat alıcı pütürler dendiğini,        bunların 4 ana tadı ayırt ettiğini. (Tatlı, tuzlu, acı ve ekşi.) 10.000 tane tat alıcı           pütürünüz olduğunu, ama bir kısmının yaşlandıkça öldüğünü. 




Sen de Bekleseydun

Temel bir gün Dursun’a:

-”Ula ben seni minareden atar, iner assağu tudarum” demiş.

Dursun da tutamayacağını söylemiş ve iddiaya girmişler:

Minareye çıkmışlar, Temel, Dursun’u tuttuğu gibi boşluğa sallamış 

ve hızla minareden inmiş. Dursun yerde can çekişir bir vaziyette 

Temel’e sitem etmiş.

-”Ula hani tudayidun peni?”

Temel:

-”Ne diyun da, sen de yavaş inup da pekleseydun.”