Burhan Çocuk Mart 2014

e-Posta Yazdır PDF

Tahiyyat Duası

Tahiyyat veya yaygın olarak bildiğimiz Ettehiyyatü duası namazlarımızın ikinci rekâtında secdelerden sonra ve iki rekâttan fazla olan namazların hem ikinci rekâtında hem de son rekâtlarında secdelerden sonra ka’de-i âhirede (son oturuş) selamlamadan önce okuduğumuz duadır.  Bu duayı hep okuruz ama bunun manasını ve önemini hiç düşündük mü? İşte şimdi bu duanın önemini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bu dua peygamber efendimizin miraçta Allah’u Teâlâyla görüşmesinde okunmuştur. Miraç, peygamber efendimizin 7. kat göğe yükselerek Allah (c.c) ile görüşmesidir. Peygamberimiz (a.s.v) miraçta rabbimizle görüşünce değersiz ve fani olan dünyaya tekrar dönmek istememiş, hayatın amacı olan rabbimize ulaşma O’na kavuşma hedefi gerçekleşmişken efendimiz orada kalmak istemiştir. Fakat Allah’u Teâlânın takdiri peygamberimizin tekrar dünyaya dönmesi ve belirlenen güne kadar dünyada yaşamasıydı. Bu duruma bu ayrılığa efendimiz çok üzüldü. Rabbimiz de efendimizi teselli etmek için namazı hediye etti. Namaz, efendimizi teselli için rabbimiz tarafından verilen bir hediyedir. Kılınan her namaz miraç gibidir. Peygamberimizin miraçta Allah’u Teâlâyla görüşmesi gibi mü’min de namazla rabbine kavuşur. Bu sebeple Peygamberimiz, “Namaz mü’minin mi’râcıdır.” buyurmuştur.
Namaz kulun günde beş defa Yaradan’ın huzuruna çıkması, divanında durması demektir. Kul; bu yüce divanda, arada hiçbir vasıta olmadan her türlü dilek ve ihtiyacını bizzat Allah’a arz eder, O’na sığınır, yalnızca O’ndan yardım diler. Böylece Peygamberimizin (a.s.m), Mi’rac’da gerçekleşen Allah ile mülâkatı hâdisesi, namaz içinde sembolik olarak yaşanmış olur.
Peygamberimizin (a.s.m) Receb ayının 27. gecesi Cenab-ı Hakk’ın daveti üzerine Cebrail Aleyhisselâmın rehberliğinde Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksâ’ya, oradan semaya, yüce âlemlere, İlâhî huzura yükselmiştir. 7. kat göğe yükselerek Sidretül Münteha denilen yere yükselince Cebrail (a.s) duraklar ve peygamber efendimize: “Ya Muhammed, yemin ederim ki ben buradan bir karış ileriye geçersem yanarım. Benim buradan ileriye geçmeye iznim yoktur.” der. Resulü Ekrem efendimiz buradan refref denilen bir vasıtayla, Allah’ın dilediği yere gelir.
Peygamber efendimiz bundan sonrasını şöyle anlatır: “(Allah’ın (c.c) huzuruna varınca) Rabbimin ilhamı ile şunları okudum: “Ettehiyyatü lillahi, vessalevâtü, vettayyibatü.” (En güzel tahiyye Allah’a mahsustur. Bedeni ve mali ibadetler de O’na layık ve mahsustur.) Bunun üzerine Allah (C.C) şu mukabelede bulundu: “Es-selâmü aleyke eyyühen-nebiyyü ve rahmetüllahi ve berekâtühû.” (Ey nebi, selâm sana olsun. Allah’ın rahmeti ve bereketi de sana olsun.) Ben tekrar, “Es-selâmü aleynâ ve alâ ibadillahissalihine.” (Selâm, bizim ve Allah’ın salih kullarının üzerlerine olsun.) dedim. Bu konuşmaya sidretü’l-müntehada tanık olan Cebrail (as) da Allah’ın şahitlik etmesini emretmesi üzerine “Allah’tan başka hiçbir ilâh olmadığına şehadet ederim. Ve Muhammed’in (asv), Allah’ın elçisi olduğuna da şehadet ederim.” diyerek şehadet etmiştir.
Namazlarda okuduğumuz Tahiyyat duası miraçta Allah (c.c), Peygamber Efendimiz arasında geçen selamlaşma ve Cebrail (a.s)’ın buna şahitlik etmesidir. Biz her namazda bu duayı okuyarak o anı tekrar ediyoruz. İşte bu duayı her okuduğumuzda miraçtaki bu tabloyu göz önüne getirerek bu huşu içerisinde namazımızı tamamlarsak o zaman namazımız miraç olur.

Bunları Biliyor musunuz?

    * Yemeğe tuz ile başlanırsa beyin tarafından gönderilen bir uyarı sayesinde, midede mukus denilen sindirimi kolaylaştırıcı bir tabaka oluşturduğunu ve midenin sindirime hazırlıksız yakalanmasını önlediğini…
    * Yemek yerken yerde oturarak sol ayağı katlayıp sağ ayağı karna çekerek oturulup yenildiğinde, su ile doldurulmuş balon şeklinde olan midenin çıkış kısmını kapatarak yenilen gıdanın tam sindirilmeden bağırsaklara kaçmasını önleyeceğini ve mide dolunca da doygunluk hissi vererek çok fazla yemeden kalkılacağını biliyor musunuz?

Vesikalık Fotoğraf

Dursun iş için müracaatta bulunmuş.
İşe alınması için bazı evraklarla birlikte 8 adet de vesikalık fotoğraf istemişler.
Ancak Dursun vesikalık fotoğrafın ne olduğunu bilmiyormuş.
Hemen akıl hocası Temel’in yanına koşmuş. Durumu anlatmış.
Temel: Bildiğim kadarıyla vesikalık fotoğraf belden yukarı
çekilen fotoğraftır. Sen şuraya çukur kaz içine gir.
Ben de fotoğraf makinesi getireyim. Fotoğrafını çeker veririz, demiş.
Dursun başlamış çukur kazmaya, Temel fotoğraf makinesi
getirmeye gitmiş. Temel bir de gelmiş ne görsün.
Dursun 8 tane çukur kazmış.
Temel: Ula Dursun niye 8 çukur kazdın demiş.
Dursun: 8 vesikalık lazım ya..
Temel: Ula ben zaten 8 tane fotoğraf makinesi getirmiştim.