Burhan Çocuk - Aralık 2008

e-Posta Yazdır PDF

HZ. İBRAHİMİN RÜYASI

Her Kurban Bayramında müslümanlar, Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail’in Allah’ın buyruğuna uyma konusunda verdikleri başarılı sınavı yeniden hatırlarlar. Kurban keserek kendilerinin de benzer bir itaate hazır olduklarını simgesel olarak göstermiş olurlar. Kur’an’da bu kıssa şöyle anlatılır; “ Oğlu İsmail kendisi ile yürüyecek yaşa ulaşınca İbrahim ona dedi ki: Oğlum ben rüyamda seni kurban ettiğimi görüyorum. Sen buna ne dersin? İsmail, “Babacığım sen emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın.” dedi. İkisi de Allah (c.c.)’ın emrine uydular. İbrahim kurban etmek üzere oğlunu yere yatırdı. O sırada biz nida ettik: “Ey İbrahim! Sen rüyanda emrolunana uydun. İyilik yapan ve iyi kullukta bulunanları işte biz böyle mükâfatlandırırız. Muhakkak ki bu apaçık bir imtihandı. Ona oğlu yerine büyük bir kurbanlık koç gönderdik. Daha sonra gelenler arasında ona güzel bir nam nasip ettik. İbrahim’e selam olsun.” (Kur’an; 37/102-109) Bu kıssasından çıkarılan sonuç, “Allah’ın emirleri nefsimizin ya da sevdiklerimizin aleyhine de olsa yerine getirilmelidir. HZ. İbrahim itaatin en güzel örneğini gösterirken, Hz. İsmail’de teslimiyetin en güzel örneği olmuştur.
Kurban bayramını büyük bir coşku ve heyecanla yaşarken bayramın gerçek anlamı olan rabbimize
ne kadar yaklaştığımızı da tefekkür etmeliyiz. Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in imtihanı kazandığı bugünde bizler
rabbimize yaklaşmak için neler yapıyoruz? Namazlarımızı aksatmadan kılabiliyor muyuz?, her gün
rabbimizle konuşurcasına Kur’an dan kaç sayfa okuyoruz? Bir günlük yaşantımızı düşündüğümüzde ne
kadarı kur-an ve sünnete uygun geçiyor…
Bu soruları düşünmeden ve sorduğumuz bu sorulara olumlu cevap almadan yaşayacağımız bir
bayram şekilden öteye geçmeyecektir. Gerçek bir bayram geçirmemiz temennisiyle Bayramınız Tebrik eder
hayırlara vesile olmasını dilerim.

HZ. İSMAİL (a.s)
Kur'an-ı Kerîm'de adı zikredilen peygamberlerdendir.
Kendisine "Allah'ın kurbanı" anlamına
"Zebihatullah" da denir. Hz. İbrahim'in
Hz. Hacer'den olan büyük oğludur. Kâbe’nin yapımında
babası Hz. İbrahim'e yardım etmiştir.
Hz. İbrahim Allah Teâlâ'nın emriyle hanımı
Hâcer ve oğlu İsmail'i Kâbe’ye yakın bir
yerde büyük bir ağacın yanına bıraktı. Hz. İsmail
henüz bebekti. Yanlarına bir dağarcık
hurma ve biraz su koyarak yanlarından ayrıldı.
O zamanlar henüz Mekke şehri kurulmamıştı,
her taraf ıssızdı. Hatta su da yoktu.
Aradan günler geçti. Yanlarındaki su ve
hurma bitti. Etrafta kimseler yoktu, çocuk susuzluktan
ağlıyordu. Hz. Hacer su aramaya başladı.
Safa tepesine çıktı, etrafa baktı kimseyi
göremedi. İndi; koşarak Merve'ye geldi; etrafına
bakındı, kimseyi göremedi. Bir yudum su
bulmak için Safa ile Merve arasındaki bu gidiş
gelişi yedi defa tekrar etti. Yedinci defa Merve'ye
çıktığında şimdiki Zemzem kuyusunun bulunduğu
yerde çocuğun ayağının yanında su çıkmıştı.
Hz. Hacer gelip kana kana içti, çocuğuna
da içirdi.
Hz. Hacer su boşa akmasın diye gölet yapıp
suyu muhafaza etmeye çalışıyor, bir yandan
da avuçlarıyla kırbasını dolduruyordu. Hz. Peygamber
(s.a.v) bunu şöyle anlatmıştır: "Allah
İsmail'in annesi Hacer'e rahmet eylesin!
Eğer o Zemzem'i kendi haline bıraksaydı da,
suyu avuçlamasaydı, muhakkak ki Zemzem
akar bir kaynak olurdu" (Buhârî, Enbiyâ, 9).
Kurban Bayramı ve Hac mevsiminde sıkça
hatırladığımız Hz. İsmail’in hayatını genişçe
araştıralım sevgili arkadaşlar.

BİLMECELER

1. Taştandır demirdendir, Yediği hamurdandır, Bütün dünyayı doyurur, Kendi doymaz
nedendir?

2. Yarım elma neye benzer?

3. On ay yatar, İki ay kalkar; Feneri yakar, Etrafa bakar.

4. Az gitti, uz gitti, Dere tepe düz gitti, Altı ay bir güz gitti; Uyanınca hep bitti.

5. Öğretmenler ne zaman güneş gözlüğü takarlar?

 

 

CEVAPLAR: 1.Fırın 2.Diğer yarısına 3. Ateş Böceği 4.Rüya 5.Öğrenciler çalışkanlıklarıyla göz kamaştırınca