Burhan Çocuk - Kasım 2008

e-Posta Yazdır PDF

Bir insanın kendini, iyiliklerini ve ibâdetlerini başkalarından üstün görmesidir, kötü bir huydur. Allah’ü Teâlâ, kendini başkalarından üstün görmeyi haram kılmıştır. Büyüklük ve azamet, Allahü teâlâya mahsustur. Kullarına tevazu ve alçak gönüllülük yakışır. İnsanın mensup olduğu ırkı, soyu-sopu, mal, mevki ve rütbe sahibi olması kendi iradesiyle değil, Allah’ü Teâlânın taktiriyle olmuştur. Bu sebeple bunlarla övünmek cahilliktir. İlim ve ibâdetlerle de kibir yapılmaz. Kibir şeytandandır çünkü; şeytan, İlk peygamber Hz. Âdem (a.s) secde etmeyerek ilk kibirli
kimse olmuştur. Hz. Ebu Bekir buyuruyor ki: Kibirden sakının. Topraktan yaratılıp, yine toprağa dönecek olan bir varlığın kibirlenmesi, bugün var, yarın yok olan bir varlığın kendini beğenmesi ne kadar anlamsızdır. Kibrin ilâcı tevâzudur. Tevazu alçak gönüllü olmak, büyüklenmemek demektir. Sahip olduklarımıza Allah’ın (c.c) izniyle kavuştuğumuzu unutmamalı, o değerler kibrimizi değil Allah’a (c.c) şükrümüzü artırmalıdır.


KİBİRLİ FÂRE
Küçük bir fâre kocaman bir devenin
yularını kapmış, eline almış, kurula kurula
gidiyordu. Deve, kendi huyu, uysal tabiatı
yüzünden, onunla yol alıp giderken fâre, kendi
küçüklüğünü göremeden:
"Meğer ben ne müthiş bir pehlivanmışım,
develeri sürükleyebilecek bir yiğitmişim!" diye
böbürleniyordu. Gide gide bir nehrin kenarına
geldiler. Nehri gören fare, kibrinin şaşkınlığı
içinde donup kaldı. Onun kibrinin farkında olan
deve ise, mânidar bir şekilde:
"Ey dağda, ovada bana arkadaşlık eden!
Neden durakladın? Neden böyle şaşırıp kaldın?
Haydi, yiğitçe nehrin içine gir. Sen benim
kılavuzum, öncüm değil misin? Yol ortasında
böyle şaşırıp kalmak, sana yaraşır mı?" dedi.
Mahcup düşen fâre, kekeleyerek şöyle
cevap verdi:
"Arkadaş! Bu su pek büyük, pek derin bir
su; boğulurum diye korkuyorum."
Deve suyun içine girip: "- Ey kör fâre! Su
diz boyu imiş, korkmana gerek yok!" dedi.
Fâre çaresiz ve mahcup itirafına devam
etti:
"Ey hünerli deve! Nehir sana göre
karınca, bize göre de ejderha gibidir. Çünkü
dizden dize fark vardır. Benimki gibi yüz tane
diz üst üste koysak ancak senin bir dizin eder."
Bunun üzerine akıllı deve, fâreye şu
nasîhatte bulundu:
"Öyleyse, gurur ve kibire aldanıp bir daha
terbiyesizlik etmeye kalkma; haddini bil! Sana
olan hoş görüş ve müsâmahama kapılıp
şımarma; çünkü Allâh, şımaranları sevmez!..
Var git; sen, kendin gibi fârelerle boy
ölçüş!"
Artık iyiden iyiye gerçeği anlayıp utanmış
bulunan fâre:
"Tevbe ettim, pişman oldum. Allah için
olsun şu öldürücü, şu boğucu sudan beni geçir!"
diye yalvardı. Böylece deve, yine merhamet
edip ona acıdı da:
"Haydi! Sıçra da hörgücümün üstüne çık,
otur! Bu sudan geçmek veya başkalarını
geçirmek benim işimdir. Zîrâ vazîfem, senin
gibi yüz binlerce âcize hizmetten ibarettir."
dedi ve fareyi nehrin öbür tarafına geçirdi.
Mesnevi

HADİS
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem: " Kalbinde zerre kadar kibir ve büyüklenme
bulunan kimse cennete giremez!" buyurdu Müslim

BİR SAATİNİ ALABİLİR MİYİM BABA?
Adam yorgun argın eve döndüğünde beş yaşındaki çocuğunu kapının önünde beklerken buldu.
Çocuk babasına, "Baba bir saatte ne kadar para kazanıyorsun?" diye sordu ...
Zaten yorgun gelen adam, "Bu senin işin değil" diye cevap verdi. Bunun üzerine çocuk "Babacım
lütfen, bilmek istiyorum" diye üsteledi.
Adam "İllâ da bilmek istiyorsan 20 milyon" diye cevap verdi.
Çocuk "Peki bana 10 milyon borç verir misin" diye sordu.
Adam iyice sinirlenip, "Benim senin saçma oyuncaklarına veya benzeri şeylerine ayıracak param
yok. Hadi, derhal odana git ve kapını kapat" dedi. Çocuk sessizce odasına çıkıp kapıyı kapattı.
Aradan bir saat geçtikten sonra adam biraz daha sakinleşti ve çocuğa parayı neden istediğini bile
sormadığını düşündü, "Belki de gerçekten lazımdı..." çocuğunun odasına gitti ve kapıyı açtı...
Yatağında olan çocuğa, "Uyuyor musun" diye sordu. Çocuk "Hayır" diye cevap verdi... "Al bakalım,
istediğin 10 milyon. Sana az önce sert davrandığım için üzgünüm dedi...
Çocuk sevinçle haykırdı, " Tesekkürler babacığım..." Hemen yastığının altından diğer buruşuk
paraları çıkardı. Babasına baktı ve yavaşça paraları saydı.
Bunu gören adam, "Paran olduğu halde neden benden para istiyorsun..?
Çocuk "Param vardı ama yeterince yoktu" dedi ve yüzünde mahcup bir gülücükle paraları
babasına uzattı; "İşte 20 milyon... Şimdi bir saatini alabilir miyim babacım..?"

BİLMECELER
1. Adam saçını ıslatmadan şampuanlamış, neden?
2. Özü tatlı, Sözü tatlı, Candan daha kıymetli
3. Bir Japon ne zaman merhaba der?
4. Bisiklet ne zaman uçak kadar hızlı gider?
Cevaplar: 1 - Çünkü; kuru saçlar için yazıyormuş! 2- Anne 3- Türkçe öğrendiği zaman 4- Uçağa bindiği zaman
70 Burhan
Şurası muhakkak ki, benim
kullarım üzerinde senin hiç
bir hakimiyetin olmayacaktır,
vekil olarak rabbin yeter.
İsra Suresi: 65
Budur cihanda benim en
beğendiğim meslek, sözüm
odun gibi olsun hakikat olsun
tek.
Mehmet Akif Ersoy
Cimrilik fakirliğin çabuk gelmesini sağlar, cimri insan dünyada
fakirler gibi yaşar, ahirette zenginler gibi hesaba çekilir.
Hz. Ali Radiyallahu Anh
Bu dünyada akıllıca tohum
ekenler, ahirette de cennet
bahçesinin çiçeği olurlar.
Nasır-ı Hüsrev
Cennete giden yollar
mescidlerden geçiyor,
Mevlâ hep kullarını
secdelerde seçiyor.
Muhammed İkbal
Bir kimseyi komşusu, arkadaşı ve akrabası
methedecek olursa, onun iyiliğinden şüphe etmeyiniz.
Hz. Ömer Radiyallahu anh
İnsanlar uykudadır,
öldüklerinde uyanırlar.
(Hadis-i Şerif)
Çok mal haramsız, çok söz
yalansız olmaz.
(Yunus Emre)
Satırlık