Burhan Çocuk Şubat 2013

e-Posta Yazdır PDF

Cennet Komşusu

Vaktiyle padişahlardan biri şehri dolaşmaya çıkmış. Tanınmamak için kıyafetini değiştirmiş, yanına da bir hizmetlisini almış. Halkın kendi yönetimi hakkında neler düşündüğünü öğrenmek istemiş. Mevsim kış imiş, soğuk her yeri kasıp kavuruyormuş. Yolu bir mescide düşmüş. İki yoksul bir köşede titreyerek oturuyormuş. Gidecek başka yerleri yokmuş. Onların ne konuştuklarını merak eden padişah yanlarına sokulup kulak misafiri olmuş. Fakirlerden şakacı olanı soğuktan şikâyet ediyormuş: - Yarın cennete gittiğimizde bizim padişahı oraya sokmayacağım! Cennetin duvarına yaklaştığını görürsem, pabucumu çıkarıp kafasına vuracağım. Öteki merakla sordu: - Onu niçin cennete sokmayacakmışsın? - Tabii sokmam. Biz burada soğuktan donarken yiyecek bir şeyimiz yokken o sarayında keyif sürsün. Bizim halimizden haberdar olmasın. Sonra da kalkıp cennette bana komşu olsun. Ben öyle komşuyu istemem arkadaş, demiş gülüşmüşler… Sizce adam haklı mı? Ne dersiniz? Tabii cennete kimin girip kimin giremeyeceğine Allah (c.c) karar verir. İnsanlar buna karar veremez. Zaten adam da şakacı birisiymiş şakasına söylemiş. Sizi bilmem ama halini arz etmesi açısından bence doğru. Çünkü, peygamber efendimiz komşusu açken Müslüman tok yatmamalı buyurmuştur. Yani Müslüman, varsa ihtiyaçlı komşuları onları bulup yardım etmelidir. İhtiyaçlı olan komşusunu çaresizliğiyle baş başa bırakmamalıdır. Siz de ihtiyaçlı arkadaşlarınız veya komşularınız varsa tespit edip yardım etmelisiniz. Padişah bu durumdan gerekli dersi çıkarmış. Tanımasa bile her ihtiyaçlının birilerinden yardım beklediklerini bekledikleri yardım gelmeyince de ihtiyacın vermiş olduğu çaresizlikle durumu iyi olupta yardım etmeyenlere kırıldıklarını fark etmiş hizmetçisine: - Bu mescidi ve adamları unutma! demiş. Saraya dönünce adamlarını hemen mescide yollamış. İki fakiri alıp saraya getirtmiş. Zavallı fakirler başımıza neler gelecek diye korkuyla bekleşirken onları dayalı, döşeli bir odaya yerleştirmişler. - Burada yiyip, içip yatacak, padişahımıza dua edeceksiniz. Cennette size komşu olmasına karşı çıkmayacaksınız, demişler. Başlarına kötü bir şey gelmediğine sevinen fakirler diğer taraftan da kendilerine yardım elini uzatan padişaha çokça dua etmişler. Yardımlaşma ne kadar güzel bir duygu ihtiyaç içinde üzülen insanları mutlu etmek. Peygamberimizin: "Bir mü'mini dünya dertlerinden kurtaranı, Allah, âhiret dertlerinden kurtarır." Müjdesine hatırlayan fakirler padişahın, dünyada onların ihtiyacını karşıladığını dolayısıyla Allahtan (c.c) ahretteki eksiklerini giderip cennette beraber komşu olmaları için dua etmişler.


EBE

Ebe ebe gel bize Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, 

Uzaktan vur elimize Bunu sana kim dedi?

Eğer vuramazsan Diyen dedi on yedi

Ebesin ebe  Yağlı böreği kim yedi?


Pilot Temel

Pilot Temel telsize var gücüyle bağırır:

- "Ula, sağ motor bozuldu. Düşeyrum, düşeyrum. Kule düşeyrum.”

Kule hemen cevaplar:

- "Mesaj anlaşıldı. Yerinizi bildirin, yerinizi bildirin."

Temel gayet ciddi:

- "Pilot kabini, öndeki sol koltuk, pilot kabini, öndeki sol koltuk."