Yakmayan El

e-Posta Yazdır PDF

Yakmayan El

Haşr olunmak istersen salihlerle beraber,
Dünyadayken dostluğu kurmalısın sımsıkı,
Budur Resulullah’tan bize ulaşan haber,
İster sıddıkı izle istiyorsan fasıkı.


Ey nadide fidancık, dört bir yanın fırtına,
Bal mumlu urganlarla sarmalısın belini,
Her güleni yar bilip düşmeyesin ardına,
Seni yakmayan ele, vermelisin elini.

 

Asil Duruş

Latif bir el dokundu kaderin akışına,
Bir cemre düşüverdi zulmün zorlu kışına,
Rahmet tomurcuğunun patlama dönemiydi,
Tavda olan demirin dövülecek demiydi,
Bir zorba tünemişti zamanına müptela,
Hakka tecavüz eden, hakkın önünde bela,
Harami hazinenin başına oturmuştu,
Mukaddes değerleri kumarda batırmıştı,
Arşa meydan okuyor, haddini aşıyordu,
Beklenen tufan vakti artık yaklaşıyordu,
Sona ramak kalmıştı, sönecekti havası,
İkilik iddiası ve ilahlık davası,
Âlemlerin Sultanı, son darbeyi vurmadan,
Helak etmeyecekti Nebi’siz uyarmadan,
Sünnetullah böyledir açık kapı kalmasın,
İlahi mahkemede mazeret bulunmasın,
Rahman’ın Halil kulu götürüyor ışığı,
Kökünden sökmek için, zehirli sarmaşığı,
Küfür bir bataklıktır, bataklıkta kök tutmaz,
Hak gelince kaybolur, batılda ziya olmaz,
Doktor müzmin hastaya merhem, ilaç veriyor,
Leşe dönük yüzünü güneşe çeviriyor,
Hasta kaynar su gibi, dokunanı haşlıyor,
Kuduz bir köpek gibi, sudan telaşlanıyor,
Su hayattır, su nimet, su varlığın özüdür,
Su eşyaya müdahil, olanın mezarıdır,
Emir veriyor zalim, “hazırlayın bir ateş”
İbreti âlem için, olsun cehenneme eş”
Ateşle korkutuyor, ateşte pişmiş aşı,
Ateşin kendisini bekleyen elebaşı,
Ateş öyle bir sır ki, varlığı gizemlidir,
Suyun içinde ateş, ateşte su gizlidir,
Ateş nura gark oldu Es Selam’ın emriyle,
Esenlik sunuverdi Kerim’in keremiyle,
Bir ses duyuldu o an, arşı titreten bir ses,
Minik bir kuştu gelen, kalmıştı nefes, nefes,
Gagasında damla su, himmeti umman kadar,
Cismi daraya gelmez, aşkı kâinata dar,
Hemcinsleri sordular, bu telaşla nereye?
Dedi “Nemrut’a nispet, narını söndürmeye”
Gayretin beyhudedir, ömrün kifayet etmez,
Taşıdığın bir damla kendisini söndürmez,
Dedi ki “farkındayım, maksat muhabbet olsun,
Yarın mahşer önünde, tarafım belli olsun”

Bu asil duruşunu, minnetle anıyoruz,
Mazeret sürenleri, sana ısmarlıyoruz…