Alimler ve Amirler

e-Posta Yazdır PDF

Efendimiz (S.A.S.) buyuruyorlar ki “İnsanlardan iki sınıf insan var ki bunlar düzeldi mi bütün insanlar düzelir, bozuldu mu bütün insanlar bozulur. Bu iki sınıf insan alimler ve amirlerdir.” Dikkat edilirse Peygamberimiz önce alimleri sayıyor akabinde de amirleri yani emir sahiplerini… 3.Dünya Savaşının ayak seslerinin hissedilmeye başlandığı bu günlerde, Allah muhafaza buyursun bir kıvılcımla başlayacak ateş topunun tam ortasında bulunan vatanımız ve komşularımız (İran,Suriye,Irak,Ürdün,Filistin vs) bir büyük felaketle karşı karşıya kalabilir. Büyük Ortadoğu Projesi yani BOP adım adım uygulanıyor. Irak,Tunus, Sudan, Libya, Mısır, Suriye, Yemen… Sıra, İran ve Türkiye’ye geldi… Alimlerimiz neyle meşgul, Sünnî-Şiî ihtilaflarıyla… “Ehl-i Kıble tekfir edilemez” düsturunu bile bile Şia’yı küfürle itham etmekten geri durmuyorlar. Sanki İncirlik’e gelen Amerikan askerleri Suriye’ye ve bölgeye barış getirecek!!! BOP’un gerçek gayesini bilmeyecek kadar gaflet içerindeler…


Bakınız, Akdeniz savaş gemileriyle dol(durul)du. Bu, bir planın adım adım uygulanışıdır. Bunların gayesi Daeş falan değil, bunların gayesi, 3.Dünya Savaşını başlatmaktır. 1.Dünya Savaşı, bir kıvılcımla (Saraybosna Suikasti) başlamıştı. Gaye Osmanlı’yı ortadan kaldırmaktı. Başarılı da oldular. Mondros’la Sevr’le topraklarımızı işgal ettiler. Ama bu millet (Osmanlı) öyle bir istiklal mücadelesi verdi ki, tarih böylesi bir destana çok az şahit olmuştur.

Bu destan yazılırken, alimlerimiz kendilerine düşen görevi hakkıyla ve layıkıyla yerine getirmiştir. Elmalılı Hamdi Yazır’lar, Mehmet Akif’ler, Hasan Basri Çantay’ lar daha ismini satırlarımıza sığdıramayacağımız nice alimler, bu milletin uyanması ve ayağı kalkması için ellerinden geleni yapmışlardır.


“Alimlerimiz, amirlerimize yol göstermeli, amirlerimiz de alimlerimizin uyarılarına kulak vermelidir.” Olup bitenlere karşı, alimlerimizde bir sessizlik fark ediliyor. Dünyayı tanı(ya)mamak, en büyük hastalık gibi kendini hissettiriyor.


Dünyevileşme, maalesef alimlerimizi de sarmış durumda. Ferasetten, basiretten, dirayetten noksan, alimler topluluğu ile karşı karşıyayız. Akşemseddin’lerin, İbn-i Kemal’lerin, Zembilli Ali Cemali Efendi’lerin, Ebussuud’ların padişahlarımızı uyardığı bir ecdadın torunlarıyız. 


Alimlerimiz olup bitenlere kayıtsız kalamaz veya kalmamalı. Küresel bir oyunun farkında olmaları gerektiğini, amirlerimize, korkmadan çekinmeden söylemeleri, bir kardeşlik gereğidir. Çünkü hepimiz bir gemideyiz. Gemi su alır ise,  hep birlikte batarız. Gemi battığında kaptan ne kadar suçluysa, tayfalar da, bir o kadar suçludur. Vesselam…