Cemaatle Namaz

e-Posta Yazdır PDF
İbni Ömer radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece daha faziletlidir” (Buhârî, Ezân 30; Müslim, Mesâcid 249 Ayrıca bk Nesâî, İmâmet 42; İbni Mâce, Mesâcid 16) Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bir kimsenin cemaatle kıldığı namazın sevabı, evinde ve çarşı pazarda kıldığı namazdan yirmi beş kat daha fazladır O kimse abdestini güzelce alıp, sonra sadece namaz kılmak maksadıyla mescide giderse

attığı her adım sebebiyle bir derece
yükseltilir, bir hatası da silinir Namazını
kıldıktan sonra abdestini
bozmadan namaz kıldığı yerde kaldığı
müddetçe, melekler ona:
Allahım! Ona rahmetinle muamele
et, ona acı! diyerek dua etmeye
devam ederler O kimse
namazı beklediği sürece namazda
imiş gibidir” (Buhârî, Ezân 30; Müslim, Mesâcid 272
Ayrıca bk Buhârî, Salât 87, Büyû‘ 49; Ebû Dâvûd, Salât 48; İbni
Mâce, Tahâret 6, Mesâcid 149)
Ebû Hüreyre radıyallahu
anh’den rivayet edildiğine göre, Peygamber
sallallahu aleyhi ve sellem’e
âmâ bir adam gelip:
– Yâ Resûlallah! Beni mescide götürecek
bir kimsem yok, diyerek namazı
evinde kılabilmek için Resûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem’den kendisine
müsaade etmesini istedi Peygamber
Efendimiz de müsaade etti
Âmâ dönüp giderken Resûl–i Ekrem
onu çağırarak:
– “Sen namaz için ezan okunduğunu
işitiyor musun?” diye sordu
Âmâ:
– Evet, cevabını verdi Peygamber
aleyhisselâm:

– “O halde davete icâbet et, cemaate gel” buyurdular
(Müslim, Mesâcid 255 Ayrıca bk Nesâî, İmâmet 50)
Kendisine Amr İbni Kaysda denilen meşhur
müezzin Abdullah İbni Ümmü Mektûm radıyallahu
anh :
– Yâ Resûlallah! Muhakkak ki Medine’nin zehirli
haşereleri ve yırtıcı hayvanları çoktur, dedi Resûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem:
– “Hayye ‘ale’s–salâh, hayye ‘ale’l–felâh’ı işitiyor
musun? Öyleyse mescide gel” buyurdu
(Ebû Dâvûd, Salât 47 Ayrıca bk Nesâî, İmâmet 50)
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine
göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem
şöyle buyurdu:
“Canımı gücü ve kudretiyle elinde tutan
Allah’a yemin ederek söylüyorum, içimden öyle
geçiyor ki, odun toplamayı emredeyim, odun yığılsın
Sonra namazı emredeyim, ezan okunsun
Daha sonra bir adama cemaate imam olmasını
emredeyim En sonunda cemaate gelmeyen
adamlara gidip onlar içindeyken evlerini yakayım”
(Buhârî, Ahkâm 52, Ezân 29; Müslim, Mesâcid 251–254 Ayrıca bk Tirmizî,
Salât 48; Nesâî, İmâmet 49)
İbni Mes’ûd radıyallahu anh şöyle dedi:
“Yarın Allah’a müslüman olarak kavuşmak
isteyen kimse, şu namazlara ezan okunan
yerde devam etsin Şüphesiz ki Allah Teâlâ
sizin peygamberinize hidayet yollarını açıklamıştır
Bu namazlar da hidayet yollarındandır
Şayet siz de cemaati terkedip namazı evinde
kılan şu adam gibi namazları evinizde kılacak
olursanız, peygamberinizin sünnetini terketmiş
olursunuz Peygamberinizin sünnetini terkederseniz
sapıklığa düşmüş olursunuz Vallahi
ben, nifakı bilinen bir münafıktan başka namazdan
geri kalanımız olmadığını görmüşümdür
Allah’a yemin ederim ki, bir adam iki kişi
arasında sallanarak namaza getirilir ve safa
durdurulurdu”
Müslim’in bir rivayetinde İbni Mes’ûd şöyle
demiştir: “Şüphesiz Resûlullah sallallahu aleyhi
ve sellem bize hidayet yollarını öğretmiştir
İçinde ezan okunan mescidde namaz kılmak da
hidayet yollarındandır” (Müslim, Mesâcid 256–257 Ayrıca bk Ebû
Dâvûd, Salât 46; Nesâî, İmâmet 50; İbni Mâce, Mesâcid 14)
Ebu’d–Derdâ radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem’i:
“Bir köy veya kırda üç kişi birlikte bulunur da
namazı aralarında cemaatle kılmazlarsa, şeytan
onları kuşatıp yener Şu halde cemaate devam ediniz
Muhakkak ki sürüden ayrılan koyunu kurt yer”
buyururken işittim (Ebû Dâvûd, Salât 46 Ayrıca bk Nesâî, İmâmet 48)
Cemaatle namaz kılmak dinimizin müminlere
açmış olduğu geniş bir rahmet kapısıdır. Özellikle
değişen hayat şartları ve çoğalan nüfus ile şehirlerin
alabildiğine büyümesi karşısında, müminlerin
birbirleriyle görüşme, sohbette bulunma, bir araya
gelip din ve dünya işlerini çözme imkânı azalmıştır.
Bir de emeklileri düşünecek olursak, belli bir hayat
düzeyinden kopup, toplum arasında yalnızlığa itilmişlerdir.
Bütün bu boşlukları cami ve cemaat doldurmaktadır.
Günde beş vakit camiye gelmek, hem ruha
bir ferahlık ve zindelik kazandırır, hem birçok sıkıntıları
atma imkânını verir, hem de müminlerin
görüşme ve tanışma, dertleşme ve fikir alışverişinde
bulunmasını sağlar.
Cemaat halinde kılınan namazda başlıca iki
ana unsur mevcuttur:
1– İmam ve İmamet
2– Cemaat
İMAM VE İMAMET
İmamın sözlük anlamı; önder, lider, söz sahibi
kimse demektir. Dini kavram olarak ise imam,
herhangi bir namazı topluca kılmak isteyenlerin
önüne geçip en güzel ve en doğru biçimde kıldıran
kimse, yani ibadette kendisine uyulan kişi demektir.
Namazı topluca kıldırmaya da "imamet" adı verilir.
İmamda bulunması gereken özellikler
1.Müslüman olmak: Müslüman olmayan
veya inancı bozuk olan kimsenin kıldırdığı namaz
caiz değildir.
2. Akil–Baliğ olmak: Yani, deli olmamak ve
erginlik çağına gelmiş olmak. Deli ve henüz erginlik
çağına gelmeyen çocukların namaz kıldırmaları
caiz değildir.
3.Erkek olmak: Kadının, erkeklere imam olması
caiz değildir.
4.Namaz kıldırabilecek kadar Kur'an ayetlerini
ezberlemiş olmak: Namazın sahih olabileceği
derecede Kur'anı Kerim'den bir miktar ezbere
bilmeyen kimse namaz kıldıramaz.
5.Namaz kıldıramayacak derecede özürlü
olmamak: Zira özür sahibi bir kimsenin, özürlü olmayanlara
imam olması caiz değildir.
İMAM'DA BULUNURSA ,“NURUN ALA NUR”
OLACAK ÖZELLİKLER..
İmam olacak kişide yukarıda sayılan şartlardan
başka, bazı özellikler de aranır, onlar da şunlardır:
1– Cemaat içinde namazın hükümlerini başkalarından
iyi bilmek. Mesela, kıraatin uzatılması
ya da kısaltılmasının gerekli olduğu yerler konusunda
sünneti uygulayabilme ve benzeri namaz
hükümlerini, tereddüt etmeden bilen kimselerin
imamlığı, başkalarına tercih edilir.
2– Kıraatin farz, vacib ve sünnet miktarlarını
bilip uygulayabilmek.
3– Kur'an–ı Kerim'i cemaatin içinde bulunan
diğer cemaatten daha fazla ezberlemiş olmak.
4– Dini hükümleri hafife almamak ve sünnete
bağlı olmak
5– Açıktan günah işlememek ve diğerlerinden
daha fazla haramlardan sakınmak
6– Diğer üstün özelliklerle birlikte, cemaatin
içinde saygı değer bir yaşlı olmak, cemaat tarafından
nefret edilmemek. Zira cemaat tarafından nefret
edilen bir kişinin imamlık görevini yürütmesi
hiçbir anlam ifade etmez.
7– Güzel ahlâkı ve dürüstlüğü ile herkesin
dikkatini ve sevgisini kazanmış olmak.
8– Geçmişi temiz ve güzel sesli olmak.
9– Kıyafeti düzgün olmak: Toplumun önüne
geçip imamlık yapacak kişinin, özellikle elbise temizliğine
dikkat etmesi, halkı kendisinden soğutacak
kılık ve kıyafetten sakınması gerekir. Çünkü
eski bile olsa temiz ve düzgün kıyafet cemaatin de
çoğalmasına sebep olur.
İMAMLIK YAPMASI MEKRUH OLAN KİŞİLER
İmamlık yapabilmek için gerekli bütün şartlara
sahip oldukları halde imamlık yapmaları mekruh
olan kimseler şunlardır:
1–Cemaatin içinde imamlık yapabilme şartlarına
sahip bir kişinin bulunması halinde, âmânın (iki
gözü kör olan kimsenin) imam olması mekruhtur.
2– İmamlık şartlarına sahip bir kişi bulunduğu
halde, henüz sakalı çıkmamış, küçük yaşta birinin
imamlığı mekruhtur.
3– İmamlığa ehil kişiler varken ehil olmayan
kimselerin imamlık yapması mekruhtur. Cehalet ve
ahlâki kusurlar ehliyetsizlik sayılır. Babası belli olmamak
yani, veledi zina olmak aynı hükümdedir.
4– Cemaati bıktıracak şekilde namazı uzatmak
mekruhtur.
5– Cemaati tiksindirici bir kıyafetle, kirli bir elbise
ile namaz kıldırmak mekruhtur.
6– Laûbali, hafif meşreb, bid'atçı, açıktan
günah işleyen ve benzeri kimselerin de imamlık
yapmaları mekruhtur.(1)
CEMAAT
Cemaat: namaz gibi çok önemli bir ibadetle
daha fazla sevap kazanmak için belirli bir düzen ve
disiplin içinde imama uyarak saflar halinde namaz
kılan Müslüman topluluğudur.
CEMAATİN İMAMA UYMASININ ŞARTLARI
1– Cemaat namaza dururken, hem namaz
kılmaya, hem de imama uymaya niyet etmelidir.
2– Cemaat imamdan geride durup, onun hizasına
veya önüne geçmemelidir.
3– İmamın namazı mertebe bakımından cemaatin
namazından aşağı olmamalıdır. Bu sebeple
farz kılan kişi, nafile kılan imama uyamaz. Ancak
bunun aksine nafile kılan kişi, farz kılan imama
uyabilir.
4– İmam ve cemaat aynı farzı kılıyor olmalıdır.
Mesela; biri öğle namazının farzını kaza ediyor,
diğeri ikindi namazının farzını kaza ediyor ise
veya birisi bugünün öğle namazını, diğeri dünün
öğle namazını kaza ediyor ise birbirlerine uyamazlar.
5– İmamın hemen arkasında kadınların safı
bulunmamalıdır. Yani, erkek cemaat, kadın cemaatin
arkasında saf tutmamalıdır.
6– İmam ve cemaatin arasındaki mesafenin
makul uzaklıkta olması gerekir. Aksi takdirde mesela,
aralarında bir ırmak veya yol bulunması gibi
aşırı uzaklıkta, imama uyma sahih olmaz.
Farz dışındaki namazlar, binek üzerinde kılınabildiği
gibi, cemaatle de kılınabilir. Farz olmayan
bir namaz cemaatle kılınacaksa, birinin binek üzerinde,
diğerinin yaya olması veya farklı bineklerde
olmaları durumunda imama uyma sahih olmaz.
7– İmamın tekbirini duymaya engel olacak bir
perde, duvar bulunmamalıdır. Aradaki duvar, hoparlör
veya aradaki aktarıcılar sayesinde imamın
tekbirlerinden haberdar olmayı engellemiyorsa bu
takdirde imama uyma konusunda herhangi bir
problem olmaz.
8– Bir kimse başka mezhepten birine uyabilir.
İmamın kendi mezhebindeki şartlara aykırı bir
davranış içinde bulunup bulunmadığını araştırması
gerekmez. Normal olan durum budur. Fakat uyduğu
kişi de kendi mezhebine göre abdesti bozan
bir durumun ortaya çıktığını bilen kişinin, o imama
uyması sahih olmaz. Mesela; Şafii bir imamın elinin
kanadığını gören, daha sonra onun gidip abdest
tazelemediğini de yakinen bilen kişinin, o imama
uyması sahih olmaz. Çünkü kan akması Şafii mezhebine
göre abdesti bozmaz. Fakat Hanefi mezhebine
göre bozar. Bu durumu kesin olarak görüp
bildikten sonra ona uyması sahih olmaz. Uyacak
kişi bu durumu yakinen bilmiyorsa tahmine göre
davranmayıp imamı uyarabilir.
Abdestli cemaatin teyemmümlü imama,
ayaklarını yıkayan cemaatin ayaklarını mesh eden
imama, ayakta olan cemaatin oturan imama,
ima(işaret) ile namaz kılan cemaatin ima ile namaz
kılan imama uymaları sahihtir.
Mukim (yolcu olmayan) ile seferinin(yolcu)
cemaatle namaz kılmaları caizdir. Bu durumda mukimin
imam olması daha uygundur. Şayet seferi
olan kimse mukim olan cemaate imam olursa, cemaatin
yanılmaması için onlara seferi olduğunu
söylemesi iyi olur.(2)
CEMAATLE NAMAZA İLİŞKİN ÖNEMLİ
MESELELER
Cemaatle kılınan namazda imama uymuş kişilerin
namazı, imamın namazına bağlı olduğu için,
imamın namazının bozulması durumunda, ona
uyanların da namazları bozulur. Dolayısıyla bir
rükün veya şartın ihlali gibi bir sebeple imamın namazı
bozulacak olursa, imamın o namazı iade etmesi
gerektiği gibi cemaatin de iade etmesi gerekir.
İmam namazının bozulduğunu fark ettiğinde bu durumu
cemaate bildirmelidir.
İmama uyan kişi namazdaki fiilleri yaparken
imama uygun davranmak zorunda olup, bu fiilleri
imamla birlikte yapması gerekir. Rükû ve secdede
imamdan önce başını kaldıramaz, yine rükû ve
secdeye imamdan evvel gidemez.
Kıraati sadece imam yapar. İmamın okuması,
cemaatin okuması yerine geçer. İmam okurken cemaat
susar ve dinler. Açıktan okunan namazlarda,
fatihanın bitiminde Âmin der, kıraat dışında okunacak
zikir ve teşbihleri kendisi okur.
Cemaat rükûda üç kere "sübhane rabbiyel
azim" ve secdede üç kere "sübhane rabbiyel âlâ"
demeden imam başını kaldırırsa, cemaat bunları
tamamlamaya çalışmadan başını kaldırır.
Birinci oturuşta cemaat "tahiyyatı" bitirmeden
imam üçüncü rekâta kalksa, cemaat isterse "tahiyyatı”
tamamlar, isterse imama uyarak kalkar. Tahiyyatı
okumak vacib olduğu için imama uymak da
vaciptir. Cemaat bu iki vacipten hangisini isterse
onu yapabilir. Fakat uygun olan imama uymaktır.
İmam bayram tekbirlerini, birinci oturuşu, tilavet ve
sehiv secdesini ve kunut duasını okumayı terk
ederse ona uyanlar da terkeder.
Son oturuşta cemaat tahiyyatı bitirmeden
imam selâm verecek olursa, tahiyyatı tamamlayıp
sonra selam verir. Eğer tahiyyatı bitirmiş ve geriye
salâvat ile dualar kalmışsa bu takdirde imamla beraber
selâm vermelidir.
Cemaat son oturuşta "tahiyyatı" okuduktan
sonra imamın selâmını beklemeden selam verebilir.
Fakat bu davranış, vacib olan imama uymayı
terk etmek anlamına geldiği için böyle yapması
mekruh olur.(3)
BEŞ ŞEY VARDIR Kİ İMAM ONLARI TERK
EDERSE; CEMAATTE İMAMLA BERABER ONLARI
TERK EDER
1–Bayram tekbirleri
2–Namazın ilk oturuşu
3–Tilavet secdesi
4–Sehiv(yanılma) secdesi
5–Kunut duası. Ancak rükûda imama yetişeceğini
kestiren kimse kunutu okur, şayet, imama rükuda
yetişemeyeceğine kanaat getirirse kunutu terkeder.
DÖRT ŞEY VARDIR Kİ BUNLARI YAPARSA;
CEMAAT İMAMA UYMAZ
1–İmam namazında kasten bir secde ilavesi yaparsa,
2–İmam bayram tekbirlerini fazla alırsa,
3–Cenaze namazında beşinci tekbir alırsa,
4–İmam unutarak beşinci rekâta kalkarsa,
Cemaat bu hallerde imama uymaz. Eğer
imam dördüncü rekâtta oturduktan sonra, beşinci
rekâta kalkarsa bu beşinci rekâtı secde ile kayıtlamadan
dönüp oturarak selâm verirse, cemaat de
imamla birlikte selam verir. Şayet imam kalkmış olduğu
beşinci rekâtı secde ile kayıtlarsa cemaat
kendi başına selâm verir.
Eğer imam dördüncü rekât sonunda oturmadan
unutarak beşinci rekâta kalkmış olur da, cemaat
tahiyyatı okuyup da selâm verir ve sonra
imam beşinci rekâtı secde ile kayıtlarsa hepsinin
namazı bozulur.
KADININ KADINA İMAMETİ CAİZ MİDİR?
Kadının kadınlara imam olması cenaze namazı
hariç bütün namazlarda mekruhtur. Bununla
beraber kadın kadınlara imam olacak olursa, önlerine
geçmeyip birinci safın tam ortasında durup kıldırır.
Öne geçecek olursa namazları bozulmaz,
fakat kadınların yalnız namaz kılmaları daha uygundur.
Kadınların erkeklere imam olmasına gelince
hangi şart ve ahvalde olursa olsun kesinlikle caiz
değildir. Yani, hiçbir erkek, kadın imama uyamaz.(
4)
Cemaatle kılınan namazlarda saf düzeni
şöyle olmalıdır.
1. Önce erkekler:
Yetişkin erkeklerin sayısı ne kadar çok olursa
olsun imamın arkasındaki ilk safları onlar oluşturmaktadırlar.
2. Sonra erkek çocuklar
3. Sonra da kadınlar
Cemaat halinde kılınan bütün namazlardaki
saf düzeninde bu sıra takip edilmelidir. Yani ön saflarda
erkekler, sonra çocuklar sonra da kadınlar saf
tutmalıdır. Ön saflardan birinde boş yer bulunması
halinde, bu boşluklar arkada durması gereken çocuklar
ile doldurulabilir. Fakat kadınlar, kesinlikle
erkeklerle aynı safta durmamalıdırlar. Kız çocukları
da, kadınlar hükmünde oldukları için kadınlarla beraber
dururlar.
CEMAATE KATILMAYA ENGEL OLAN ÖZÜRLER
1–Felç olmak
2–Topal olmak
3–Yağmur
4–Çamur
5–Şiddetli soğuk
6–Zifiri karanlık
7–Sultandan korkmak
8–Kör olmak.
9–Fakir olup alacaklıdan gizlenmek.
10–Çok yaşlı olmak
11–Hastalık
12–Yolculuğu kasd etmek
13–Nefsinin istek duyduğu yemeğin hazır olması
14–Cemaate gittiği takdirde zarar görecek olan
hastaya bakması
15–Gündüz değil de geceleyin rüzgârın şiddeti
16–Fıkıh ilmiyle meşgul olmak.(5)
NAMAZDA ERKEKLER İLE KADINLARIN BİR
HİZADA BULUNMASI
Kadınlarla erkeklerin namaz kılarken bir hizada
bulunmaları erkeğin namazını ifsad eder. Erkeklerle
kadınların bir hizada olmaları belirli
şartlarla namazı ifsad eder.(6) Bu şartları şu şekilde
sıralayabiliriz:
1– Kadının erkekle aynı hizada kıyam ve
rükû gibi bir rükün eda edecek kadar bulunmasıdır.
Şayet bir rükündan az olursa namaz bozulmaz.
2– Erkekle aynı hizada bulunan kadın vücud
yapısı itibariyle iri ve cinsi münasebete elverişli olmasıdır.
Yani, cinsi münasebete elverişli olmayan
çok küçük kız çocuğuyla aynı hizada bulunmak namazı
bozmaz.
3– Erkek ve kadının her ikisinin rükû ve secdeli
bir namazı eda ediyor olmaları gerekir. Mesela,
cenaze namazında aynı hizada olmak namazı bozmaz.
4– Eda ettikleri namazda ikisinden her biri
aynı imama uymuş olmalıdır.
5– Aynı hizada olan erkek ile kadının arasında
herhangi bir engelin bulunmaması yani aralarında
bir engel bulunsa namaz bozulmaz.
6– İmamın, arkasındaki kadınlara namaz kıldırmaya
niyet etmesi dolayısıyla imam, arkasındaki
kadınlara niyet etmemiş olsa kadınla aynı hizada
olmaktan dolayı erkeğin namazı bozulmaz.
7– Erkek ile kadının yerleri bir olmalıdır. Bu
sebeple bunlardan biri, mesela, mescidin zemininde
diğeri de en az bir adam boyu yüksek bir
mahfilde, tam birbiri hizasında bir vaziyette bulunarak
cemaatle namaz kılsalar bu hizaya gelme
namaza mani olmaz.
8– Erkek ile kadının yönleri bir olmalıdır. Bu
sebeple Kâbe'i muazzamanın içerisinde her biri
başka bir yöne yönelerek cemaatle namaz kılarken
aynı hizada bulunsalar bu namazı bozmaz.
9– Kadın veya kız, namazı anlayacak bir
halde bulunmalıdır. Dolayısıyla namazın ne olduğunu
bilmeyip sadece cemaate uyan deli bir kadının
aynı hizaya gelmesi namazı bozmaz.(7)
......................................................................
Dipnotlar:
1–İlmihal İsam c.1 s.250.
2– İlmihal İsam c.1 s.282.
3–Kaynaklarıyla İslam Fıkhı C. Yıldırım c.1. s.296.
4–İslam Fıkhı ve hukuku A. Fikri Yavuz, s.150.
5–Nimeti İslam s. 332 mevkufat c.1 s.185.
6–el-hidaye c.1 s.57.
7–Emanet ve ehliyet, Y. Kerimoğlu c.1 s.246 - İ -ilmihal Bilmen s.181.