YAĞMUR

Yazdır

Yağmur, gülsenimize sensiz, baldiran düştü 

Düşmanlik içimizde; dostluklar yaban düştü 

Yenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tarihe 

Her sayfaya talihsiz binlerce kurban düştü 


Sensiz, kaldırımlara nice güzel can düştü 

Yarılan göğsümüzden umutlar bican düştü 

Yağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddin 

En son, avucumuzdan inci ve mercan düştü 


Sensizlik depremiyle hancı düştü; han düştü 

Mazluma sürgün evi; zalime cihan düştü 

Sana meftun ve hayran, sana ram olanlara 

Bir bela tünelinde ağır imtihan düştü 


Haritanın en beyaz noktasına kan düştü 

Kırıldı adaletin kılıcı; kalkan düştü 

Mahkumlar yargılıyor; hakimler mahkum şimdi 

Hakların temeline sanki bir volkan düştü 


Kardeşler arasında heyhat, su-i zan düştü 

Zedelendi sağduyu; körleşen iz›an düştü 

Şarrkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın 

İnsanlık bahçemize sensizlik hazan düştü 



Nurullah GENÇ