Bâd-ı Hazân Esti Bağlar Bozuldu

e-Posta Yazdır PDF

Bâd-ı hazân esti bağlar bozuldu 

Gülistânda katmer güller mi kaldı? 

Şecerler kırıldı bârlar üzüldü 

El atacak dahî dallar mı kaldı?


Bir sel aldı sahrâları bürüdü 

Ağaçlar kurudu kökler çürüdü 

Erler yüreğinde yağlar eridi 

Hasb-i hâl edecek kâller mi kaldı?


Bozuldu dünyanın bâğ u bostânı 

Zâğ-ı siyeh yaktı bu gülistânı 

Bülbüller okusun dertli destânı 

Elvân nakış keşmir şallar mı kaldı?


Er olan eridi yağ gibi gitti 

Şîr-i nerler zîr-i türabda yitti 

Serviler yerinde mugaylan bitti 

Petekler söndüler ballar mı kaldı?


Ebnâ-yı zemânın gaflet serinde 

Oynarlar gülerler yerli yerinde 

Saâdet hidayet binde birinde 

Helâki fark eder haller mi kaldı?


Er olan çekildi çıktı aradan 

Her biri mahvoldu gitti sıradan 

Gazab etti âlemleri yaradan 

Mübtela olmamış iller mi kaldı?


Dillerde kalmamış hidayet nûru 

İslâm’ın kalmamış kalbde süruru 

Kurban olur İslâm bulsa kubûru 

Lutfî Hak söyleyen diller mi kaldı?


Hace Muhammed Lütfi Hz.

(Alvarlı Efe) (1868-1956)