Gönül

e-Posta Yazdır PDF

Evvel sen de yücelerden uçardın

Şimdi enginlere indin mi gönül

Derya deniz dağ taş demez geçerdin

Karadan menzilin aldın mı gönül


Yiğitliğim elden gitti yel gibi

Damağımda tadı kaldı bal gibi

Hoyrat eli değmiş gonca gül gibi

Bozulmuş bağlara döndün mü gönül


Hasta oldun yatağını istersin

Kadir Mevlâm sağlığını göstersin

Cennet-i Âlâ’dan bir köşk dilersin

Boynunun farzını kıldın mı gönül


Karacaoğlan der ki söyle sözünü

Hakk’a teslim eyle kendi özünü

El içinde karalama yüzünü

Yolun doğrusunu buldun mu gönül


Karacaoğlan