Tesettür Moda Değil Allah’ın Emridir

e-Posta Yazdır PDF

İnsan kıymetlidir, erkek olsun kadın olsun. İnsanın kıymetlisi de mü’min yani Allah’ı, Peygamber’i ve Peygamber’in getirdiğini tasdik eden kimsedir. Mü’minin de kıymetlisi, kâmil olan mü’min yani tasdik ettiğini tatbik edendir.


Tasdik ettiği İslam dininin emirlerinden birisi de erkek ve kadın için belirlenen tesettürdür. Tesettürü Allah Teâlâ ve Allah’ın Rasûlü (s.a.s.) belirlemiştir. Allah’ı büyük bilen hem de yegâne büyük bilen elbette büyüğün emrine uyar, bunu iman meselesi haline getirir. Çünkü sübût-i kat’î ve delâlet-i kat’î ile sabit olan bir emrin tasdiki iman işidir imanın temeline aittir, tatbiki imanın kemaline aittir. İmanın temeli hemen yok olmaz, önce kemali sonra da zamanla temeli de yok olur.


Bir toplumda günahlar alenî işlenirse meselâ örtünme emri terk edilir, kadınların açılması haram olan yerleri açılarak topluma çıkarsalar zamanla küfür doğar. İnsanlar harama baka baka o haramı helal görmeye başlarsalar küfür hâsıl olur. Çünkü sübût-i kat’î ve delâlet-i kat’î ile sabit olan bir haramı helal görmek veya sübût-i kat’î ve delâlet-i kat’î ile sabit olan bir farzın terk edilmesini helal görmek küfürdür. Evet bir şeyin küfür olması başka, bir insanın kâfir olması başkadır. O haramın haram oluşunu bilir de o haramı helal görürse kâfir olur. Çünkü haramın haram oluşunu inkâr, haram hükmünü koyan Allah’ı inkâr demektir. Haramın haram oluşunu kabul eder de o haramı işlerse kâfir olmaz fâsık yani günahkâr olur.


Gelelim tesettüre, örtünmeye. Tesettürü emreden Allah Teâlâ şu âyetlerle emretmiştir:

“Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mü’minlerin hanımlarına başörtülerini üzerlerine sarkıtmalarını söyle. Bu, tanınmalarına ve eziyet edilmemelerine daha yakındır. Allah Gafûr ve Rahîmdir.” 


Nûr Sûresi, 30-31. âyetleri şöyledir:

“Mü’min erkeklere söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. Bu, kendileri için çok temiz (bir hareket)tir. Şüphesiz ki Allah (kullarının ne) yapacaklarından hakkıyla haberdardır.”


“Mü’min kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) sakınsınlar, iffetlerini korusunlar. Ziynetlerini (çekici ve güzel yerlerini, süslerini) açıp göstermesinler. Bunlardan başörtülerini, yakalarının üstünü (kapayacak sûrette) koysunlar (kavuştursunlar). Ziynet (yer)lerini kendi kocaları veya babaları veya kayınpederleri veya oğulları veya kocalarının oğulları veya kardeşleri veya erkek kardeşlerinin oğulları veya kız kardeşlerinin oğulları veya kadınları veya cariyeleri veya kadına ihtiyacı kesilmiş olup haneden geçinen erkek (hizmetçi)ler veya kadınların mahrem yerlerini anlamayan çocuklar dışındaki kimselere göstermesinler. Gizledikleri süslerinin bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler! Hepiniz Allah’a (günahlardan, yanlışlardan) tövbe edi(p vazgeçi)niz ki kurtuluşa eresiniz.”


Örtünme Hitâbındaki İzaha Muhtaç Özneler ve Bazı Hususlar: 

Örtünme hitabının sahibi, örtünme hitabının ilk muhatabı, örtünme hitabının diğer muhatapları, örtünme hitabının konusu ve sebebi, örtünme vasıtası, örtünmede yüzler ve ellerin açılıp açılmayacağı veya nerelerde açılabileceği, örtünme emrinin veriliş biçimi, kadın ve erkeklerin iffetlerini kimlere karşı koruyacağı, günahlardan kurtulmanın şart olması, gibi maddelerdir.

Örtünme Hitabının Sahibi: 

Hitap eden, Allah’tır. Hitabın önemi ve büyüklüğü emredenin büyüklüğü oranındadır. Emrin yüceliği de emrin konusunun yüceliği oranındadır. Ayrıca emri terk edene, isyan edene ne derece tehdit varsa o emir o derecede önemli demektir. Hükümler de böyledir. Hükmün üstünlüğü de hükmü koyanın üstünlüğüne göredir. Demek ki bu emir çok önemlidir, çok değerlidir. Öyleyse kula gereken, kulluğun gereği olarak emirlere ve nehiylere dikkat etmek ve gereğini yerine getirmektir.

Örtünme Hitabının İlk Muhatabı: 

Allah (c.c.), emrini uygulatmak için Peygamber (s.a.s.)’e “söyle” diye emretmektedir. Peygamber; aile reisi, mürşid, davetçi, devlet başkanı ve hâkim olarak değerlendirildiği takdirde bu emrin bu konumda olanlara da Peygamber’in şahsında birer emir olduğu anlaşılır.


Aile reisleri, eşlerine ve kızlarına örtünmeyi emretmelidir. İslam davetçileri ve mürşidler, Allah (c.c.)’ın bu emrini, hitap ettiği, irşat ve nasihatte bulunduğu mü’minlere hatırlatmalı, kâfirlere davette bulunurken de, toplumda kadının böyle bulunmasını mü’minlere Allah (c.c.)’ın emrettiğini, önemini, emrin terk edildiğinde doğabilecek zararlarını anlatmalıdır.


İslâm hukukuna göre, devlet başkanı bu emri mutlaka uygulatmalıdır. Çünkü emir vücûbîdir. Devlet başkanı, kanunları tatbik eden kimsedir. Hem Allah (c.c.)’ın kanunlarını Allah adına uygulatan, hem de müslümanlara onların vekili olarak İslâm’ı uygulatan kimsedir.

Örtünme Hitabının Diğer Muhatapları: 

Muhatap, mü’min olan kızlar ve kadınlardır. Gayrimüslim olan kızlar ve kadınlar, müslümanların bulunduğu yerde örtünme emrine göre yaşamayınca, açılıp saçılınca mü’min olan erkeklerin şehvetlerini cezbedecekler, belki gençlerin daha çok ilgilerini çekecek, bunlardan daha kötüsü zamanla açık saçıklık normalmiş zannını verdireceklerdir ki, bu da küfürdür. Bu ise İslâm’ın hâkimiyet prensibine, toplumda İslâm’ın tatbik edilmesi gerektiği emrine, İslâmî havanın müslümanların bütün fertlerine sirâyet edebilmesi için toplumun bütününde uygulanması gerektiği prensibine aykırıdır. İşte bu durumda, müslümanlara zarar vermemesi için, müslüman kadın ve kızların elbiselerinden farklı olarak gayri-müslimlerin de örtünmelerini temin etmek gerekir. Onların, kendi çoğunluklarının bulunduğu yerde, başlarını da ayaklarını da açabilirler. 

Örtünme Hitabının Konusu ve Sebebi: 

Örtünme konusu, örtünmesi emredilen yerlerin örtülmesidir. Örtünmenin sebebi de iffetin korunmasıdır.


Örtünmeyi Allah Teâlâ emretmiştir. Toplumun yarısını teşkil eden kadınların iffetlerinin korunması yanında, diğer yarısını teşkil eden erkeklerin de iffetlerinin korunması amaçtır. Açılan olunca bakan da olur. Bakan olmazsa açılan az olabilir belki. Bakılmasını sağlayan açıklıktır. Açılma ortadan kalktığı zaman hem kadın hem erkek sıkıntıdan, günahtan ve iffetsizliğe götüren şeylerden korunmuş olacaklardır. Netice itibariyle neslin korunmasıdır. Neslin, soyun kimden olduğunun, kimin çocuğu olduğunun belli olmasını sağlamaktır. 

Örtünme Vasıtası: 

Kadının şeklini göstermeyen, kadını örten her şeydir, kadını üstten alta doğru örten her şeydir. Âyette geçen cilbâba örtü diyoruz, hem de üstten aşağıya genişçe, şeklini belirtmeksizin örten her şey diyoruz. Ancak çarşaftır diyebilmemiz için, geniş olması, vücut şeklini göstermemesi, içinde kişinin serbest olması her an açılabilir olmaması gerekir, diyoruz. Örtünün, yere, iklim şartlarına göre renginde, dokumasında, kumaşında farklılıklar olabilir.


Şartlarına uygun olması kaydıyla çarşaftır denirse ona da karşı çıkmayız. Zira bu durumda âyetteki cilbâb ifadesine de, yaygın olan kıyafete de uygun olmuş olur.


Şartlarına uygun olması kaydıyla, çarşaftan başka şekilde giyerse o kimse açıktır denmez, günah işliyor denmez, kendisini örtmüştür, denir. Âyetin maksadı örtüdür, örtü de yerine geldiğine göre örtünmüştür, denir. Günümüzde âyetin maksadına uygun olarak müslüman hanımların giydiği ve vücut şekillerini belli etmeyen manto, pardesu gibi kıyafetler âyetteki cilbâba ters olduğu iddia edilse bile âyetin maksadına ters değildir.

İslâm âlimleri, şartlarına uygun olması şartıyla mahallî kıyafetlerin farklılıklarına cevaz vermişler, şartlarına uygun olan çarşafı ise övmüşlerdir. Bu da böyle biline, vesselâm...

Örtünme Emrinin Veriliş Biçimi: 

Bu üç âyetin sonuna ve diğer âyetle münasebetine bakılınca emrin veriliş biçimi anlaşılmış oluyor. Şöyle ki:“Ey mü’minler! Hepiniz Allah’a tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.” Demek ki bozuk bir toplulukta kurtuluş ümit olunmaz. Toplumun bozukluğu da kadınlardan önce erkeklerin kusur ve hatalarındandır. Bundan dolayı başta erkekler olmak üzere erkek-kadın bütün mü’minler, imana yaramayan ve cahiliye izleri olan kusur ve hatalarından tövbe ile Allah’a dönüp O’nun yardımına sığınıp emirlerine özen ve dikkat göstermeli ki, topluca kurtuluşa erebilsinler. 

Kadın ve Erkeklerin İffetlerini Kimlere Karşı Koruyacağı:

Mü’min erkek gözünü kadına bakmaktan koruyacak, kadın da erkeğe bakmaktan sakınacaktır. Eller ve yüz müstesna ziynet yerlerini yani çekici ve güzel yerlerini, süslerini açıp göstermeyeceklerdir. Sakınacakları kimseler ise âyette belirtilmiştir.


Bugün biz mü’minlere gereken, İslam’ı bilmek ve İslam’a uygun yaşamaktır. İslam’ı hem kendi şahsımızda hem çevremizde uygulamaktır. Uygulanması gerekenlerden birisi de İslam’a göre yani Allah’ın ve Rasûlullah’ın emrine göre örtünmektir. İslam’a göre yaşayıp İslam’a göre örtünürsek her halimiz nasihat olur. Açık olanlara karşı da gönlümüzü ve gözümüzü korumaya dikkat edeceğiz, onlara karşı haşin değil vakarlı bir şekilde davranacağız.