Virdlerdeki Fazilet ve Müjdeler -12

e-Posta Yazdır PDF

15-     Hz. Enes (radiyallahu anh)’den rivayete göre: Rasûlüllah (sallallahu aleyhi vesellem) buyurdular ki: “Herkim namazını bitirip kalkacağı vakit, üç kere:

سُبْحَانَ اللّٰهِ الْعَظ۪يمِ وَبِحَمْدِه۪ وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ اِلَّا بِاللّٰهِ (üç kere)

“Azîm olan Allah’ı hamd ile tesbih ederim. (Günahlardan kaçınmaya) güç ve (ibadetleri yapmaya) kuvvet ancak Allah(’ın yardımı) iledir.” derse, mağfiret olunmuş olarak kalkar.”


Hz. İbni Abbas (radiyallahu anhüma) anlatıyor: “Bir ara bizler Rasûlüllah (sallallahu aleyhi vesellem)’in yayındaydık, kendisine “Kabîsa veya Kubeysa” denilen bir adam gelerek Rasûlüllah (sallallahu aleyhi vesellem)’e doğru yöneldi, Rasûlüllah (sallallahu aleyhi vesellem) ona: 

- “Seni ne getirdi? Muhakkak sen artık yaşlandın ve kemiklerinde inceldi.” buyurunca Hz. Kubeysa (radiyallahu anh): 

- “Ey Allah’ın Rasûlü! Yaşım ilerledi, kemiklerim inceldi, kuvvetim zayıfladı ve ecelim yaklaştı” dedi. Bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahu aleyhi vesellem):

- “Sözlerini tekrarla” buyurdu. Hz. Kubeysa (radiyallahu anh)’da tekrarladı. Sonra Rasûlüllah (sallallahu aleyhi vesellem) buyurdular ki: 

- “Senin etrafında hiçbir ağaç ve evleri kerpiçten yapılmış köy kalmadı ki senin bu sözlerinden dolayı rahmete gelip ağlamış olmasın! Hacetini söyle, hiç şüphesiz cennet sana vacip oldu.” Hz. Kubeysa (radiyallahu anh) dedi ki: 

- “Ya Rasûlallah! Bana öyle bir şey öğret ki Allah’u (Teâlâ) onunla bana dünyada da ahirette de fayda versin. Ancak (kelimeler) çok olmasın ki şüphesiz ben yaşlıyım, unuturum.” Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem):

- “Dünyan için olana gelince: sabah namazından sonra üç kere

سُبْحَانَ اللّٰهِ الْعَظ۪يمِ وَبِحَمْدِه۪ وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ اِلَّا بِاللّٰهِ (üç kere)

duasını oku, Allah seni dört beladan korur. Delilik, cüzzam, kör olmak ve felç. Ahiretin için olana gelince: 

اَللّٰهُمَّ اهْدِنِي مِنْ عِنْدِكَ، وَاَفِضْ عَلَيَّ مِنْ فَضْلِكَ، وَاَنْشُرْ عَلَيَّ رَحْمَتَكَ، وَاَنْزِلْ عَلَيَّ مِنْ بَرَكَاتِكَ.


“Ey Allah’ım! Katından bana hidayet ver. Fazlından üzerime taşıncaya kadar doldur. Rahmetini üzerime saç. Bereketlerinden üzerime indir” duasını oku” buyurdu. O yaşlı adam da aynılarını tekrar etti ve dört parmağını birbirine kenetledi. 


Hz. Ebubekir ve Ömer (radiyallahu anhüma) dediler ki:

- “Ya Rasûlallah! Bu dayınız, dört parmağını birbirine ne şiddetli bir şekilde geçirmişti.” Bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahu aleyhi vesellem):

- “Nefsimi elinde tutan Allah’a yemin olsun ki! Eğer (hiç unutmadan ve terk etmeden) kıyamet günü bunları getirirse Cennetin dört kapısı ona açılır ve dilediğinden cennete girer.”