Virdlerdeki Fazilet ve Müjdeler -10

e-Posta Yazdır PDF

İbni Zübeyr (radiyallahu anh), her namazın ardından selam verdiği vakit: 


لَٓااِلٰهَ اِلَّااللّٰهُ وَحْدَهُ لَا شَر۪يكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَد۪يرٌ. لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ اِلَّا بِاللّٰهِ، لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَلَا نَعْبُدُ اِلَّٓا اِيَّاهُ، لَهُ النِّعْمَةُ وَلَهُ الْفَضْلُ، وَلَهُ الثَّنَٓاءُ الْحَسَنُ، لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ


“Allah’tan başka ilah yoktur. O Tektir, hiçbir ortağı yoktur. Mülk onundur, Hamd onun. O her şeye kâdirdir. (Günahlardan kaçınmaya) güç ve (ibadetleri yapmaya) kuvvet ancak Allah(’ın yardımı) iledir. 

Allah’tan başka ilah yoktur. Ancak ona kulluk ederiz. Nimet (vermek) ona mahsustur. Fazilet(li olan tüm üstünlükler) ona mahsustur. En güzel övgüler ona mahsustur. 


Halisane (tekrar dile getiririm ki) Allah’tan başka ilah yoktur. Kafirler istemede Din onundur” Şeklinde Tehlil yapar ve derdi ki: “Rasûlüllah (sallallahu aleyhi vesellem) her namazın ardından bu kelimelerle Tehlil yapardı.” (Müslim, Mesâcid, 139, nr. 594; Nesâî, Sünen, nr. 1336; İbn-i Sünnî, Amelü’l-yevmi ve’l-leyle, nr. 130; el-Bezzâr, el-Müsned, nr. 2201, 6/162.)