Virdlerdeki Fazilet ve Müjdeler -5

e-Posta Yazdır PDF

قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِۙ ﴿١﴾ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَۙ ﴿٢﴾ وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ اِذَا وَقَبَۙ ﴿٣﴾ وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِۙ ﴿٤﴾ وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ ﴿٥﴾      

﷽ 

قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِۙ ﴿١﴾ مَلِكِ النَّاسِۙ ﴿٢﴾ اِلٰهِ النَّاسِۙ ﴿٣﴾ مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِۙ ﴿٤﴾ اَلَّذ۪ي يُوَسْوِسُ ف۪ي صُدُورِ النَّاسِۙ ﴿٥﴾ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ ﴿٦﴾


“De ki: “Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfleyenlerin şerrinden, haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden, felakın yaratılıp meydana getirilmiş olan şeylerin Rabbine sığınırım.” (Felak 113/1-5)

De ki: “Cinlerden ve insanlardan; insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin şerrinden, insanların Rabbine, insanların Melik’ine, insanların İlah’ına sığınırım.” (Nas 114/1-6)


Ukbe b. Âmir (radiyallahu anh) dedi ki: “Rasûlüllah (sallallahu aleyhi vesellem) bana, her namazın peşine muavvezeteyn’i (felak ve nas surelerini) okumamı emretti.” (Tirmizî, Sünen, nr. 2903.)


Abdullah ibni Hubeyb (radiyallahu anh) babasından naklederek şöyle anlattı: “Çok karanlık ve yağmurlu bir gecede Rasûlüllah (sallallahu aleyhi vesellem) bize namaz kıldırsın diye (evimizden) çıktık ve Rasûlüllah (sallallahu aleyhi vesellem)’e ulaştık. Rasûlüllah (sallallahu aleyhi vesellem) “Namaz kıldınız mı?” diye sordu ama bir şey diyemedim. Bunun üzerine “Söyle!” buyurdu, ben yine bir şey diyemedim. Rasûlüllah (sallallahu aleyhi vesellem) tekrar “Söyle!” buyurdu, ben yine bir şey diyemedim. Rasûlüllah (sallallahu aleyhi vesellem) bir kez daha “Söyle!” buyurunca bende “Ne söyleyeyim? Ya Rasûlallah” diye sordum. Bunun üzerine: “Sabahladığında ve akşamladığında üçer kere قل هو الله احد والمعوذتين (İhlas, felak ve nâs surelerini) oku. Bunlar her şeye karşı sana kifayet eder” buyurdular. (Ebî Davûd, Sünen, nr. 5082; Ayrıca bkz.: en-Nesâî, Sünen, nr. 5438.)


Abdullah ibni Hubeyb (radiyallahu anh) babasından naklederek şöyle anlattı: “Mekke yolunda Rasûlüllah (sallallahu aleyhi vesellem) ile beraberdim. (bir ara) Rasûlüllah (sallallahu aleyhi vesellem)’i boş buldum ve yanına yaklaştım. Rasûlüllah (sallallahu aleyhi vesellem) bana: “Söyle!” buyurdular. Bende “Ne söyleyeyim? Ya Rasûlallah” dedim. Tekrar: “Söyle!” buyurdular. Bende aynı şekilde “Ne söyleyeyim? Ya Rasûlallah” dedim. (bunun üzerine “Felak ve Nâs sûrelerini sonuna kadar okuyup, İnsanlar, bunlardan daha faziletli bir şeyle (Allah’a) sığınmamışlardır” buyurdular. (en-Nesâî, Sünen, nr. 5439.)