Virdlerdeki Fazilet ve Müjdeler - 3

e-Posta Yazdır PDF

Tevbe Suresinin son iki âyet-i kerimesinin faziletiyle ilgili, varid olan rivayetlerde zikredildiğine göre: Ebubekir ibni Mücahit el-Mukrî (rahimehullah) mescitte iken, yanına Ebubekir eş-Şibli (kuddise sırruhu) gelince Ebubekir el-Mukrî hemen ayağa kalkmış. Bunun üzerine İbni Mücahit el-Mukrî’nin ashabı ona “Sen, vezir Ali bin İsa için bile geldiğinde ayağa kalkmazken Şiblî için mi kalkıyorsun?” diye sorduklarında cevaben demiş ki: 


“Rasûlüllah (sallallahu aleyhi vesellem)’in değer verip hürmet göstermemi istediği bir kişiye mi kalkmayacağım? Rüyamda Rasûlüllah (sallallahu aleyhi vesellem)’i gördüm bana buyurdu ki: “Ey Ebubekir! Yarın olunca yanına cennet ehlinden bir adam gelecek, geldiği zaman ona hürmet göster.” 


İbni Mücahit el-Mukrî diyor ki: “Bu olayın üzerinden iki gece geçtikten sonra Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)’i gördüm bana buyurdu ki: “Ey Ebubekir! Sen cennet ehlinden bir kimseye hürmet gösterip ikramda bulunduğun gibi Allah’ta sana ikramda bulunsun.” Bende dedim ki: “Ya Rasûlallah! Şiblî, senden gelen bu değeri ne ile hak etti? Buyurdular ki:

“Şiblî, kıldığı her beş vakit (farz) namazın ardından beni hatırlayarak:

لَقَدْ جَٓاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ اَنْفُسِكُمْ عَز۪يزٌۘ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَر۪يصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِن۪ينَ رَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ ﴿١٢٨﴾ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللّٰهُۘ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ ﴿١٢٩﴾



“And olsun, size kendi cinsinizden bir Peygamber geldi ki, sizin sıkıntıya uğramanız onun üzerine pek güç gelir, üzerinize çok düşkündür. Mü’minler hakkında pek şefkatli ve pek merhametlidir. Eğer yüz çevirirlerse artık de ki: Allah Teâlâ bana kâfidir. Ondan başka mabut yoktur. Ben ancak ona dayandım ve o, pek büyük olan arşın sahibidir.” (Tevbe 9/128-129)  Âyet-i Kerîmelerini okuyarak beni anar ve buna seksen seneden beri devam eder. Bunu yapana ben değer vermeyeyim mi?” 


Ehlisünnet ulemasından bazı zatlar Rasûlüllah (sallallahu aleyhi vesellem)’i metheden bu Âyet-i Kerîmeleri okuduktan sonra, şu şekilde salat’u selâm, dua ve hamd’ü senada bulunmayı güzel görmüşlerdir.

صَلّٰى اللّٰهُ وَسَلَّمَ عَلَيْكَ يَا رَسُولَ اللّٰهِ،   جَزَى اللّٰهُ عَنَّا نَبِيَّنَا مُحَمَّدًا صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَا هُوَ اَهْلُهُ،   

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ٓى اَنْعَمَ عَلَيْنَا بِنَبِيِّنَا مُحَمَّدٍ (ص)   اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ٓى اَنْعَمَ عَلَيْنَا بِحَب۪يبِنَا مُحَمَّدٍ (ص)   اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ٓى اَنْعَمَ عَلَيْنَا بِشَف۪يعِنَا مُحَمَّدٍ (ص)