Virdlerdeki Fazilet ve Müjdeler

e-Posta Yazdır PDF

·         Hz. İbni Abbas (radiyallahu anhüma)’dan rivayete göre, Rasûlüllah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Musa b. İmrân (aleyhisselam), Cebrail (aleyhisselam) ile buluşunca ona, “Âyet-el Kürsî’yi ne kadar okuyana ne mükafat vardır?” diye sordu. Cebrail (aleyhisselam) da Musa (aleyhisselam)’ın (okumaya) güç yetiremeyeceği kadar bir çeşit mükâfat zikredince, Musa (aleyhisselam) Rabbinden kendisini, bu (mükâfatı kazandıracak olan) okumadan aciz bırakmamasını istedi. Bunun üzerine Cebrail (aleyhisselam) tekrar geldi ve dedi ki: “Hiç Şüphesiz Rabbin buyurdu ki: “Kim her farz namazın peşine bir defa

اَللّٰهُمَّ اِنّ۪ى اُقَدِّمُ اِلَيْكَ بَيْنَ يَدَىْ كُلِّ نَفَسٍ وَلَمْحَةٍ وَلَحْظَةٍ وَطَرْفَةٍ يَطْرِفُ بِهَا اَهْلُ السَّمٰوَاتِ وَاَهْلُ الْاَرْضِ

وَكُلُّ شَىْءٍ هُوَ ف۪ى عِلْمِكَ كَائِنٌ اَوْ قَدْ كَانَ اُقَدِّمُ اِلَيْكَ بَيْنَ يَدَىْ ذٰلِكَ كُلِّه۪

“Ey Allah’ım! Hiç şüphesiz ben sana arz ederim ki: her nefeste, her bakışta, her an, yer ve gök ehlinin her göz açıp kapamasında ve senin ilminde olmuş ve olacak her şeyde, (işte saydığım) bu şeylerin tamamı esnasında sana arz eder ve sunarım ki:” duasından sonra

اَللّٰهُ لَٓا إِلٰهَ إِلَّا هُوَۚ اَلْحَىُّ الْقَيُّومُۚ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌۜ لَهُ مَا فِى السَّمٰوَاتِ وَمَا فِى الْاَرْضِۜ  مَنْ ذَا الَّذ۪ى يَشْفَعُ عِنْدَهُٓ إِلَّا بِإِذْنِه۪ۜ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۚ وَلَا يُح۪يطُونَ بِشَىْءٍ مِنْ عِلْمِه۪ٓ إِلَّا بِمَا شَٓاءَۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ وَلَا يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَاۚ وَهُوَ الْعَلِىُّ الْعَظ۪يمُ ﴿﴾

“Allah kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. Onu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey onundur. İzni olmaksızın onun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar onun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. Onun kürsüsü bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek ona güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.” (Bakara 255)

 

derse, muhakkak gece ve gündüz 24 saattir. O 24 saatten her bir saat, içerisinde bir milyon hasene (iyilik) olmaksızın benim katıma yükseltilmez. (Bu hal) sûr’a üfleninceye (kıyamete) kadar devam eder. Melekler de (bu ecir ve mükafatın sevabını yazmakla) meşgul olurlar.”[1]



[1] Hadis için bkz.: Süyûtî, Câmi‘ul e-Hâdîs nr. 7947; Hakîm et-Tirmizî, Nevâdiru’l-Usûl, 4/225 nr. 1365; Ali el-Müttakî el-Hindî, Kenzü’l Ummâl, 2/59 nr. 3465.