Su Kasidesi

e-Posta Yazdır PDF

17.  Seyyid-i nev-i beşer deryâ-yi dürr-i istifâ

  Kim sepüptür mucizâtı ateş-i eşrâre su


İnsanların ulusu Muhammed, seçkinlik incisinin denizidir ki;

Onun mucizeleri kötülerin ateşine su serpip söndürmektedir.


Açıklaması: Methiye bölümünün ilk beytidir. Yaratılmışların efendisi olan Hz. Muhammed, “dürr” yani “inci” kelimesiyle özdeşleşmiştir. Dürr-i yetîm, dürr-i yektâ, dürr-i yekdâne gibi sıfatlarla da anılmaktadır Sevgili Peygamberimiz. İnci, nisan yağmurunun istiridyeye damlamasıyla oluşur. İstiridyedeki yağmur damlasıyla birden fazla inci oluşursa bu inciler küçük olur ve pek kıymetli olmaz. En kıymetli olanı, istiridye içinde oluşan tek incidir. Dolayısıyla Peygamber Efendimiz böyle tek ve kıymetli bir inciye benzetilmiştir. Peygamberimiz de o kutlu ay olan nisanda dünyaya gelmiş bir Dürr-i Yetîm’dir. Kendisi inciye benzediği gibi söylediği sözler de inci kadar değerlidir. Seçkin incilere benzeyen sözleri aslında Kur’ân-ı Kerim’den mülhemdir. Necm Sûresi 3. ve 4. âyetlerde Allah Teâlâ “O, arzusuna göre konuşmaz. (Size okuduğu) Kur’ân ancak kendisine bildirilen bir vahiydir.” demektedir. Hülasa O’nun inci gibi değerli sözleri aslında Kur’ân’da bildirilenlerdir. Beytin ikinci mısraında Peygamberimizin dünyaya gelişi esnasında oluşan mucizelere işaret eder şair. Bu mucizelerden biri de kötülerin şer ateşinin söndürülmesidir. Peygamber Efendimiz doğduğunda Mecûsilerin yani ateşe tapanların yanmakta olan ateşi sönmüştür. Beyitte ateş ve su gibi zıt anlamlı kelimeler bir arada kullanılmıştır. Su (Peygamberimiz), ateş (küfr) alevini söndürmüştür ve küfr ortadan kalkmıştır. O, etrafındaki kötülükleri güzelliğe ve hayra çeviren Dürr-i Yetîm’dir.


18.  Kılmağ içün tâze gül-zâr-ı nübüvvet revnakın

  Mu’cizinden eylemiş ızhâr seng-i hâre su


(Hz. Muhammed[sas]), peygamberlik gül bahçesini taze kılmak (tazelemek) için mucizesiyle sert taştan su çıkarmıştır.


Açıklaması: Peygamberimiz, risalet gül bahçesini tazelemek ve peygamberlik gül bahçesinin güzelliğini artırmak için oraya su veriyor. Peygamberimizin doğduğu coğrafya ve civarı (Arap yarımadası ve Ortadoğu) diğer peygamberlerin geldiği bir yerdir. Dolayısıyla burası bir gül bahçesine benzetilmiştir. Peygamberlik makamı olarak anılan bu bahçe ise “gül” remziyle vasıflandırılan Peygamberimizle tazelenmektedir. Çünkü Hz. İsa(as)’dan Peygamberimize gelene kadar çok zaman geçtiği için insanlar yollarını şaşırmışlardır. Bu sebeple güllerin tazelenmesi ve insanların doğru yolu bulmalarını sağlaması gerekmektedir. Bunu da sert taştan çıkardığı suyla Peygamberimiz yapacaktır. Taştan su çıkarması hadisesi Peygamber Efendimizin, Allah’ın yardımıyla, gösterdiği bir mucizedir. İslâm’ı tanımayanlar taş gibi katı kalplidirler. Peygamberimiz bu mucizesiyle katı kalpleri imana getirmiştir.