Su Kasidesi

e-Posta Yazdır PDF

13.  Dest bûsi ârzusuyle ölürsem dostlar

Kûze eylen toprağım sunun anınla yâre su

 

Dostlarım, onun elini öpmek arzusuyla ölürsem,

Toprağımdan bir testi yapın ve sevgiliye onunla su verin.


Açıklaması: Bir önceki beyitte (12. Beyit) rakibin sevgiliye ulaşmasını engellemek için bu uğurda toprak olmayı, ölmeyi göze alan şair yine ölümden bahsediyor. Ölmeden önce de vasiyetini açıklıyor. Hayattayken elde edemediği bir şeyi öldükten sonra elde etmeyi planlıyor. Yaşarken kavuşamadığınız bir şeye öldükten sonra kavuşursanız sevdiğiniz demek ki bu dünyada değil. Şairin sevdiği de bir Müslüman olarak Hz. Muhammed ve şair onun elini öpmek istiyor. Öldükten sonra sevgiliye yakın olma arzusunu dile getiren bu ifadeler ölümün soğukluğunu hatırlatsa da aslında aşkın gücünü ve gerçekliğini vurguluyor.


14.  Sevr ser-keşlik kılur kumrî niyâzından meğer

Dâmenin duta ayağına düşe yalvere su

 

Selvi, kumrunun yalvarmasına inatla karşı çıkıyor,

Su, selvinin çevresinde dolanıp yalvarsın da onu bu inatçılıktan vazgeçirsin.


Açıklaması: Kumrular servi ağaçları üzerinde durup daima dem çeker. Dem çekişleri esnasında çıkardıkları “hu, hu…” sesleri mutasavvıflar tarafından, kumrunun Allah’ı zikri olarak yorumlanır. Servi ağacındaki kumru, tıpkı bülbülün güle âşık olup ona niyazda bulunması gibi, daima Allah’a yalvarmaktadır. Ancak servi bütün bu yakarışları dikkate almadan dik başlılık etmekte, kumruyu umursamamaktadır. Elife benzeyen servinin rüzgârla salınışındaki şekil ise lâmelife (ﻻ) benzemektedir. “Lâ” yani “Olmaz, olmaz!” şeklinde bir tavır içerisindedir servi, kumruya karşı. Su ise beyitte bir arabulucu gibidir. Kumrunun yakarışlarına kulak vermesi ve onu önemsemesi için servinin eteğini tutup serviye yalvarmaktadır. Mutasavvıflara göre “elif”e benzemesi yönünden servi Allah’ın sembolüdür. Kumru ise daima Allah’a yalvaran kuldur. Hatta dem çekişindeki “hû, hû…”larla bir dervişi hatırlatmaktadır. Âşığın, kendisini affetmesi veya onunla ilgilenmesi için yakarışına cevap vermeyen Allah’ı ikna etmek için devreye “su” girmektedir. Beyitte “su” Peygamberimizdir. Peygamberimiz, ümmetini bağışlaması için Allah’a yalvarmakta, ümmeti için şefaat dilemektedir. Şair, oldukça tabiî olan üç durumu farklı sebeplere bağlamıştır: Servinin sallanması, kumrunun ötmesi ve de suyun ağaçlık yerlerde akması gibi.