Miraç Ayarında Namazlarla Kudüs’ün Özgürlüğüne

e-Posta Yazdır PDF

“Mescid-i Haram’da kılınan bir namaz Mescid-i Aksâ’da kılınan bin namazdan daha hayırlıdır”1 buyuruyor Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem. Bu Hadis-i Şerif iki mecsid arasında yapılan kıyaslamaya dikkat çektiği kadar akıllara birkaç soruda getirmiyor değil. Mesela;

1- Mescid-i Haram’da kılınan bir namaz Mescid-i Aksâ’da kılınan bin namazdan daha hayırlı olduğu halde Allah azze ve celle neden Kâbe’nin eteklerinde büyümüş Peygamberini, Medine’ye hicret ettikten on altı ay geçinceye kadar Kudüs’e doğru namaz kıldırdı?

2- Mescid-i Haram’da kılınan bir namaz Mescid-i Aksâ’da kılınan bin namazdan daha hayırlı olduğu halde Allah azze ve celle neden Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’i miraca çıkarırken direk Kâbe’den değil de Mescid-i Aksâ’da bütün peygamberlere kıldırdığı namazdan sonra kendi katına çıkardı?

Bu sorular çoğaltılabileceği gibi, cevap olarak da “Allah istedi ve yaptı” denilebilir. Bu cevaba da edilecek bir itiraz olmayacaktır. O bizim Rabbimizdir. Ol demesiyle her şey olur. Hikmetinden de sual olunmaz. Ne yaptığı sorgulanabilir ne de yapmadığı. Ne yaptığına itiraz edilebilir ne yapmadığına. Her şey O’nun yaptığı şekilde en güzel, en iyi ve en hayırlısıdır. Kullarını da yarattıklarını da en iyi bilen Allah’tır. Ancak yapılanlardan da ders çıkarmak kulların bir görevidir. Allah’ın verdiği mesaj üzerinde kafasını kullanmakta kullara düşmektedir. Mescid-i Haram yani Kâbe yeryüzünün ilk beytidir, Allah adına ilk inşa edilen mesciddir.  Mescid-i Aksâ ise O’ndan kırk yıl sonra inşa edilmiştir. Kâbe’nin bu kadar üstünlüğüne rağmen Mescid-i Aksâ, Kudüs için sorduğumuz iki soru Allah’ın kulları olarak bizleri tefekküre itmeli. Neden beş vakit namazın farz kılındığı miraca Mescid-i Aksâ’dan ve Kudüs’ten gidildi? Neden bütün peygamberlere ilk inşa edilen mescid olan Kâbe’de değil de Mescid-i Aksâ’da imamlık yapıldı? Burada dikkat çekmeye çalıştığımız konular namaz, bütün peygamberler, miraç, Kudüs ve Mescid-i Aksâ’dır.

1- (Zebidî, Tecrîdu’s-Sarîh, (terc. Kamil Miras) Ankara 1985, IV, 200).


MERKEZ ÜSSÜMÜZ; KUDÜS

Namaz, Bütün Peygamberler, Miraç, Kudüs Ve Mescid-İ Aksâ denklemini çözdüğümüzde karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor:

1- Sakın rahat bir hayat beklemeyin. Çileye talip olun. Senin peygamberin bütün peygamberlere imamlık yaptı ve onlardan kalan sıkıntıları da devraldı. Ümmetler içerisinde senin bulunduğun Ümmet-i Muhammed lider ümmettir ve liderler de en çok çileyi çekecek olanlardır. O yüzden kan gölüne dönmüş Müslüman beldelerine bakıp da ‘bunlar niye bizim başımıza geliyor deme’. Sakın deme! Çünkü sen Ümmet-i Muhammed’sin. Sen Kudüs, Mescid-i Aksâ’da bütün peygamberlere imamlık yapan Muhammed’in sallallahu aleyhi ve sellem ümmetisin.

2- Kudüs ve Mescid-i Aksâ’ya sahip olan dünyaya sahip olur. Orası bu dünyanın merkez üssüdür. Tarih bu söylediğimiz şeyi doğruluyor. Kudüs kimin elinde ise dünyayı o yönetiyor. Selahaddin Eyyubi varken sözde, kılıçta ondaydı. Dünya O’nun avuçlarındaydı. Cennet Mekân Abdülhamit’in elinden gidince Kudüs, Osmanlı’da gitmişti. Şu an görünürde siyonizmin ellerinde olan dünyada Kudüs onlarda olduğu içindir.

3- Eğer Kudüs diye bir derdimiz var ise ilk düzeltmemiz gereken namazlarımızdır. Namazlarımızı miraç ayarında kılana kadar Kudüs özgürleşmeyecektir. Sabah namazlarına tekbir sesleri ile gidilen şehirlerin sahibi olana kadar bu zillet son bulmayacaktır. Namazları miraç yapana kadar, miraca da özgür Kudüs’ten çıkana kadar Ümmet olarak yüzümüz gülmeyecektir.

4- Kudüs Filistinlilerin değil İslam’ındır. Allah azze ve celle İsra Süresi’nin 1. Ayetinde “Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir.” buyuracak ve buna rağmen Müslüman Kudüs bizi ilgilendirmez diyecek. Göklerin yere inmesi kadar ağır bu sözü Müslüman değil söylemek zihninden bile geçirmez. Kudüs bizim, biz Kudüs’ünüz. İstanbul ne kadar bizimse Kudüs ondan daha fazla bizimdir.

5- Sakın Kudüs’ü turistlik seyahat yapılacak bir yer görme. Burası her şeyin başladı ve her şeyin biteceği yerdir. Buralar kıyamete kadar cihad topraklarıdır. Bu ümmetin en hayırlılarının bulunacağı yerlerdir buralar. Selahaddinlerin işgal altında olduğu için senelerce gülmeyi kendilerine yasakladıkları topraklardır buralar. O yüzden her doğan çocuğu Meryem annemiz gibi Kudüs’e adamaya hazır ol.

6- Hucurât Suresi 6. Ayetinde “Ey inananlar! Eğer bir fasık size bir haber getirirse, onun iç yüzünü araştırın..” buyuran Allah’a rağmen Yahudilerin elinde olan medya organlarına kanıp “Filistinlilerde topraklarını satmasalardı” deme!

7- Kudüs bizim olsun istiyorsak Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in bütün peygamberlere imam olduğu gibi ümmete de bir imam, bir halife lazımdır. Yere düşen halifelik sancağını kaldırmadığımız, Selahaddin’in torunları Kürtlerle, Alparslan’ın çocukları Türkleri, tekerlekli sandalyesi ile siyonizmin korkulu rüyası olan Şeyh Ahmet Yasin’in torunları Arapları bir çatı altında topladığımız gün Kudüs’te ezan sesleri bir daha hiç kesilmeyecek Allah’ın izniyle.

Son olarak genç kardeşim unutma bu yük senin omuzlarında. Namazlarını kıldıktan sonra ellerini semaya kaldırdığında dudakların

- Kudüs için

- Şeyh Raid Salah için

- Ayasofya için

- Muhammed Mursi için

- Hilafet için kıpırdamadan sakın duanı sonlandırma. Unutma Kudüs için doğmaya da değer ölmeye de.