Festekim Kemâ Umirt (Emrolunduğun Gibi Dosdoğru Ol)

e-Posta Yazdır PDF

Bir memur, amirinden emir doğrultusunda bir söz işittiğinde o emrin altında ezilirim korkusu taşır. Ya denileni yapamazsam, ya istediği gibi olmazsa, ya beğenmezse diye. İki beşer arasında olan ve amir olan beşerin gücü belli olduğu halde memur olan beşerin kalp ritminde oynamalar, nabzında yükselmeler, göz bebeğinde büyümeler ve enzimlerinde düzensizlikler baş gösterir. Bir de bu emri Âlemlerin Rabb’inin verdiğini düşünün. Emri alanında (Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem) Âlemlerin Rabb’inin gücünü ve kuvvetini en ince noktasına kadar bildiğini düşünün. Hatta Âlemlerin Rabb’inin emri vermeden önce işini doğru yapmadığın anda senin şah damarını keseriz (Hakka Suresi 46. Ayeti Kerime) şeklinde tehdit ettiğini düşünün. Sonra verilen emir altında Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in vücudunun vereceği tepkileri düşünün. Ya da düşünmeyin Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in mübarek lisanından okuyalım. 

- İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebû Bekir: “Ey Allah’ın Rasûlü! İhtiyarladın” dedi. Bunu üzerine Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Beni, Hud, Vakıa, Mürselat, Nebe ve Tekvir sûreleri ihtiyarlattı.” (Tirmizi, Tefsir, 57 ve Hakim en Nişaburi, el Müstedrek ale’s Sahihayn, c. 2, s. 374, Dar-u Kütüb’il İlmiyye, Beyrut, 1990)


Nitekim İbn Abbas, Peygamberimize “Emrolunduğun gibi istikamet üzere ol..” ayetinden daha zorlu bir ayet inmediğini, bu yüzden peygamberimizin “Beni Hûd suresi ihtiyarlattı” dediğini bildirir.


Bu emrin Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i ihtiyarlatmasına tabi ki şaşırmadık. Emri veren, emri alan ve emrin ağırlığını idrak eden birinin buna şaşırması düşünülemez. Hele de ortada şah damarı ile yapılan bir tehdit dururken. Peki, bu emir sadece Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i verildi. Yoksa O’nun ihtiyarlamasının nedenlerinden biride bu emrin altından kalkamayacağını düşündüğü Ümmet’i için miydi? 


İstikamet üzere olmak yani dosdoğru yani eğilme ve bükülme göstermeyen bir tavrın sahibi olmak bu dünyanın en zor işidir. Piyasa şartlarına uymadan, kalabalık yığınların peşine takılmadan Allah’ın çizdiği istikamette yürüyebilmek, menfaati olan tarafa meyletmemek dünyanın en zor, ahiretinde en fazla kazandıran işidir. Kolay değildir, saç beyazlatır, insanı ihtiyarlatır ama seni Makam-ı Mahmud’un sahibi olan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e komşu eyler. İstikamet üzere olmak insanların dininden şekil aldığı değil de dinine şekil verdiği modern zamanlarda zordan daha zordur. Ama istikamet üzere olanlara da müjdeler olacağı açıktır. 

Ailede İstikamet

Ailede istikamet deyince akla gelen kız ve erkek çocuğu ayrımıdır. Bir cahiliye geleneği olan kız çocuklarını gömme ve erkek çocukları ile övünme günümüzde aynı ile uygulanmasa da kanında cahiliyenin aktığı kişilerde ne yazık ki görülebilmektedir. Kız çocuğunu elin kızı gibi görmek gibi bir hastalık eskisi kadar olmasa da yaygınlığını korumaktadır. Erkek çocuğunun her yaptığına da bir kılıp bulma çabası toplumdan hiç gitmemiştir zaten. 


Anne ve baba ailede istikamet sahibi olmalıdır. Bu istikamet hem de öyle bir olmalıdır ki bizi ihtiyarlatacak kadar olmalıdır. Ailede istikamet sahibi nasıl olunur?


1- Kız-erkek ayırmadan çocukları eşit sayıda öpülmesi gerekir.

2- Birine gidici diğerine kalıcı gözüyle bakılmaması gerekir.

3- Tabaktaki köfte sayısına kadar maddi bütün unsurlarda eşitliğin sağlanması gerekir.

4- Evet, bir çocuk diğerinden daha fazla sevilebilir. Bunu Yakup Aleyhisselam ve Yusuf Aleyhisselam kıssasından öğreniyoruz. Ama kayırma asla düşünülemez. Zaten biraz aklını kullanan kız çocuğunu daha çok sever. Çünkü Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem erkek çocuğu yetiştirmeye vermediği müjdeleri kız çocuğu yetiştirene vermiştir.

5- İlk çocuk veya son çocuk üzerinden bir propaganda yürütülmesine müsaade edilmemelidir.


Ticarette veya Memuriyette İstikamet

1- Faizin kokusunun ticaret hanemize girmesine müsaade etmeyerek

2- Dükkân benim istediğim saatte açarım veya vatandaşın işi ne beklesin diyerek mesai mefhumundan çalmayarak

3- Adı sekreter veya amcakızı olup olmadığına bakılmadan bir kadınla baş başa kalacak bir duruma mahal vermeyerek

4- Malın iyisini stoklayıp kötüsünü satmaya kalkışmayarak

5- Yalanı ve yalan yere yemini müessesemizde barındırmayarak

6- Ödeme kolaylıkları göstererek

7- Devletin malına el uzatmayarak, devletin malını şahsi işlerimiz için kullanmayarak ve tabi ki rüşvet gibi lanetlenmiş bir şeye bulaşmayarak yaptığımız işte istikamet sahibi olabiliriz.


Bunlar olmadan günümüzde iş yapmanın zor olduğunun bende farkındayım ama zaten kolay olduğunu söylememiştik. İhtiyarlatacak bizi istikamet sahibi olmak. Yoracak, aç bırakacak, birilerinin böyle yaparsan batarsın demesine neden olacak ama haram yemeyecek ve haram konuşmayacağız. Ve bi iznillah arşın gölgesinde gölgelenenlerden olacağız. 


Kardeşlikte İstikamet

Günümüzün en büyük problemli alanlarından biri kardeş olmak. Herkesin tekil bir hayat yaşamayı seçtiği, eğer bir cemaat ve tarikata girmiş ise diğerlerini hayatından tecrit ettiği bir zaman diliminde kardeşliği konuşması da yaşaması da zor. Konuşması ve yaşaması zor olan bir alanda istikamet sahibi olabilmek hepten zor. Kardeşlikte istikamet sahibi olabilmek için;

1- Cemaatine, vakfına, derneğine, oy verdiği partisine bakmadan iman umdelerine iman etmiş, bunları yaşamak için gayret gösteren, bid’at çıkarmayan ve camide bizle beraber meleklere poz veren herkesi kardeş bilerek

2- Kardeş bildiklerimize yaptıkları iyi işlerde destekleyip, kötü işlerde engel olarak

3- Sevgi de ve nefrette aşırıya kaçmayarak

4- Üç günden fazla küs kalmayarak

5- Sevincine ve derdine ortak olarak

6- Ziyaret edip, davet ederek

7- Gözden ırak olanları gönülden de ırak etmeyerek kardeşlik konusunda istikamet gösterebiliriz.


İstikamet zor, ödülü büyük, yapanı az bir iştir. İstikamet, istikamet üzere olacak cengâverleri bekliyor. İstikamet üzere olursak Ayasofya açılır, Mursi zindandan çıkar, Kudüs Siyonistlerden temizlenir, Şeyh Raid Salah felaha erer. O yüzden istikameti de bekletmeyelim, Mursi’yi de Kudüs’ü de Ayasofya’yı da, Şeyh Raid Salah’ı da. Gazamız mübarek olsun.