Kutlu Doğumla Oynayanlar Ve Oyalananlar

e-Posta Yazdır PDF

Müslümanın navigasyonu olan Kuran-ı Kerim ve Sünneti Seniyye’den uzaklaşmaya başladığımız ve kâfirlerin Müslümanları kontrol etmek için kurumlar kurup o kurumların başına istediklerini söyletecekleri adamlar getirdiği günlerden bu yana dinimize olabildiğince bidat girmeye başladı. Asıl gündemimizden bizleri alıkoyup suni gündemlerle meşgul edip gerçeği gizlemek için türlü türlü oyunlar oynanıyor. Bu oyunlar oynanırken de Müslümanların zayıf karnı olan din bu oyunlara alet ediliyor. Birisi çıkıp Kur’an bize yeter deyip bütün Hadis ilmini, Hadis alimlerini yerden yere vuruyor. Diğeri çıkıp İslam’ın önüne antikapitalist, antiemperyalist, sosyalist gibi kelimeler getirip İslam’ı yama ideolojiler seviyesine indirmeye çalışıyor. Bir diğeri de çıkıyor kutlu doğum konferanslarıyla güya Peygamber aleyhissellam’ı anlatıyor. Sahi nedir bu kutlu doğum? Hiç oturup düşündük mü? Hiç aklımıza bu programlarla ilgili sorular takıldı mı? Zihnimiz açılsın diye birkaç soru ile devam edelim.

1- Neden her sene Peygamber aleyhisselam’ın bir yönü anlatılıyor ki? Herhalde böyle giderse insanlar Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’i ölene kadar tanıyamayacaklar. Birinin kulağını tutup işte insan demesi gibi her sene bir konuyu ele alıp işte Peygamber böyleydi demek sizce de abes olmuyor mu? Rahmet peygamberi olduğunu her sene dinlediğimiz Peygamberimizin neden savaş peygamberi olduğu hiç vurgulanmaz? Yönettiği savaşlar, kâfire karşı tutumu, izzetini nasıl koruduğu neden hiç vurgulanmaz? Yoksa biz O’nun bu özelliklerini barındırıyor ama rahmet, merhamet v.s. özelliklerini mi barındırmıyoruz? Toplumu kendi istedikleri sınırlarda tutmak, başkaldırmayan, yanlışa yanlış denilmesini istemeyen odaklar sürekli bu yüzden mi bu konuları işliyor? Zalim sultana karşı hakkı söylemenin en büyük cihadlardan olduğu neden hiç dile getirilmez? Neden faizin Allah ve Resul’üyle savaşmak olduğu hiç vurgulanmaz? İslami bir devlet kurulmadığı sürece yaşadığımız İslam’ı hep eksik yaşayacağımız neden vurgulanmaz? Sahi dinin yakasını ne zaman bırakacaklar?


2- Yapılan konferanslarda kardeşlikten, komşun açken tok yatmamaktan bahsedilir ve peşine bütün İslam coğrafyasının isimleri sayılarak oralara yardım götürmemiz söylenir. Peki, sormazlar mı adama be hacı amca sen bu konferansı yapmak için harcadığın parayı oraya yollasaydın ya daha iyi olmaz mıydı? Allah tanımaz adamların bile artık Allah’tan, kul hakkından bahsettikleri, elliden fazla İslami denilecek kanalın olduğu bir yerde konferansa mı ihtiyaç varmış? Ayrıca bedava olan bu konferanslar kimin hayatında ne değişiklik yapmış? Namaz kılmayan biri namaza mı başlamış, faiz alan biri faiz almayı mı bırakmış, zinadan vazgeçen, televizyonu evinden çıkaran, cemaatini, partisini İslam’ın önüne geçirmeyen bir nesil mi oluşturdu bu konferanslar? Getirisi nedir ki bu işin? Ayrıca bedava olduğu halde dolmayan salonların bir hafta sonra açık saçık sanatçı bozuntuları geldiğinde nasıl dolduğunu kim neyle izah edecek? Sahi bu işleniyor mu kutlu doğumda?


3- Zihin açmaya devam edelim. Sahabenin yapmadığı işi hangi hoca hangi delille beraber yapıyor? Kim sahabenin resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in doğumunu, pastalarla, böreklerle, salonlarda konferanslarda kutladığını iddia edebilir? Sahabe onun doğumuyla ölümüyle değil yaşamıyla ilgilendi. Nasıl olur da onun Sünnet’ini hayatıma geçirebilirim, nasıl olurda bir kişiye daha onun sünnetini anlatabilirim derdindeydiler. O yüzden sahabenin büyükleri hariç Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şeklen tarif edebilen neredeyse yoktu. Çünkü O’nun şekli ve şemailinden daha çok emrettikleri ve yasakladıklarıyla ilgileniyorlardı. İşte o yüzden dünyadan bir dost edinseydim EbuBekir’i edinirdim diye taltif ettiği sahabi daha naaşı mezara konulmadan emanet ettiği devlete başkan seçimi işiyle meşgul oldu. 


4- Konferansların şu yönü de iyi bunu niye hiç konuşmuyoruz diye bir savunmaya girişilebilir. Ama şunu unutmayalım ki büyük bozulmalar küçük sapmalarla başlar. Kanser mikrobu belki ufaktır ama ölüme giden ilk yolculuğa o mikropla çıkıyor insanoğlu. O yüzden boş avuntularla oyalanma vakti değil. Ya her sabah yeni bir sünneti icra etmek için yataktan kalkarız veya kutlu doğumda birilerinin bizimle oynamasına ve bizimde böylece oyalanmamıza devam ederiz.