Biri Soykırım Mı Dedi ???

e-Posta Yazdır PDF

Arkeologların yaptığı araştırmalar neticesin de  Orta Asya da yapılan Andronova  bölgesindeki kazıları başlangıç kabul edersek tarihin  günümüzden 5000 yıl öncesine dayanan  en eski milletlerinden biri olan Türk Milletini bu ithamla yargılamak, insanlığın  en büyük yalanı  en hafif ifadeyle iftiranın dikalasıdır. Hele bunu yapan, tarih boyunca tek dişi kalmış canavar olan,  Avrupa  devletleri  ise iftirayla beraber işin içine aymazlık utanmazlık ve yalancılık da girer.

Söyle ki İslam öncesi tarihinde soykırım olmadığı gibi İslam Dini ile müşerref olduktan sonra dünyada adaletin  kılıcı olan,  mazlumun ve garibanın hamisi olan bu millete bu çamur hiç tutmayacak ve atanların kömürden daha kara suratlarına yapışıp kalacaktır.

Evet soykırımdan bahis edenlerin, bizi soykırımla suçlayanların geçmişlerine  bakarsanız, tarihlerinde soykırımdan başka bir şeyin olmadığı görüleceksiniz.

 Hadi bir göz atalım mı?

Öncelikle kurulduğu günden beri kanla beslenen, ekonomisi silah sanayisine dayanan, temellerinde iki milyon kızıl derilinin kanı olan ABD’den başlayalım. Başkanının  her sene 24 Nisan günü bizi soykırımla suçlayıp suçlamayacağını endişe ve tedirginlik için de takip ettiğimiz ve maalesef devlet yöneticilerimizin  bu sefer de soykırım demedi  trajedi  dedi felaket dedi diye sevine dursun  bu zilleti artık içimize sindiremediğimizi söyleyerek başlamak istiyorum. Zira  asıl soykırımın Kızıl derililere yapılanın olduğunu haykırmamızın vakti geldi de geçiyor bile, asıl trajedinin işgal ettiği Irak ta yaşandığını, yüksek sesle hatırlatmamız lazım bu kovboylara. Asıl felaketin Ebu Gureyb hapishanesinde tutukluların başına gelenler olduğunu  avazımız çıktığınca bağırmalıyız. Biz   zehirli bir tümör gibi büyüyüp dünyanın başına bela olan bu devleti de bunun peşine takılan diğer devletlerin tarihlerini de çok iyi biliyoruz.
İşte Fransa daha 20. yy da Cezayir’ de 1,5 milyon insanı katletmiş 3 milyon insanı kendi ülkelerinde muhacir konumuna düşürmüştür. Afrika’nın bir çok ülkesinde 10 milyonlarca insanın kanına ellerini bulaştırmış bize  romantik diye yutturulan Fransız katiller.

İtalya’dan bahis edelim dilerseniz İtalya sadece Etiyopya’da 200 bin kişiyi bir yılda katletmiş Trablusgarp’ta yaptıklarına hiç girmeyelim bile, zevk olsun diye çadırların önünde taramalı tüfeklerle katlettiği Müslümanların görüntüleri internette izlenme rekorları kırıyor.

Ya sömürgelerinin kanı üzerinde yükselen,  güneş batmayan imparatorluk olan İngiltere’ye ne demeli; sadece Hindistan’da  1876 yılına kadar 25 milyon insanı katletti, Kenya’da 300 bin yerliyi topraklarında hür ve bağımsız yaşamak istedikleri için yok etti  ve daha nice Afrika ve İslam ülkelerini.

Avrupa’nın merkezi olmakla öğünen yeni yetme Devletlerden biri olan Belçika daha kurulur kurulmaz 1908 ‘de 10 milyon Kongoluyu katlederek Haçlı zihniyetini nasıl özümsediğini göstermiştir insanlığa.

Bizi soykırımla suçlayan eskinin korsan   milleti Portekiz, sömürmek için girdikleri Angola’da 500 bin sivili katlederek  zenginliklerine zenginlik katmış müreffeh bir hayatın kapısını aralamıştır ellerinden damlayan kanlarla.

Hele komik olan bir şey daha var ki soykırım denince akla gelen ilk ülke Almanya bile bizi soykırımcı diye ilan etmekteymiş Batı ve Güney Afrika’da yüzbinlerce yerliyi katleden Almanya’nın son hüneri malumunuz Yahudilerle beraber  II. Dünya savaşında  21 milyon insanı kurşuna dizmek, fırınlarda yakmak gaz odalarında zehirlemekti,  barbarlığın kitabını yazan bu  Naziler kendilerine  ortak arıyor  herhal.

Bu bahis böyle uzayıp gider Hollanda’nın uzak doğuda yaptığı katliamlardan  mı? bahis edeyim; Orta Asya’da zulmün envaı  çeşitlerini Müslüman Türklere uygulayan Ruslardan mı?  Yoksa mazlum Filistin halkının üzerine 2015 yılında fosfor mermisi atan terör Devleti İsrail’i mi anlatayım? Dünyanın gözleri önünde Tam da medeni(!) Avrupa kıtasının göbeğinde  312 bin Bosnalı Müslümanı katleden Sırp katileri mi yazayım?

Tarih Bilimi bir denize benzer, içindeki pislikleri er ya da geç dışarı atar. Bütün insanlık görecek ki bizi soykırım yapmakla suçlayan bu katil sürüleri, sadece ellerindeki kanı bulaştırmaya çalışıyorlar, tarihin en merhametli milletine.

Ama nafile bizi soykırım yapmakla suçladıkları Ermenistan’ın ilk başbakanı aynı zamanda Taşnaksutyun  cemiyetinin kurucusu ve lideri  Ovanez  Kaçaznuni  bakın ne diyor yaygara koparılan tehcir yasasıyla ilgili. 1923 parti konferansına sunduğu rapor da ve bütün Avrupa, Rusya ve Ermenistan’da toplatılan kitabında 1915 yazı ve sonbahar dönemlerinde Türkler ne yaptıklarını biliyordu, bu gün pişmanlık duymalarını gerektirecek bir husus bulunmamaktadır. Sonradan da anlaşıldığı üzere Türkiye‘de Ermeni meselesinin çözümü için en uygun yöntem emperyalist devletlerin dolduruşuna gelip, rahat yaşamlarını terk eden Ermenileri devlet kurmak istedikleri bölgeden uzaklaştırmaktı. Gerçek gerçek olarak kalmaktadır ve burası çok  önemli ki Türk egemenliğine karşı onlarca yıldır başlattığımız mücadele Türkiye Ermenistan’nının boşaltılmasıyla sonuçlanmıştır. Buna da Batılıların dolduruşuna gelen biz sebep olduk…’’

Açıklamaya gerek yok, her  şey ortada! Gerçek tarih dostlarına, Selam ve dua ile.