Neden Kadın

e-Posta Yazdır PDF

Derdimiz davamız İslam. Bu davanın bireyleri ister kadın olsun ister erkek olsun herkese düşen bir görev var. Nasıl ki farz terkedilip nafile ibadetler yapılamazsa kişi de üzerine düşen görevi bırakıp başka işler için kollarını sıvayamaz. Hiçbir görev diğerinden değersiz değersiz değildir. Bu veya şu olmasa da olur denilemez. Doktorumuz olsun öğretmenimiz olsun çiftçimiz olmasa da olur denilemediği gibi.

Toplumun en küçük mekanizması ailedir. Neslin devamı hususunda bu mekanizma çok önemlidir. Aileyi oluşturan kadın ve erkek günün birinde anne ve babaya dönüşecek onları bu isim değişikliğine götürecek olan da Rabbimin bir emaneti olacaktır. Bu emaneti korumada her ne kadar anneye daha çok sorumluluk düşse de her ikisi de sorumludur. Babanın helal yollardan kazandığı kazanca artık bu yeni misafirde dâhil olacaktır. Anne dokuz ay on gün karnında taşıdığı bu emanetin dünyaya gözlerini açtıktan sonra iki yıl boyunca da süt ihtiyacını kendisi karşılayacak ve o öyle bir süt ki diğer sütlerle kıyaslanamayacak derede çocuğun ihtiyaç duyduğu her türlü maddeye sahip ve bağışıklık sistemini güçlendirecek nitelikte. Anneye verilen derin bir şefkatle geceleri uykusuz da kalsa, eskiye göre çoğu şeyden kısıtlansa da o bundan şikâyet etmeyecek çocuğun eğitiminde de büyük roller üstlenecek. Bir hamur misali yoğurulmasında da şekillendirilmesinde de diğer bütün aşamalarında da hep o olacak. Görev büyük çünkü hedefimiz Rabbine (c.c)  hayırlı bir kul, Resulüne (s.a.v) hayırlı bir ümmet olan Müslüman nesiller yetiştirmektir. Görev ehil olana verilir. Çocuk doğuracak yapıda olduğu gibi çocuğu eğitecek bir yapıda da olan anne bu işte en ehil kimsedir. Bu yüzdendir ki İslam toplumunu içten çökertmek isteyen çevreler oyunlarını daha çok kadınlar üzerinden yürütmeye çalışır. Kadın-erkek eşitliği, kadının tesettürü, çalışması, miras hakkı, şahitlik meselesi, kocasına itaati konusu vs. hep gündeme getirilir. Sanki kadını da erkeği de yaratan Rabbim haksızlık yapacakmış gibi. Rabbimden gelen bir emire bir mü‘minin cevabı “işittik ve itaat ettik” olmalıdır. İlk günahın asıl suçlusu olarak kadını görenler mi, zamanında kadın insan mıdır diye tartışanlar mı, kadını evi haricinde her türlü ağır işlerde kötü mekânlarda çalıştıranlar mı Müslüman kadının haklarını düşünecek ya da Hristiyan, Yahudi, Budist bir kadın Müslüman bir kadının modeli olacak!

İki insana eşit davranmak adaletli davranmak anlamına gelmez. Bir annenin yeni doğan çocuğuna karşı olan davranışı ile on yaşında olan çocuğuna davranışının aynı olması nasıl olur da adaletli davranmak olur. Elbette yeni doğanın ihtiyacı ile on yaşındaki çocuğun ihtiyacı aynı değildir. Söz gelimi erkeğe ve kadına aynı davranmak birine ne veriyorsak diğerine de onu vermek bunun gibidir. Kadın-erkek eşitliğini bırak kadınlar birbirine eşit midir? İkiz dahi olsa iki insan birbirine eşit olmayacaktır. Herkes farklıdır. Birinin birinden üstün olması için kadın veya erkek olmak, farklılıklara, farklı görev ve sorumluluklara sahip olmak değil takvaca üstün olmak gerekir. Kadın ve erkek birbirinden üstün olmadığı gibi eşitte değildir ancak birbirini tamamlayan eştirler.

Kadınları kandırıp evdeki en önemli görevini yarıda kesip, emaneti başka ellere teslim ettirip sağlam bir İslam toplumuna, Müslüman bir nesil oluşturma gayemize darbe vurmak isteyenlere ne yazık ki Müslüman erkekte kanmakta “evet ben kadından üstünüm”  diye düşünmektedir. Şimdi hangi erkek diyebilir ben Hz. Hatice ve Hz. Aişe’den  (r.anhüma) daha üstünüm. Demek ki üstünlük erkek ya da kadın olmakta değildir. Bu yüzden önce erkek bakışını/görüşünü düzeltmeli, eşine değerli olduğunu, görevinin ciddiyetini hissettirmeli, ona yardım etmeli, hedefe doğru beraber adımlar atmalıdır.

Kadın da bu dünyaya niçin geldiğimizi, çocuğumuzu niçin sevdiğimizi, ona ev, araba, mal bırakmaktan çok, güzel İslam ahlakı bırakmanın ve şefkatiyle onu eğitmesinin önemini,  bu işin büyük sorumluluğunu karşılığındaki büyük ecri hatırlamalı, bir evde iki babaya değil, yeri başkası tarafından doldurulamayan anneye ve babaya ihtiyaç olduğunu bilmelidir.


Nurdan SAĞLAM