İslamoğlu ve ‘Rivayet Kültürü’

e-Posta Yazdır PDF

“Çünkü onların da çoğu uydurulmuş dinden besleniyorlar. Beslendikleri kaynaklar aynı. IŞİD kelle keserken bir rivayet kültürüne dayanıyor. O kültür herkese sirayet etmiş durumda. Bu yüzden IŞİD’in uygulamalarına esaslı bir şekilde itiraz edemiyorlar. İtiraz edecek olsalar dine itiraz etmiş gibi olacaklarını düşünüyorlar. Bazıları da böyle düşünmedikleri halde susuyorlar. Çünkü aforoz edilmek istemiyorlar. İslam’daki aforoz tekfirdir. Tekfir edilmek aforoz edilmek gibidir.”


Evet. Böyle. “Hayır arkadaş, niye sessiz olsunlar, bir sürü âlim ve davetçi bu yapının aşırılıklarına karşı açıklama, bildiri yayımladı; bir çoğu bu hususta makale kaleme aldı. Böyle boyumuzu aşan genellemeler yapıp koca bir ulema kadrosunu töhmet altına itmeyelim” dememiş İslamoğlu. Önceki âlimler hakkında alışkanlık haline getirdiği ‘negatif genellemeler yapma’ tavrının bir benzerini bugünün âlimleri bağlamında Ahmet Hakan’da görünce, ateşe doğru seyirteceği körüğünü hazırlamış, fırsatı kaçırmamış tabi ki!

Evet, Ahmet Hakan’a, hadi onu geçtik Mustafa İslamoğlu’na göre tüm İslâm âlemi, mütefekkirleri ve ilim ehli olan simaları ile IŞİD meselesinde dut yemiş bülbül gibidir! Bu aşırılığın farkında olan bir Ahmet Hakan’ımız, bir de onun çanak sorularına çanak cevaplar veren İslamoğlu’muz var! Helal olsun!


Peki niye bir tek İslamoğlu bu yaramazlığın farkında da, başka herkes suspus!? Farkında mı değiller, yoksa itiraz edip tavır sergilemek işlerine mi gelmiyor!!?


Cevabı İslamoğlu’ndan dinleyelim:

“Çünkü onların da çoğu uydurulmuş dinden besleniyorlar. Beslendikleri kaynaklar aynı. IŞİD kelle keserken bir rivayet kültürüne dayanıyor. O kültür herkese sirayet etmiş durumda.”


Sorunun kaynağı olarak sunulan ve elçabukluğuyla idam sehpasına oturtulan ‘rivayet kültürü’ de ne ola ki!?


Rivayet, yani hadis. İslamoğlu IŞİD’i bahane edip, ümmetin hadis ilmi konusundaki muhkem tavrına ilişiyor. Yo hayır, itiraza medar olan, muhaddislerin de üzerinde tartıştığı bazı hadislerin varlığından söz etmiyor İslamoğlu, teknik bir atıfta bulunmuyor; ‘rivayet kültürü’ diye genelleyerek, ümmetin hadislere bakışını külliyen ademe mahkûm ediyor. IŞİD zulmünün faturasını ‘rivayet kültürü’ne kesiyor.

“Bu ümmet, 14 asırdır ‘rivayet kültürü’ne sahipti, Batı manipülasyonu ve tazyikinin olmadığı dönemlerde neden bu ‘rivayet kültürü’ bu ölçüde büyük bir sorun teşkil etmemişti?” sorusunu ise hiç gündem etmiyor.


IŞİD aşırılığına vücut veren sebeplerden biri olan Batı tasallutuna değinmiyor, Ortadoğu coğrafyasında kan döken İran’ın mezhepçi ve fitne eksenli politikalarını konu edinmiyor.*


Tarihte de belli siyasî/ideolojik çekişmelerde hadisler, rivayetler istismar edilmiş, hatta gruplar kendi duruşlarını destekleyecek hadisler uydurmuştur. Ama işbu arızalı rivayetler işin ehli âlimler tarafından tetkik edilmiş ve paranteze alınmıştır, altlarına dipnotlar düşülmüştür. Dahası, bu tür sipariş sözlerin hadis diye dolaşıma sokulma çabasından yola çıkarak, ‘rivayet kültürü’nü bu ölçüde hoyrat bir toptancılıkla ezip geçmek aklı başında kimsenin, hiçbir âlimin zihninin ucundan geçmemiştir.


Üstelik aynı İslamoğlu röportajın bir yerinde de, “Bu insanlar, kendi yorumlarını mutlaklaştırıyorlar. ‘Bu benim yorumum’ demiyorlar. Yorumlarını dinleştiriyorlar. ‘Bu benim yorumum’ diyen bir Müslüman, kendi yorumunu mutlak doğru olarak algılamaz.” diyor.


Kendisi dışındakileri ‘yorumlarını mutlaklaştıranlar’ olarak yaftalarken hayli iştahlı bir jargon kullanan İslamoğlu, ‘rivayet kültürü’ diye isimlendirdiği bütünü ‘tüm kötülüklerin anası’ gibi sunarken sergilediği mutlakçı ve keskin tavrı görmezden gelmemizi mi bekliyor!?


İslamoğlu, kendi yorumunu mutlaklaştırmadığını iddia ediyorsa, geçmişten, ilmî anlamda, rivayet kültürümüzle ilgili değerlendirmelerini teyid eden referanslar göstermelidir. Ulemanın büyük çoğunluğunun yaklaşımını yok sayan nevzuhur tavrının çok net bir ‘kendi yorumunu mutlaklaştırma’ ameliyesi olduğunu görebilmesi için bu elzemdir.

* http://www.timeturk.com/tr/2014/10/01/ahmet-hakan-sordu-mustafa-islamoglu-cevapladi.html#.VEAYSVfgVFc