Kibârı Kelam (Ehlullâh’ın Dilinden…) 18

e-Posta Yazdır PDF

Fakirler ve Zenginlerin Tercihleri

وَعَنْ سُفْيَانَ الثَّوْرِيِّ (رَحِمَهُ اللّٰهُ) اَنَّهُ قَالَ: اِخْتَارَ الْفُقَرَاءُ خَمْسًا، وَاخْتَارَ الْاَغْنِيَاءُ خَمْسًا. اِخْتَارَ الْفُقَرَاءُ: رَاحَةَ النَّفْسِ، وَفَرَاغَةَ الْقَلْبِ، وَعُبُودِيَّةَ الرَّبِّ، وَخِفَّةَ الْحِسَابِ، وَالدَّرَجَةَ الْعُلْيَا. وَاخْتَارَ الْاَغْنِيَاءُ: تَعَبَ النَّفْسِ، وَشُغْلَ الْقَلْبِ، وَعُبُودِيَّةَ الدُّنْيَا، وَشِدَّةَ الْحِسَابِ، وَالدَّرَجَةَ السُّفْلٰى.

Süfyân-ı Sevrî (rahimehullah) şöyle demiştir: “Fakirler (şu) beş şeyi, zenginler de (şu) beş şeyi seçmiş ve tercih etmişlerdir. Fukara: gönül rahatını, kalbin (mâsivallahtan) boşalmasını, rabbe kulluğu, hesabın hafifliğini ve yüksek dereceleri seçtiler. Zengiler ise: Gönül yorgunluğunu, kalb meşguliyetini, dünyaya tapmayı, hesabın şiddetlisini ve süflî alçak dereceleri seçtiler.”

 

Tefekkürün Semeresi

وَعَنْ جُمْهُورِ الْعُلَمَاءِ اَنَّ الْفِكْرَةَ عَلٰى خَمْسَةِ اَوْجُهٍ: فِكْرَةٌ فِى آيَاتِ اللّٰهِ، يَتَوَلَّدُ مِنْهَا التَّوْحِيدُ وَالْيَقِينُ. وَفِكْرَةٌ فِى آلَاءِاللّٰهِ، يَتَوَلَّدُ مِنْهَا الْمَحَبَّةُ. وَفِكْرَةٌ فِى وَعْدِاللّٰهِ تَعَلٰى، يَتَوَلَّدُ مِنْهَا الرَّغْبَةُ. وَفِكْرَةٌ فِى وَعِيدِ اللّٰهِ، يَتَوَلَّدُ مِنْهَا الْهَيْبَةُ. وَفِكْرَةٌ فِى تَقْصِيرِ نَفْسِهِ عَنِ الطَّاعَةِ مَعَ اِحْسَانِ اللّٰهِ الَيْهِ، يَتَوَلَّدُ مِنْهَا الْحَيَاءُ.

Cumhûr-u Ülemâ’dan bazıları buyurmuştur ki: “Hiç şüphesiz! Tefekkür, beş çeşittir.

1-   Allah’ın âyetlerini tefekkür, bundan tevhid ve yakîn doğar.

2-   Allah’ın nimetlerini tefekkür, bundan muhabbet doğar.

3-   Allah’ın va‘dini tefekkür, bundan (ahirete) rağbet doğar.

4-   Allah’ın azabını tefekkür, bundan heybet (Allah korkusu) doğar.

5-   Allah’ın, kendisine yaptığı bunca ihsana rağmen taatteki noksanlığını tefekkkür, bundan haya doğar.”

 

Takva’nın Önündeki Engeller

وَعَنْ بَعْضِ الْحُكَمَاءِ: بَيْنَ يَدَىِ التَّقْوٰى خَمْسُ عَقَبَاتٍ، مَنْ جَاوَزَهَا نَالَ التَّقْوٰى. اَوَّلُهَا: اِخْتِيَارُ الشِّدَّةِ عَلَى النِّعْمَةِ. وَثَانِيهَا: اِخْتِيَارُ الْجُهْدِ عَلَى الرَّاحَةِ. وَثَالِثُهَا: اِخْتِيَارُ الذُّلِّ عَلَى الْعِزِّ. وَرَابِعُهَا: اِخْتِيَارُ السُّكُوتِ عَلَى الْفُضُولِ. وَخَامِسُهَا: اِخْتِيَارُ الْمَوْتِ عَلَى الْحَيَاةِ.

Hikmet ehli bazı zatlar buyurmuştur ki; “Takva (üzere hayat yaşamak isteye)nin önünde (şu) beş netice vardır. Birincisi: Darlığı nimete tercih etmek; İkincisi: Gayreti rahata tercih etmek; Üçüncüsü: Zilleti izzete tercih etmek; Dördüncüsü: Susmayı fuzuli kelama tercih etmek; Beşincisi: Ölümü yaşamaya tercih etmek.”

 

Acele Etmenin Sünnet Olduğu Yerler

وَعَنْ خَاتِمِ الْاَصَمِّ رَحِمَهُ اللّٰهُ اَنَّهُ قَالَ: اَلْعَجَلَةُ مِنَ الشَّيْطَانِ اِلَّا فِى خَمْسِ مَوَاضِعَ. فَاِنَّهَا مِنْ سُنَنِ رَسُولِ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيهِ وَسَلَّمَ. اِطْعَامُ الضَّيْفِ اِذَا نَزَلَ، وَتَجْهِيزُ الْمَيِّتِ اِذَا مَاتَ، وَتَزْوِيجُ الْبِنْتِ اِذَا بَلَغَتْ، وَقَضَاءُ الدَّيْنِ اِذَا وَجَبَ، وَالتَّوْبَةُ مِنَ الذَّنْبِ اِذَا فَرَطَ.

Hâtem-i Esam (rahimehullah) buyurmuştur ki: “Beş yer hariç, acele etmek şeytandandır. Zira o beş şey Rasûlüllah (sallallahu aleyhi vesellem)’in sünnetlerindendir. Geldiği zaman misafire ikramda acele etmek. Öldüğü zaman ölünün teçhiz, tekfin ve defnini acele yapmak. Buluğa ulaştığında kız çocuğunu evermede acele etmek. Borçlandığı vakit ödemede acele etmek. Hata ettiğinde günahına tevbeyi acele etmek.”

 

İblisin Şakaveti, Adem (a.s.)’ın Saadeti

وَقَالَ مُحَمَّدُ بْنُ الدُّورِيِّ: شَقِىَ اِبْلِيسُ بِخَمْسَةِ اَشْيَاءَ: لَمْ يُقِرَّ بِالذَّنْبِ، وَلَمْ يَنْدَمْ، وَلَمْ يَلُمْ نَفْسَهُ، وَلَمْ يَعْزِمْ عَلَى التَّوْبَةِ، وَقَنَطَ مِنْ رَحْمَةِاللّٰهِ. وَسَعِدَ آدَمُ بِخَمْسَةِ اَشْيَاءَ: اَقَرَّ بِالذَّنْبِ، وَنَدِمَ عَلَيْهِ، وَلَامَ نَفْسَهُ، وَاَسْرَعَ فِى التَّوْبَةِ، وَلَمْ يَقْنُطْ مِنْ رَحْمَةِاللّٰهِ.

Muhammed b. Ed-Dûrî (rahimehullah) buyurmuştur ki: “İblis (şu) beş şeyle şakî (kötü) oldu: (İşlemiş olduğu) günahı kabul etmedi, pişman da olmadı, nefsini kötülemedi, tevbe etmeye azmetmedi ve Allah’ın rahmetinden ümidini kesti. Adem (aleyhisselam) ise (şu) beş şey ile saîd ve mutlu oldu: Hatasını kabul etti, ona pişman oldu, nefsini kötüledi, tevbe etmeye acele etti, Allah’ın rahmetinden ümit kesmedi.”

 

Neyi İstersen Ona Göre Davran

وَعَنْ شَقِيقِ الْبَلْخِىِّ رَحِمَهُ اللّٰهُ اَنَّهُ قَالَ: عَلَيْكُمْ بِخَمْسِ خِصَالٍ فَاعْمَلُوهَا. اُعْبُدُوا اللّٰهَ بِقَدْرِحَاجَتِكُمْ اِلَيْهِ، وَخُذُوا مِنَ الدُّنْيَا بِقَدْرِ عُمْرِكُمْ فِيهَا، وَاَذْنِبُوا اللّٰهَ بِقَدْرِ طَاقَتِكُمْ عَلٰى عَذَابِهِ، وَتَزَوَّدُوا فِى الدُّنْيَا بِقَدْرِ مَكْثِكُمْ فِى الْقَبْرِ، وَاعْمَلُوا لِلْجَنَّةِ بِقَدْرِ مَا تُرِدُونَ فِيهَا الْمَقَامَ.

Şakîki Belhî (rahimehullah) buyurmuştur ki: “Sizin şu beş şeyle amel etmeniz gerekir: Allah’a, ona ihtiyacınız olduğu kadar ibadet edin. Dünyadan, orada yaşayacağınız kadar alın. Allah’u Teâlâ’ya karşı azabına dayanabileceğiniz kadar günah işleyin. Kabirde bekleyeceğiniz kadar dünyada iken yanınıza azık alınız. Cennet için, orada istediğiniz makama göre amel edin.”

 

 

Sevilen Beş şey, Unutulan Beş şey

قَالَ النَّبِيُّ عَلَيْهِ السَّلَامُ: سَيَاْتِى عَلٰى اُمَّتِى زَمَانٌ يُحِبُّونَ الْخَمْسَ وَيَنْسَوْنَ الْخَمْسَ. يُحِبُّونَ الدُّنْيَا وَيَنْسَوْنَ الْآخِرَةَ، وَيُحِبُّونَ الْحَيَاةَ وَيَنْسَوْنَ الْمَوْتَ، وَيُحِبُّونَ الْقُصُورَ وَيَنْسَوْنَ الْقُبُورَ، وَيُحِبُّونَ الْمَالَ وَيَنْسَوْنَ الْحِسَابَ، وَيُحِبُّونَ الْخَلْقَ وَيَنْسَوْنَ الْخَالِقَ.


Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) buyurmuştur ki: “Ümmetim üzerine öyle bir zaman gelecek ki onlar beş şeyi sevip beş şeyi unutacaklar. Dünyayı sevip ahireti unutacaklar; yaşamayı sevip ölümü unutacaklar; köşk ve sarayları sevip kabri unutacaklar; malı sevip hesabı unutacaklar; mahluku sevip Hâlık olan (Allah’ı) unutacaklar.”