Kibâr-ı Kelâm (Ehlullahın Dilinden...) 15

Yazdır

En Zor Dört Amel

Hz. Ali (radiyallahu anh) buyurmuştur ki; “Şüphesiz ki Amellerin en zorları (şu) dört haslettir: Kızgınlık anında affedebilmek, zorluk ve darlık zamanında cömertlik yapabilmek, yabancı bir kadınla yalnız bir ortamda başbaşa kaldığında iffetini muhafaza edebilmek, Kendisinden korktuğun veya iyilik görmeği ümit ettiğin kimseye karşı hakkı konuşabilmek.”


Günahkar Kula Tanınan Dört Fırsat

Sa‘d bin Bilal (rahimehullah) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ki, kul bir günah işl ediği vakit Allah’u Teâlâ ona dört hasletle iyilik ve ihsan eder. O kuldan rızkı kesmez (ona ihsan etmiş olur), ondan sıhhati almaz, (işlediği) günahı onun aleyhine açığa çıkarmaz (günahını gizleyerek kuluna ihsan etmiş olur.), onu (işlediği bu günahından dolayı) hemen cezalandırmaz, (ona nadim olup, tevbe etme fırsatı tanıyarak yine ihsan etmiş olur.)”


Hiçbir Bahanenin Geçerli Olmayacağı Gün 


Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ki Allah’u Teâlâ kıyamet günü dört kişiyle dört sınıf insana delil gösterir. Zenginlere Davut (aleyhisselam)’ın oğlu Süleyman (aleyhisselam)’ı, Kölelere Yusuf (aleyhisselam)’ı, Hastalara Eyyûb (aleyhisselam)’ı, Fakirlere de İsa (aleyhisselam)’ı.”


Kadrü Kıymeti Bilinmeyen Dört Şey 

Hâtem el-Esam (rahimehullah) buyurmuştur ki: “Dört şey vardır ki onların kadrü kıymetini şu dört kişi hariç kimse bilmez: Gençlik! Onun kıymetini ancak yaşlılar bilir, Afiyet! Onun kıymetini ancak bela ve musibete uğrayan bilir, Sıhhat! Onun kıymetini ancak hastalar bilir, Hayat! Onun kıymetini de ancak ölüler bilir. (salih amel ve hayır hasenatla rabbisinin huzuruna çıkamayan kişi, bu hayatın kıymetini orda anlayacaktır.)”


Yanlış Yerlerde Aradığımız Dört Şey

Hâmid el-Leffâf (rahimehullah) buyurmuştur ki: “İstediğimiz dört şey vardır ki, onlara ulaşmada yanlış yol izleyerek hata yapıyoruz ve onları başka yerde buluyoruz: Zenginliği mal (çokluğunda) arıyoruz ama onu kanaatte buluyoruz. Rahatı servette arıyoruz ama onu az mal da buluyoruz. Lezzet ve zevkleri nimetlerde arıyoruz ama onları sahih ve sıhhatli bir bedende buluyoruz. Rızkı yerde arıyoruz ama onu semada buluyoruz.”1

1.  (zira Allah’u Teâlâ, mü’min suresi 13. Ayette “0, 0 -Yüce Yaratıcıdır ki: Size âyetlerini gösteriyor ve sizin için gökten bir rızık indiriyor. -Bu âyetleri- Hak’ka dönenlerden başkası anıp düşünemez.” buyuruyor.)


İnsanı Bekleyen Dört Soyguncu

Hikmet ehli bazı zatlar buyurmuştur ki; “Ademoğlunu dört soyguncu beklemektedir. Ölüm meleği ruhunu soyar (alır), varisler malını soyar, kurtlar cismani (bedenini) soyar, hasımları da kıyamet günü amelini soyar (alır).


Bela ve Musibetlere Sabrın Mükafatı

Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet günü olunca mizan kurulur ve namaz ehli olanlar getirilir ve kılmış oldukları namazların ecirleri, tartılarak (tam olarak) kendilerine ödenir. Sonra oruç ehli olanlar getirilir ve onlara da tartı ile ecirleri (tam olarak) ödenir, sonra hac ehli olanlar getirilir ve onlara da ecirleri tartı ile (tam olarak) ödenir. Daha sonra (dünyada kendilerine) bela verilenler getirilir. Onlar için ne mizan kurulur ne de divan açılır. (bela ve musibetlere sabretmelerine karşılık) onlara ecirleri hesapsız olarak ödenir. (ancak bu ödeme o kadar fazladır ki, dünyada iken) afiyet ehli olanlar, Allah’u Teâlâ’nın (verdiği) sevabın bu kadar çok olmasından dolayı “keşke bizde dünyada onların yerinde olsaydık” diye temenni etmeye başlarlar.”


Cennet İçin Ertelenmesi Gereken Dört Şey

Hâtem el-Esam (rahimehullah) buyurmuştur ki: “Dört şeyi (şu) dört şeye erteleyen cenneti bulur: Uykuyu kabre, övünmeyi mizana, rahatı sırata, istek ve arzuyu cennete.”