Kibâr-ı Kelâm (Ehlullahın Dilinden...)11

e-Posta Yazdır PDF

Kamil İmana Götüren Üç Güzellik


قَالَ مَالِكُ بْنُ دِينَارٍ: اَحْسِنْ ثَلَاثًا بِثَلَاثٍ حَتّٰى تَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ، اَلْكِبْرَ بِالتَّوَاضُعِ وَالْحِرْصَ بِالْقَنَاعَةِ وَالْحَسَدَ بِالنَّصِيحَةِ

Malik bin dinar1 (radiyallahu anh) buyurdu ki; “Üç şeyi üç şey düzelt ki kamil iman sahibi kimselerden olasın. Kibirlenmeyi tevazu ile, (dünya) hırsını (elinde olana) kanaatle, (başkasında olan nimeti çekemeyip ona) haset etmeyi de (nefsine) nasihatle (düzelt.)”2

1. Tabiinden. Evliyaullahın büyüklerinden. 

2. İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 12



İbadet Ticaretinin Sermayesi Ve Kazancı 

وَقِيلَ: اَلْعِبَادَةُ حِرْفَةٌ وَحَانُوتُهَا الْخَلْوَةُ وَرَاْسُ مَالِهَا التَّقْوٰى وَرِبْحُهَا الْجَنَّةُ
Denildi ki; “İbadet: bir iş, ticaret, meslek (gibi)dir. (bu ticaretin) Dükkanı yalnızlık, sermayesi takva, (elde edilecek olan) kâr ve kazancı ise cennettir.”1 
(İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 12)



Dünya Ve Ahiretin Anahtarı

وَعَنِ ابْنِ سُلَيْمَانَ الدّٰرَانِىِّ اَنَّهُ قَالَ: اَصْلُ كُلِّ خَيْرٍ فِى الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ الْخَوْفُ مِنَ اللّٰهِ وَمِفْتَاحُ الدُّنْيَا الشَّبَّعُ وَمِفْتَاحُ الْآخِرَةِ الْجُوعُ

İbni Süleymân ed-Dârânî1  (rahmetullahi aleyh) buyurmuştur ki; “Dünya ve ahiret hayırlarının tamamının aslı Allah korkusudur. Dünyanın anahtarı doymak, Ahiretin anahtarı ise açlıktır.”2   
1. Evliyaullahın büyüklerinden. İlk zâhidlerden. Dımaşk’ın Dârân veya Der‘iye köyünde doğdu. Suriye bölgesinin en eski sûfîlerinden biri olup aslen Vâsıtlıdır. Gençlik döneminden sonra tasavvufa yöneldi; özellikle aç kalmaya önem veren, riyâzetlerle dolu bir zühd hayatı yaşadı ve bundan dolayı “bündârü’l-câiîn” (açların önderi) lakabını aldı. 2. İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 12



Marifetullah’a Ermiş Kulun Ahvali 

وَعَنْ ذِى النُّونِ الْمِصْرِىِّ كُلُّ خَائِفٍ هَارِبٌ وَكُلُّ رَاغِبٍ طَالِبٌ وَكُلُّ آنِسٍ بِاللّٰهِ مُسْتَوْحِشٌ عَنْ نَفْسِهِ

Zünnûn-i Mısrî (rahmetullahi aleyh) şöyle buyurmuştur; “Her korkan korktuğundan kaçar, her isteyen istediğini arar, Allah’u Teâlâ ile ünsiyet kurup dostluğunu devam ettirmek isteyen herkes nefsinden kaçar, (onun isteklerine muhalefet eder).”

وَقَالَ اَلْعَارِفُ بِاللّٰهِ تَعَالٰى اَسِيرٌ وَقَلْبُهُ بَصِيرٌ وَعَمَلُهُ لِلّٰهِ كَثِيرٌ

Yine buyurdular ki; “Arif-i billah olanlar (Allah’ın aşkına bağlı ve) esir, kalbi gören ve Allah için olan ameli çok olanlardır.”

وَقَالَ اَلْعَارِفُ بِاللّٰهِ تَعَالٰى وَفِيٌّ وَقَلْبُهُ ذَكِيُّ وَعَمَلُهُ لِلّٰهِ زَكِيٌّ

Yine buyurdular ki; “Arif-i billah olanlar (Allah’a vermiş oldukları kulluk sözüne) vefakar, kalbi (Allah aşkıyla) yanan ve Allah için olan ameli (gösteriş ve kendini beğenme gibi kötü huylardan) saf ve temiz olanlardır.”1 (İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 12)


Marifetullah’a Ermenin Meyvesi

وَعَنْ بَعْضِ الْحُكَمَاءِ مَنْ عَرَفَ اللّٰهَ لَمْ يَكُنْ لَهُ مَعَ الْخَلْقِ لَذَّةٌ وَمَنْ عَرَفَ الدُّنْيَا لَمْ يَكُنْ لَهُ فِيهَا رَغْبَةٌ وَمَنْ عَرَفَ عَدْلَ اللّٰهِ تَعَالٰى لَمْ يَتَقَدَّمْ اِلَيْهِ الْخُصَمَاءُ

Hikmet ehli bazı Zâtlar buyurmuşlardır ki; “Allah’u Teâlâ hazretlerini hakkıyla tanımak marifetine erişen kimse mahlukat ile beraber olmaktan bir tat ve keyif alamaz. 

Dünyanın gerçek yüzünü gören kimsenin dünyaya rağbet ve isteği kalmaz. (Çünkü dünya çürümüş leş hükmündedir.)

Allah’u Teâlâ’nın adaletini (gerçek manada) idrak eden kimseye hasım ve düşmanlarının (korkusu) onun önüne geçip ona (korku) salamaz.”1  (İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 12)


Rasûlüllah (s.a.v.)’ın Hz. Ebû Zer’e Tavsiyesi

رُوِىَ عَنِ رَسُولِ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ اَنَّهُ قَالَ لِاَبِى ذَرٍّالْغِفَارِىِّ رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُ: يَا اَبَا ذَرٍّ جَدِّدِ السَّفِينَةَ فَاِنَّ الْبَحْرَ عَمِيقٌ وَخُذِ الزَّادَ كَامِلاً فَاِنَّ السَّفَرَ بَعِيدٌ وَخَفِّفِ الْحِمْلَ فَاِنَّ الْعَقَبَةَ كَؤُدٌ وَاَخْلِصِ الْعَمَلَ فَاِنَّ النَّاقِدَ بَصِيرٌ

Rasûlüllah (sallallahu aleyhi vesellem)’in Ebû Zer el-Ğifarî (radiyallahu anh)’a şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir;

“Ey Ebû Zer! Gemini yenile çünkü deniz çok derin. Azığını yanına tam al çünkü (sırât) yolu çok uzun. (günah) Yükünü hafiflet çünkü (ahiret) geçidi çok çetin. Amelinde ihlaslı ol çünkü hesaba çekecek olan (Allah (c.c.) her şeyi hakkıyla) gören (ve bilen)dir.”1 ( İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 12)


Kamil İmana Götüren Üç Güzellik

وَعَنْ بَعْضِ الْحُكَمَاءِ اَرْبَعَةٌ حَسَنٌ وَلٰكِنَّ اَرْبَعَةٌ مِنْهَا اَحْسَنُ. اَلْحَيَاءُ مِنَ الرِّجَالِ حَسَنٌ وَلٰكِنَّ مِنَ الْمَرْأَةِ اَحْسَنُ. وَالْعَدْلُ مِنْ كُلِّ اَحَدٍ حَسَنٌ وَلٰكِنَّهُ مِنَ الْاُمَرَاءِ اَحْسَنُ. وَالتَّوْبَةُ مِنَ الشَّيْخِ حَسَنٌ وَلٰكِنَّهُ مِنَ الشَّابِّ اَحْسَنُ. وَالْجُودُ مِنَ الْاَغْنِيَاءِ حَسَنٌ وَلٰكِنَّهُ مِنَ الْفُقَرَاءِ اَحْسَنُ
Hikmet ehli bazı Zâtlar buyurmuşlardır ki; “Dört şey vardır ki bunlar güzeldir. Fakat dört şeyde vardır ki bunlardan daha güzeldir.”
“Utanma ve haya duygusu erkeklerde güzeldir ancak kadınlarda daha güzeldir.”
“Herkesin adaletli olması güzeldir ancak elinde yetki bulunan emir sahiplerinin adaletli olması daha güzeldir.”
“Yaşlının tevbe etmesi güzeldir ancak gencin tevbe ve istiğfarı daha güzledir.”
“Zenginin cömertliği güzeldir ancak fakir bir kimsenin cömertliği daha güzeldir.”1 (İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 12)