Kibâr-ı Kelâm (Ehlullâh’ın Dilinden…) 6

e-Posta Yazdır PDF

ÖĞRENİLEN İLİMDEN FAYDA GÖRMENİN ÜÇ ŞARTI


Rivayet olundu ki; “Beni israil’den bir adam, Musa (a.s)’a inen ilimden seksen mesele topladı (öğrendi) fakat (öğrendiği) bu ilimden bir fayda görmedi. Allah’u Teâlâ’da peygamberlerine bu toplayıcıya şunları söylemesini vahyetti: “İlimden bir çok meseleyi daha toplasan (öğrensen) şu üç şey ile amel etmedikçe (öğrendiklerinin) sana bir faydası olmaz.


Dünyayı sevme! Çünkü o mü’minlerin evi değildir.


Şeytana arkadaşlık yapma! Çünkü o mü’minlerin arkadaşı değildir.


Hiç kimseye eziyet etme! Çünkü eziyet etmek mü’minlerin sanatı (yapacağı işi), âdeti değildir.1”

(1 İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 6)




İLÂHÎ SENİ AFFINLA İSTERİM

Ebu Süleyman ed-Darani (r.a) münacatında şöyle söylediği rivayet edilmiştir; “Ey Allah’ım! Eğer sen beni günahımla istersen ben seni affınla isterim. Eğer sen beni cimriliğimle istersen ben seni cömertliğinle isterim. Eğer sen beni cehenneme atarsan hiç şüphesiz seni sevdiğimi tüm cehennemliklere söyler haber veririm. 2”(2 İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 7)




İNSANLARIN EN MESUT VE BAHTİYAR OLANI

Denildi ki; “İnsanların en saadetlisi: kendisi için (Allah’u Teâlâ’nın her daim kendisiyle beraber olduğu hakikatini) bilen bir kalbi olan, (Allah’u Teâlâ’dan gelen her türlü bela ve musibete) sabreden bir bedeni olan ve (Allah’u Teâlâ’nın kendisi hakkında takdir ettiğine razı olup) elindekine kanaat eden kimsedir.3” (3 İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 7)



KİŞİYİ HELAK EDEN DAVRANIŞLAR

İbrahim en-Nehaî4 (r.a) buyurmuştur ki; “Sizden evvelkiler ancak şu üç şey ile helak olmuşlardır;

Boş ve faydasız şeyleri konuşmakla,
Gerekmediği halde ve çok yemekle,
Çok uyumakla.5” 

(4 Tabiinin en büyük fıkıh ve hadis âlimlerinden.5 İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 7)




GÜNAHIN KÜÇÜKLÜĞÜNE DEĞİL KİME KARŞI İŞLEDİĞİNE BAK

Denildi ki; “Allah’u Teâlâ Üzeyir (a.s)’a vahyetti ve buyurdu ki; “Ey Üzeyir! Küçük bir günah işlediğin zaman o günahın küçüklüğüne bakma, kime karşı işlediğine bak. (Allah) Sana küçük bir hayır nasip ettiği zaman o hayrın küçüklüğüne bakma, o hayrı sana kimin gönderdiğine verdiğine bak. Sana bir bela isabet ettiği zaman nasıl ki senin günahın bana yükseldiğinde ben seni meleklerime şikayet etmiyorsam sende beni mahlukatıma (yarattığım insanlara) şikayet etme.9
(9 İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa )




AHİRETİ İÇİN ÇALIŞANIN DÜNYASINA ALLAH KÂFİDİR


Hz. Ali (r.a) buyurmuştur ki;

“Kendisinde Allah’u Teâlâ’nın sünneti, rasûlünün sünneti ve Allah dostlarının sünneti bulunmayan kişinin elinde hiçbir şeyi (sermayesi) yoktur. Denildi ki; Allah’u Teâlâ’nın sünneti nedir ki? Sırrı gizlemektir. Denildi ki; Allah rasûlünün sünneti nedir? İnsanlar ile hoş geçinmek, gönül almak ve idareli davranmaktır. Denildi ki; Allah dostlarının sünneti nedir? İnsanlardan eza ve cefa yükünü kaldırmaktır.

Bizden evvelkiler şu üç hasleti birbirlerine hem tavsiye eder hem de yazarlardı; Her kim ahireti için çalışırsa onun dini ve dünyasına Allah kâfidir. Her kim gizli hallerini güzelleştirirse Allah’u Teâlâ da onun aleni hallerini güzelleştirir. Ve her kim Allah ile arasını düzeltirse Allah’u Teâlâ da insanlar ile onun arasını düzeltir.7”
(7 İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 7)




MÜJDEYE NAİL OLUNACAK AMELLER

Yahya bin Muaz er-Razi (r.a) buyurmuştur ki; “(ölüp gitmek suretiyle) Dünya kendisini terk etmeden önce (canını ve malını Allah yolunda harcayarak) dünyayı terk edene müjdeler olsun! Girmeden önce (kendisine arkadaş olacak salih amellerle) kabrini bina edene müjdeler olsun! Huzuruna varmadan önce (emirlerine sarılıp yasaklarından sakınmak suretiyle) rabbini razı edene müjdeler olsun!6”
(6 İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 7)




KİŞİNİN İÇİNDE BULUNMASI GEREKEN HAL

Hz. Ali (r.a) buyurmuştur ki; “Allah katında insanların en hayırlısı ol (mak için çalış). Nefsinin katında (ona uymayarak ona göre) insanların en şerlisi ol. İnsanların yanında onlardan biri ol. (kibirlenme, böbürlenme, kendini onlardan üstün bilme)8” (8 İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 7)




İLİM

İmam Mâlik hazretlerine (rh.a): İlim talebine ne dersin? diye sorulunca:

Çok güzeldir, fakat öğreneceğin, günlük yaşayışında sana lâzım olan ilim olsun, demiştir.10

İmam Mâlik buyuruyor ki: “İlim, fazla okuyup rivayet etmek değildir; belki Allah Teâlâ’nın dilediği kimseye verdiği bir nûrdur.” 11

[Âlim]

Hazret’i Ömer (r.a): “İlim öğrenin, ilimle beraber ağır başlılığı, yumuşaklığı da öğrenin, hocalarınıza karşı alçak gönüllü olun, sizden öğrenenler de size böyle olsun. Sakın, âlimlerin kibirlilerinden olmayın, çünkü böyle olursanız, ilminiz, cehlinize üstün gelemez.”12

Bişr b. Haris (k.s): “İlmiyle riyaset isteyen, Allah Teâlâ’ya düşmanlıkla yaklaşır. Yerde ve gökte sevilmez.” demiştir.13

İbn Mes’ûd (r.a): “Siz arzularınızın ilme tâbi olduğu bir zamanda bulunuyorsunuz. Bir zaman gelecek ilim, arzuya uyacaktır.”14

(10 İmam Gazâlî, İhyâu 'Ulûmi'd-Din, 1/71. 11 İmam Gazâlî, İhyâu 'Ulûmi'd-Din, 1/ 72. 12 İmam Gazâlî İhyâu 'Ulûmi'd-Din, 1/192. 13 İmam Gazâlî İhyâu 'Ulûmi'd-Din, 1/193. 14 İmam Gazâlî İhyâu 'Ulûmi'd-Din, 1/203.)