Kibâr-ı Kelâm (Ehlullâh’ın Dilinden…) 4

e-Posta Yazdır PDF

Kurtarıcı Üç Şey, Helak Edici Üç Şey, (Allah Katında) Dereceye (Sebep) Olan Üç Şey, (Hatalara) Keffaret Olan Üç Şey

Ebu Hüreyre (r.a)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir; “Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurmuşlardır ki; “Üç şey kurtarıcıdır, üç şey helak edicidir, üç şey (Allah katında) dereceye (sebep) olur ve üç şey de (hatalara) kefarettir.


Kurtarıcı olanlar: Gizlide ve açıkta Allah’u Teâlâ’dan korkmak, Zenginlikte ve fakirlikte doğruluktan ayrılmayıp Allah’ı unutmamak, rıza halinde de gazap halinde de adaletli olmak.


Helak edici olanlar: Şiddetli cimrilik, tabi olunan peşinden gidilen heva ve heves, kişinin nefsini şımartması.


Allah katında dereceye sebep olanlar: Selamı yaymak (karşılaştığı tüm Müslümanlara selam vermek), (muhtaç olanlara) yemek yedirmek, gece namazı (teheccüd) kılmak.



Hatalara kefaret olanlar: Şiddetli soğuklarda bile hakkını vererek Abdest almak, cemaate gitmek için adım atmak, bir vakit namazdan sonra diğerini beklemek.8” (8 İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 5)


HELAK EDİCİ ÜÇ ŞEY

Hz. Abdullah ibni Mesud (r.a) buyurmuştur ki; “Nice kimseler vardır ki; nimetle (yavaş yavaş) makam ve mevkilere ulaşarak (aldatılmış), övülerek fitneye düşürülmüş, (Allah’u Teâlâ’nın işlemiş olduğu) günahlarını setr etmesiyle (nefsi şımarıp) gururlanarak (helak olmuştur.)6”(6 İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 5)



ALLAH’u Teâlâ, Melekleri ve Müslümanların kişiyi sevmesi ne ile olur?

Hz. Osman (r.a) buyurmuştur ki; “Kim dünyayı terk ederse Allah onu sever. Kim günahları terk ederse Melekler onu sever. Ve her kim Müslümanların malından tamahkârlığı keserse Müslümanlar onu sever.4”(4 İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 5)


ÜÇ TEMEL PRENSİP

Geçim darlığından şikâyet etmemek, Dünyevî şeylere üzül memek, Zengine malından dolayı tevazu göstermemek.

Peygamber (s.a.v) Efendimizin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Geçim darlığından şikâyet eden kişi sanki rabbini şikâyet etmiş (ondan razı olmamış) kişi gibidir. Dünya işlerin (in kötüye gitmesin)den dolayı üzülen hüzünlenen kişi sanki (Rabbinin kendisi hakkındaki bu hükmüne razı olmayıp) Allah’u Teâlâ’ya kızan kişi gibidir. Ve her kim bir zengine zenginliğinden dolayı tevazu eder (hürmet gösterirse) muhakkak o kişinin dinin üçte biri gitmiştir.1” 
(1 İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 5)




İSLAM, İTAAT, İBRET 

Hz. Ali (r.a) buyurmuştur ki; “Şüphesiz dünya nimetlerinden nimet olarak sana İslam yeter, Meşguliyetlerin içerisinden meşguliyet olarak sana (Allah’u Teâlâ’nın emirlerine) itaat yeter, (Ders almanı gerektirecek) ibretlik hadiselerden ibret olarak sana ölüm yeter.5” (5 İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 5)



CÖMETLİK

Muhtaç Olanı Tercih Etmek

Rivayet olundu ki, Ashâb-ı Suffa'dan11 birine pişmiş koyun kellesi hediye edildi. Son derece darda olduğu hâlde onu yine aç olan diğer arkadaşına, o da diğerine, derken dönüp dolaşıp en evvel verilen sahabeye geldi. Çünkü en açı o, idi. (Sahavetin bu derecesine “îsâr” denir. Yani kendisi muhtaç iken, daha muhtaç olanı tercih etmek demektir.)12

 (11 Bunlar, bazen azalıp bazen çoğalan ve dünya ile  alâkalarını kesmiş sayılan Sahâbe'nin fakirlerinden bir cemâattir.  Mescid'in sofa'sında oturur, âdeta bir medrese hayatı yasarlardı.  Peygamberimizden hadis öğrenirlerdi. Peygamberimize sadaka gelince tamamen bunlara gönderir, hediye gelince bir kısmım kendine ayırırdı.12 İmam Gazâlî, İhyâu 'Ulûmi'd-Din, 1/180)




AKILLI KİŞİYE GEREKEN ÜÇ ŞEY

Hz. Davud (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir; “Bana Zebur’da vahyolundu ki; akıllı kişinin ancak şu üç şeyle meşgul olması kendisine haktır. Ahireti için azık hazırlamak, maişeti için rızık temin etmek ve helal olan lezzeti istemek.7”(7 İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 5)




ÜÇ ŞEYİ ÜÇ ŞEYLE ELDE ETMEK

Hz. Ebubekir (r.a) buyurmuştur ki; “Zenginliğe (çalışıp çabalamadan sadece) temenni etmekle, Gençliğe (saçı sakalı) kınalamak veya boyamak ile, (kıymetini bilmediği sağlık ve) Sıhhate ise ilaçlarla ulaşmak mümkün değildir.2” (2 İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 5)




CÖMERTLİK [Zühd]

Zühdün Başı Cömertliktir

Humeydî9 anlatıyor:

“İmam Şafiî bir ara bazı idarecilerle Yemene gitti. Oradan da Mekke'ye geldi. O anda yanında 10.000 dirhem vardı. Mekke dışında kendisine bir çadır kuruldu. Halk kendisini ziyarete geliyordu, İmam Şafiî yanında bulunan paraların hepsini dağıtmadan bulunduğu yerden ayrılmadı.

Bir defa da hamamcıya büyük bahşişler verdi. Elindeki kamçı bir ara yere düştü. Biri yere eğilip kamçıyı alarak kendisine verdi. İmam Şafiî derhal o adama 50 dinar verdi.

İmam Şafiî'nin cömertliği burada anlatılanlardan daha meşhurdur. Zühdün başı da cömertliktir. Çünkü bir şeyi seven ondan ayrılmaz. Dünya malından ancak dünya gözünde küçük olan, dünyaya ehemmiyet vermeyen kimse ayrılır. İşte züht’ün gerçek manası da budur.10

(9 Künyesi Ebu Bekr Abdullah, b. Zübeyr b. İsa’dır. Küreydin Esed kabilesindendir. Mekke'de hicretin 219. yılında vefat etmiştir. 10 İmam Gazâlî, İhyâu 'Ulûmi'd-Din, 1/67.)





HÜSNÜ ZAN, HÜSNÜ SUAL, HÜSNÜ TEDBİR

Hz. Ömer (r.a) buyurmuştur ki; “İnsanlara karşı sevgi muhabbet beslemek, onlar hakkında hüsnü zan etmek, aklın yarısıdır. Güzel soru sorabilmek ilmin yarısıdır. (kötü durumlara duçar olmadan önce) Tedbirli davranmak (Allah’ın izniyle sıkıntısız bir) geçimin yarısıdır.3”(3 İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 5)