Kibâr-ı Kelâm (Ehlullâh’ın Dilinden…) 3

e-Posta Yazdır PDF

BÜYÜKLERİN HİKMETLİDEN SÖZLERİ

Buyruldu ki; “Aklın kemali Allah’u Teâlâ’nın rızasına tabi olmak ve gazabından sakınmakladır.”


Buyruldu ki; “Faziletli kimseler için (hiçbir yer) gurbet sayılmaz. Cahilin ise vatanı yok demektir.”


Buyruldu ki; “İtaatle Allah’a (c.c) yakın olan kimse, insanlar arasında garip kalır.”


Buyruldu ki; “Cismin / vücudun hareket etmesi onda hayat olduğunun delili olduğu gibi, ibadet de Allah’ı (c.c) hakkıyla biliyor olmanın delilidir.”


Buyruldu ki; “Kusurunu itiraf eden kimse sonsuz övgüye lâyıktır. Böyle bir kimse Allah indinde de makbul bir kuldur.”


Buyruldu ki; “Nimete nankörlük yapmak kınanmış ayıplanmıştır. Ahmakla arkadaşlık yapmak ise zulmettir (uğursuzluk getirir).1 (İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 4)


HARAM ve GÜNAHLARI  TERK ETMEK 


Allah’ın (c.c) Emirlerine İtaat edip , Yasaklarından Kaçmak


Hikmet ehli bazı Zâtlar buyurmuşlardır ki; “Her kim günahları terk ederse Kalbi incelir. Ve Her kim haramı terk eder helal yerse düşünceleri saflaşır (tertemiz olur). Allah’u Teâlâ bazı peygamberlerine vahy etmiştir ki; Sana Emrettiğim şeylerde bana itaat et. Senden yasakladığım şeylerde bana isyan etme.”1 (İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 4)


ALLAH KORKUSU

İşte Allah’tan Böyle Korkulur


Bir gün İbn Mes'ud ile demirciler çarşısına gitti, orada körüklerin üfürülüp ateşlerin alevlendiğini görünce cehennem ateşini hatırlayarak düşüp bayıldı, İbn Mes'ud namaz vaktine kadar başı ucunda beklediyse de ayılmadığını görünce onu arkasına alarak evine getirdi ye tam 24 saat baygın kaldı, bu suretle beş vakit namazı kayboldu. Başından ayrılmayan İbn Mes'ud "İşte Allah’tan böyle korkulur" demiştir. Yine bu zat: "Bütün namazlarımda okuduğumdan başka bir şey düşünmem" demiştir.1 (İmam Gazâlî, İhyâu 'Ulûmi'd-Din, 1/ 464.)


Şair Diyor ki;


Ey dünyasıyla meşgul olan kişi,

Gafletten ayrılmayacak mısın,

Ölüm ansızın gelir,

Ölümün şiddetli korkularına sabret,


Sonu gelmeyen istekler seni aldattı.

Ta ki ölüm gelene dek.

Kabir ise amellerin sandığıdır.1

Ölüm ancak ecel iledir.2

1 (Orada yaptıklarını eksiksiz bulacaksın.) 2(İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 4)



DİNİN KÂRI VE HÜSRANI

Kişinin Servetinin Temelinde Olması       Gereken Şey


A’meş (r.a)’tan rivayet edilmiştir ki; “Her kim malını mülkünü (servetini) takva üzerine (kurduğu bir tezgâhtan) kazanmış ise, lisanlar o kişinin dini (yönden elde edeceği) kârını/kazancını anlatmaktan aciz kalır. Ve her kim ki, malını mülkünü (servetini, âhirete faydası olmayan sadece) dünyalık kazanmak (üzerine kurduğu bir tezgâhtan kazanmış ise,) lisanlar o kişinin dininin hüsranını anlatmaktan aciz kalır. 1 (İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 3)


ŞEHVET ve SABIR

Köle İken Padişah, Padişah İken Köle Olanlar


“Şüphesiz Şehvet padişahları köle yapar, Sabır ise köleleri padişah. (Ey nefsim) Yusuf (a.s) ve züleyhanın kıssasına bakmaz (ibret almaz) mısın?”1

(-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 4)


TAKVA

Allah (c.c) Korkusu


İmam Şâfiî'nin (rh.a) kuvvetli zühdüne, Allah’tan son derece korktuğuna ve bütün meşgalesinin ahiret olduğuna, şu rivayet çok açık bir delildir: “Bir gün Süfyân b. Uyeyne (rh.a), ince meseleler hakkında bir hadîs rivayet ederken, dayanamayan İmam Şâfiî bayıldı. Bunu görenler, Uyeyne'ye, Şâfî'î Öldü dediler. Uyeyne (rh.a): ‘Eğer öldü ise, zamanın en faziletli insan ölmüştür.’ dedi.” 1 (İmam Gazâlî, İhyâu 'Ulûmi'd-Din, 1/67.)




ÂRİF ve ZAHİD 

Kişilerin Amelleri


Hikmet ehli bazı Zâtlar buyurmuşlardır ki; “Arif kişinin1 derdi tasası Allah’ı (c.c) övmek onu yüceltmektir. Zahid2 kişinin derdi tasası ise dua etmektir. Çünkü Arif kişinin gayesi rabbidir. Zahid kişinin gayesi ise kendisidir.3”


1 (Hikmet ehli bazı Zâtlar buyurmuşlardır ki; “Arif kişinin  derdi tasası Allah’ı (c.c) övmek onu yüceltmektir. Zahid  kişinin derdi tasası ise dua etmektir. Çünkü Arif kişinin gayesi rabbidir. Zahid kişinin gayesi ise kendisidir. ”) 2 (Mürşid, ermiş, evliya. Hakkın nuru ile cenab-ı hakkı bilen. Âlemi, hâdiseleri ilahi feyz ve ilim ile gören veli.)3 (İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 3)


SAADET ve MUTLULUK

BELA ve MUSİBET


Hikmet ehli bazı Zâtlar buyurmuşlardır ki; “En güzel saadet, mutluluk, hayır, devlet (kendisine doğru yolu gösteren) aklına uyup (kendisini dalalete sürükleyen) heva ve hevesini esir edenindir. Gam, keder, bela, musibet ise (kendisini dalalete sürükleyen) heva ve hevesine tabi olup (kendisine doğru yolu gösteren) aklını esir edenedir.1 (İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 4)


HATALARIN KAYNAĞI

Dünya Sevgisi ve Zekatı Vermemek


Peygamber (s.a.v) Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Bütün hataların kaynağı (gereksiz) dünya sevgisi, bütün fitnelerin sebebi ise zekât ve öşrü vermemektir.”1 (İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 4)