Kibâr-ı Kelâm (Ehlullâh’ın Dilinden…) 2

e-Posta Yazdır PDF


GÜNAH ve İSTİĞFAR


Israr etmek kişiyi nasıl etkiler

Peygamber (s.a.v) Efendimizin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Hiçbir küçük günah yoktur ki, ısrarla işlenilmeye devam edildiği halde büyümesin. Ve hiçbir büyük günah yoktur ki, (ısrarla devam edilen) istiğfarla silinmesin.”1(İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 3)




KÜÇÜK GÜNAHLAR


Hikmet ehli bazı Zâtlar buyurmuşlardır ki; “Sakın küçük günahları hor görme küçümseme, hiç şüphe yok ki büyük günahlar küçük günahlardan doğar.”7 (İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 3)


Küçük günahları işleye işleye günah işlemeye alışan nefis artık küçük günahlarla tatmin olmaz ve büyüklerine yönelir.




ŞEHVET ve KİBİR


Affedilmesi Ümit Edilen ve Edilmeyen Günahlar


Süfyan-ı Sevri (r.a)’tan rivayet edilmiştir: “Şehvetten (nefsine uymaktan) kaynaklanan bütün hata ve günahların, bağışlanması ümit edilir; fakat Kibir ve büyüklenmeden kaynaklanan hiçbir hata ve günahın bağışlanması ümit edilemez. Çünkü iblis aleyhillânenin isyanı kibrindendi (ve affedilmedi.) Adem (a.s)’ın zellesi (yanılması) ise nefsine uymasından idi (ve affedildi.)5”(İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 3)




MARİFETULLAH


Allah’tan (c.c) Gayrı Dost, Nefisten Gayrı Düşman Yoktur

Hikmet ehli bazı Zâtlar buyurmuşlardır ki; “Allah’tan başka kendisine dost vardır diye düşünen kişiler Allah’ı (c.c) tanıyamamış, Nefsinden başka düşmanı olduğunu sananlar ise nefsini tanıyamamıştır.”8 (İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 3)





KERÎM ve HAKÎM

Kişilerin Sıfatları


Yahya bin Muaz (r.a)’tan rivayet edilmiştir: “Kerîm2 kişi Allah’a (c.c) asi olmayan, Hakîm3 kişi ise Âhiretine karşılık dünyasını tercih etmeyendir.” buyurmuştur. 4


(2 Yaratılıştan cömert olan ve insanın şerefiyle bağdaşmayan her türlü şeyden arınmış bulunan... 3 Kendisini gerçek dışı bilgilerden ve nefsani arzulardan alıkoyan, düşünce istikametine ve davranış selametine sahip bulunan kimse. 4 İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 3)





GECE İBADETİ, [Vird, Zikir]


Bunlar Uykudan Hayırlıdır

Mâlik b. Dînar anlatıyor: Bir gece uyuya kaldım ve evradımı yerine getiremedim. Rüyamda güzel bir cariye karşıma çıktı ve:


- Okuryazarlığın var mı? Dedi. Ben de:

- Var, dedim. O hâlde:

- Şu yazıyı okur musunuz dedi ve elime bir kâğıt parçası verdi, kâğıtta:


“Dünyanın geçici ve aldatıcı nimetleri, ölümsüz, olarak yaşayacağın Cennet'in zevk ve sefasından seni alıkoymuştur. Yani geçici olarak kendisinden zevk aldığın bu uyku, ebedî saadetini sağlayacak ibadetine engel olmuştur”


“Uyan namaz kıl ve Kur'ân oku; zira bunlar uykudan hayırlıdır.” diye yazılı idi. 12 (İmam Gazâlî, İhyâu 'Ulûmi'd-Din, 1/ 1028.)





ZİKİR MECLİSİNİN FAZİLETİ


Zikir Meclisi


Ammar-ı Zâhidî (Tafave kabilesine mensûb sâliha bir kadın olan) Miskîne'yi rüyasında gördü. Bu kadın daima zikir meclisine devam ederdi. Ammar buna:

Merhaba ey Miskine! Deyince, kadın:

Miskinlik, yoksulluk gitti yerini zenginlik aldı, dedi. Ammar Nasıl? Diye sordu.

Kadın:

Sorma, dedi bütün mevcudiyetiyle Cennetin kendisine verildiği bir kimse, artık fakir sayılır mı? Dedi. Ammar:

Bu, nasıl oldu? Diye sorunca, kadın:

Elıl-i zikrin meclisine devam sayesinde, diye cevap verdi.


Hülâsa: Hüsnü beyâna mâlik dürüst, temiz ahlâklı bir vâiz'in vazü nâsihatleriyle dünya sevgisinin kalpten çıkarılması, dünya sevgisi dolu bir kalp ile kılınan nafile birçok rekâtlı namazdan daha hayırlıdır.9 (İmam Gazâlî, İhyâu 'Ulûmi'd-Din, 1/ 1011.)




AKŞAM İLE YATSI ARASINI İBÂDET İLE GEÇİRMEK,


Hangisini Tercih Edersiniz

Ahmed bin Ebû'l-Havari diyor: Süleyman-ı Dârânî'ye :


- Gündüzleri oruç tutup akşam ile yatsı arasını yemek ile mi geçireyim, yoksa gündüzleri yiyeyim de akşam ile yatsı arasını mı ibadet ile geçireyim? hangisini tercih edersiniz? diye sorduğumda:


- Her İkisini yapmanızı tavsiye ederim, dedi. Ben:

- İkisini yapmak imkânı olmazsa, dedim. O:

- O zaman oruç tutma da akşam ile yatsı arasını ibadet ile geçir, dedi.10




İTAAT-CENNET İSYAN-CEHENNEM


Ağlayarak Cehenneme - Gülerek Cennete Gidenler

Bazı Zahit kimselerden şöyle nakledilmiştir: “Gülerek günah işleyen kimse, ağlayarak cehenneme girer. Ağlayarak Allah’a (c.c) itaat eden kimse, gülerek cennete girer.”6 (İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 3)




GECE İBADETİ


Cennet'i Görseydin

Ali b. Ebî Tâlib (r.a) anlatıyor: “Zekeriyâ'nın oğlu Yahya (a.s)


Bir akşam doyasıya arpa ekmeğini yediği için gece vakti uyanamadı. Allah Teâlâ kendisine şöyle vahyetti:


"Yâ Yahya Sana vereceğim evden daha iyi ev, civarıma yaklaşmaktan daha iyi muhit mi buldun? İzzet ve Celâlim hakkı için, eğer Cennet'i görseydin ona olan hevesinden vücudundaki yağın erir ve oraya gitmeğe bayılırdın. Eğer Cehennem'i görseydin, korkundan vücudundaki yağın erir, yaş yerine kan ağlar ve tüysüz deriye bürünürdün.".”11 (İmam Gazâlî, İhyâu 'Ulûmi'd-Din, 1/ 1024.)