Kibâr-ı Kelâm (Ehlullâh’ın Dilinden…) 1

e-Posta Yazdır PDF

ÂLİMLER ve İLİM MECLİSLERİ


Allah’ın (c.c) Ölü Kalpleri Diriltmesi


Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Size, Âlimlerin (Allah’ın emir ve yasaklarını insanlara anlatıp öğretmek için kurdukları ilim ve sohbet) meclislerinde bulunmak ve (kendilerine hikmet verilmiş olan) Hikmet ehli ulemanın sözlerini dinlemek farz kılındı. Şüphesiz ki Allah (c.c), yağmur suyu ile ölü toprağı dirilttiği gibi hikmetin nuru ile de ölü kalpleri diriltir. (İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 2)


YERİNDE KONUŞMAK [Susmak, İhlâs]


Fazilet Hangisinde


İmam Şafiî’ye (rh.a)bir mesele soruldu; bunun üzerine sukut etti. Kendisine


“Allah (c.c) sana rahmet etsin neden cevap vermedin?” denildiğinde, cevap olarak:


“Faziletin sükûtta mı yoksa cevapta mı olduğunu anlayıncaya kadar susmayı tercih ettim.” buyurdu.


Fakihlere en çok musallat olan, kontrol altına alınma bakımından en zor olan uzuv, dil olmasıyla beraber İmam Şafi’nin (rh.a) dilini kontrol altına almasına bir bak.


Bu hadise ile İmam Şafiî’nin, ancak fazilete ulaşmak ve Allah Teâlâ katındaki sevaba nail olmak için konuştuğu veya sustuğu anlaşılıyor. ( İmam Gazâlî, İhyâu 'Ulûmi'd-Din, 1/61.)


KÖTÜ SÖZLERİ SÖYLEMEK VE DİNLEMEKTEN SAKINMAK



Kulaklarınızı da Koruyun

Ahmed b. Yahya b. Vezîr1 anlatıyor:


“İmam Şafiî bir gün kandiller çarşısından çıktı, bizler de onun arkasından gidiyorduk. O sıra bir adam ilim ehlinden biri hakkında lüzumsuz sözler sarf ediyordu, bunun üzerine İmam Şafiî bizlere dönerek şunları söyledi:


“Dillerinizi edebe aykırı sözleri konuşmaktan koruyup, uzaklaştırdığınız gibi, kulaklarınızı da bu sözleri dinlemekten uzaklaştırın! Şüphesiz bu sözleri dinleyen kimse söyleyene ortak olur. Zira sefih olan kimseler kendi içlerindeki kötü şeyleri sizin gönüllerinize aktarmak ister. Bu sözleri söyleyen kimseler günaha girdiği gibi, sefih olan kimsenin sözlerini reddedenler de saadete erer.”(İmam Gazâlî, İhyâu 'Ulûmi'd-Din, 1/67.)

1 (Künyesi Ahmed b. Yahya b. Vezir b. Süleyman b. Muhacir el-Mısri'dir. Hicretin 171. yılında doğmuş, 251'de ve Şevval ayının altısında vefat etmiştir.)



AMEL-İ SALİH


Kabre Azıksız Girmek


Hz. Ebubekir (r.a) buyurmuştur ki; “Azıksız (Amel-i Salih işlemeden) kabre giren kişi, sanki gemi olmadan denize binen kişi gibidir.” (İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 3)


Gemi olmadan nasıl denize binilemez ve o koca deniz aşılamazsa, Amel-i Salih olmadan kabre giren kişinin de yaptıklarının hesabını verebilmesi ve sırat köprüsünü aşması o denli imkansızdır.



EFDAL / AHBES (En İyi / En Kötü)


Peygamber (s.a.v) Efendimizin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:


“İki haslet vardır ki; onlardan daha faziletli bir şey yoktur. “Allah’a (c.c) iman etmek ve Müslümanlara faydalı olmak.”


“Ve iki şeyde vardır ki onlardan daha kötü bir şey yoktur: Allah’a (c.c) şirk koşmak ve Müslümanlara zarar vermek.”(İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 2)




İLİM VEYA MASİYET 

YOLUNDA OLMAK


Hz. Ali (r.a) buyurmuştur ki; “Her Kim (Allah’ın emir ve yasaklarını öğrenmek ve insanlara öğretmek üzere) ilim talep eder (öğrenirse), Cennet de (Allah’u Teâlâ’dan) o kişi (kendisiyle mükâfatlandırmasını) ister. Ve Her kim ki, günah ve isyan peşinde olursa Cehennem de (Allah’u Teâlâ’dan) o kişiyi (kendisiyle cezalandırmasını) ister. (İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 3)



GECE İBADETİ (Namaz, Doğruluk)


Allah Teâlâ’dan Utanırım


Hammâd b. Süleyman (rh.a) İmam Azam hakkında (rh.a) “Geceyi tamamen namaz ile  geçirirdi.” diyor. (Bu, hayatının sonlarında idi.)


Diğer bir rivayette, İmam Azam gecenin yarısını ibadetle geçirirdi. Bir gün sokakta giderken birisinin, İmam Azam’ı göstererek: “Şu zât, geceyi baştan sona ibâdetle geçirir” dediğini duyduktan sonra bütün geceyi ibâdetle geçirdi ve ben:


“Yapmadığım ibâdetle vasıflandırılmaktan dolayı Allah Teâlâ’dan utanırım.” dedi.(İmam Gazâlî, İhyâu 'Ulûmi'd-Din, 1/74)


AMEL-İ SALİH


Gerçek İzzet ve Üstünlük ne iledir?


Hz. Ömer (r.a) buyurmuştur ki;

“Dünyanın izzeti (yüceliği, üstünlüğü, itibarı) mal ile Âhiretin izzeti ise Amel-i Salih iledir.” (İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 3)


Kalbi Karartan ve Nurlandıran Üzüntü


Hz. Osman (r.a) buyurmuştur ki;

“Dünyalık işlerin (yolunda gitmemesinin kişiye verdiği) üzüntüsü kalpte bir zulmettir. (kalbin kararmasına sebeptir.) Âhiretlik işlerin (günah işlemenin, salih amel yapamamış olmanın) üzüntüsü kalpte nurdur. (kalbin nurlanmasına sebep olur.) (İbn-i Hacer El-Askalani Münebbihat: sayfa 3)