Kibârı Kelam (Ehlullâh’ın Dilinden…)

e-Posta Yazdır PDF

İLİM ÖĞRETMENİN FAZİLETİ


Bu Beldede İlim Ölmüştür


Rivayet edildiğine göre Süfyan es-Sevrî (k.s) Askalan şehrine gelir, orada üç gün ikamet ettiği halde, kendisine hiç kimse gelip de ilmî bir mesele hakkında soru sormaz. İmam buna çok üzülür ve şöyle der: 'Bana ücreti karşılığında binek verin de bu beldeden hemen gideyim. Çünkü bu beldede ilim ölmüştür'. Süfyan es-Sevrî bu hareketiyle ilim öğretmenin ne denli büyük bir önem taşıdığını ve ilmin devam etmesinin bu vazifenin yapılmasına bağlı olduğunu ifade etmek istemiş ve kendisinin de bu vazifeye ne denli bağlı olduğunu bu şekilde göstermiştir.1


İLİM [Batıni Âlim]


Batınî Âlimler


Zahir âlimlerden vera2 sahibi, müttaki olanları, kalp erbabının ve bâtın ulemasının faziletini daima tasdik ederlerdi. Örneğin

İmam Şafiî (rh.a), Şeybân-ı Râî’nin (k.s) huzurunda, mektepte hocasının önünde oturan çocuklar gibi oturur, bazı meseleleri kendisinden sorardı.3


İmam Şafiî’ye "Senin gibi bir âlim nasıl olur da bir bedeviden soru sorar” denildiğinde, İmam Şâfiî (rh.a)


” Muhakkak bu zat, bizim ihmal ederek gafil olduğumuz meselelere bütünüyle vakıf olmuştur.” cevabını vermiştir.4


İLİM [Hadis İlmi, Tasavvuf]


Önce İlim Sonra Tasavvuf


Cüneyd-i Bağdâdî5 (k.s) şöyle anlatır: Şeyhim Sırrî es-Sakatî6 bir gün bana:


“Benim yanımdan ayrıldığında kimlerin meclisinde oturuyorsun?” dedi. Ben de 'Haris el-Muhâsibî’nin7 meclisinde oturuyorum' dedim. Bunun üzerine,


“Evet, onun meclisinde otur. Onun ilim ve edebinden istifade et, fakat onun kelâm hakkındaki sözlerine bakma, onu kelâmcılara havale et” buyurdu.


Sonra yönümü dönünce şöyle dediğini işittim.

“Allah seni önce hadiste (ve diğer ilimlerde) âlim yapsın daha sonra da sûfî, evvelâ sûfî sonra âlim yapmasın.”


Bu sözü ile hadîs ve diğer ilimleri okuduktan sonra tasavvuf ile uğraşan kimsenin felah bulacağına, bu ilimleri öğrenmeden tasavvufa giren kimsenin, kendisini tehlikeye attığına işaret etmiştir.8


İLİM [İhlâs, Edep]


İlim Kimsenin Ayağına Gitmez 


İmam Mâlik'in (rh.a) dünyalığa kıymet vermeyip bilgisiyle Allah rızasını kastettiğine, kendisinden rivayet edilen şu hikâye açıkça delâlet eder: Buyuruyor ki: “Hârûn Reşîd'in huzuruna çıktım. Hârûn Reşîd: ‘Ey Ebû Abdullah (İmam Mâlik'in künyesi), buraya gelip çocuklarımıza, Muvatta' okutsan iyi olurdu’ dedi. Ben de: ‘Allah Teâlâ Emîrimizi yüceltsin, bu ilim (hadîs) sizden yâni Kureyş’ten çıktı. Eğer siz bunu yüceltirseniz o yücelir, eğer kıymet vermezseniz o da düşer(önemini kaybeder), ilim kimsenin ayağına gitmez, ilmin olduğu yere gidilir’ dedim. Bunun üzerine Hârûn Reşîd : ‘Doğru diyorsun’ dedikten sonra, çocuklarına : ‘Siz de camiye gidin ve diğer kimselerle bir arada dinleyin’ diye emretmiştir.”9


MARİFETULLAH


İlmin Onda Dokuzu


Hz. Ömer (r.a) vefat ettiği zaman İbn Mes'ud (r.a) şöyle buyurdu: 'İlmin onda dokuzu öldü'.10


Bunun üzerine İbn Mes'ûd'a: 'Sahabe-i kiramın büyükleri hayatta iken, sen niçin böyle söylüyorsun? Denildi. Abdullah b. Mes'ûd da:


“Ben hüküm ve fetva ilimlerini değil, Allah Teâlâ’yı bilmeyi, Marifetullah’ı, kastettim.” buyurdu.11


KİLŞİNİN BİLDİĞİ İLE AMEL ETMESİ [İlim]


Bildiğinizle Amel Etmedikçe


İbrahim b. Edhem anlatıyor: “Mekkede bir taş gördüm, üzerinde, ‘Beni çevir, benden ibret al.’ diye yazılı idi. Taş'ı çevirdim ve arkasında ‘Bildiğinle amel etmediğin hâlde bilmediğini benden nasıl istiyorsun.’ diye yazılı olduğunu gördüm.”.12


Mekhûl, Abdurrahman b. Ganem'den rivayet ederek şöyle anlatıyor: Abdurrahman diyor ki: “Sahabe’den on kişi bana şöyle anlattı: Küba mescidinde ilim müzâkere ederken, Rasûlüllah çıkageldi ve buyurdu ki:


“İstediğiniz kadar okuyun, bildiğinizle amel etmedikçe, Allah Teâlâ size mükâfat vermez .”13

.......................................................................

1 İmam Gazâlî, İhyâu 'Ulûmi'd-Din, 1/37. 2 Günahtan şiddetle kaçınma hâli. 3 Şeybân-ı Râî, salâh ve takva ile  şöhret bulan ariflerden biridir. 4 İmam Gazâlî, İhyâu 'Ulûmi'd-Din, 1/61. 5 Cüneyd-i Bağdadî'nin (k.s) künyesi Muhammed b. Cüneyd Nihavendî'dir. Mutasavvıfların ile  ri gelenlerindendir. Hicretin 298. yılında vefat etmiştir. 6 Künyesi İbn Muğalles b. Hasan'dır. Cüneyd-i Bağdadî'nin dayısı ve şeyhidir. Mâruf-u Kerhî'nin talebesidir. Hicretin 257. yılında vefat etmiştir. 7 Künyesi Ebu Abdullah el-Hâris b. Esed'dir. Nefsini çokça hesaba çektiğinden dolayı kendisine el-Mııhâsibî lâkabını takmışlardır. Hicretin 243. yılında vefat etmiştir. 8 İmam Gazâlî, İhyâu 'Ulûmi'd-Din, 1/61. 9 İmam Gazâlî, İhyâu 'Ulûmi'd-Din 1/73–74.10 Ebu Heyseme, Kitab'ul-ilim, (İbrahim b. Abdullah'tan) 11 İmam Gazâlî, İhyâu 'Ulûmi'd-Din, 1/64. 12 İmam Gazâlî, İhyâu 'Ulûmi'd-Din, 1/163. 13 İbn. Adiyy