Hz. Meryem’in Hayatından Kadın Erkek Herkese Mesajlar

e-Posta Yazdır PDF

Kadının ezildiği, sömürü aracı olarak kullanıldığı bir topluma Yüce Allah Hz. Meryem’i anlatıyor. Hz. Meryem, kadını insan yerine koymayan, onun mabedin yanından bile geçmesine izin vermeyen Yahudi din baronlarının bu bakış açısını yıkıyor. Hem de onu mabedin içerisinde yetiştirerek. Hz. Meryem sergilediği hayatıyla, kirli toplumlarda kadın başına temiz kalmanın en güzel örnekliğini bize sunmuştur.

Kur’ân’da Hz. Meryem’in Adının Geçmesi


Kur’ân’da kadın adı olarak yalnızca Hz. Meryem’in ismi geçer, hem de otuz dört ayette. Arap kültüründe önde gelen kişiler hanımlarının ve kızlarının adlarını açıkça söylemezler ve onlardan bahsetmek söz konusu olunca ‘eşimiz, ailemiz, ehlimiz’ gibi kinaye lafızlarıyla onları anarlardı. Kur’ân da bu geleneğe uyarak yalnızca Hz. Meryem ismine yer vermiştir. Çünkü Meryem, sıradan bir kadın değildi. O, kadınların en seçkini, küfürden, günah ve fuhuştan uzak kalmış temiz, iffetli, Allah’ın ikramlarına daha dünyada iken nail olmuş bir örnek hanımdı.[1] Onun hayatı, kadınlar başta olmak üzere tüm insanlar için sayısız örneklerle doludur. Şöyleki:


1. İsrailoğulları Hz. Meryem ve onun babasız dünyaya gelen çocuğu Hz. İsa hakkında ileri geri konuştukları için Yüce Allah onun ismini açıkça zikretmiş, hem de onların iddialarını tamamen geçersiz kılmak ve Hz. Meryem’in dedikodulardan tamamen uzak olduğunu tekidli bir biçimde anlatmak için tekrar tekrar onun ismini açıkça anmıştır.[2]


2. Meryem, İbranice’de ‘Rabbin hizmetçisi kadın, kul’ anlamında bir kelimedir. Arapça’ya Mariye olarak geçmiştir.[3] Arapçada kadın özelliklerinden uzaklaşmış kadın için[4] ‘meryem’ kelimesi kullanılır. Çünkü Hz. Meryem, Beyt-i Makdisin hizmetinde bulunmakla alışılmışın dışında erkeklerin yapageldiği bir görevi üstlenmiştir.[5]


3. Hz. Meryem’in adının geçtiği ayetlerin on yedisinde Meryem ismi, Îsâ b. Meryem (Meryem oğlu Îsâ) şeklinde[6], dördünde Mesîh b. Meryem (Meryem oğlu Mesîh) şeklinde[7], ikisinde ‘İbn Meryem’ (Meryem oğlu) şeklinde[8] geçer. Kalan on bir ayette ise Hz. Meryem’den bahsedilir ve onun adı geçer. Bu ayetlerin onunda[9] sadece ‘Meryem’ adı geçerken,  bir ayette[10] de ‘Meryem bint Imran’ (Imran kızı Meryem) şeklinde geçmiştir.


4. Hz.Meryem’in açıkça isminin anılmasının ise pek çok hikmeti vardır. Bu hikmetleri şöyle sıralayabiliriz:


a. Her şeyden önce Hz.Meryem sıradan bir kadın değildir. O, hiçbir erkekle beraber olmadığı/ evlenmediği halde (betül) hamile kalıp çocuk doğurmuş ve Hz.İsa’ya anne olmuştur.


b. Hz.Meryem, doğar doğmaz mabedde ibadete adanmış; Allah’ın hizmetçisi anlamına gelen “Meryem” ismine uygun bir kulluk sergilemiş; bir başına, kirli bir toplumda temiz kalmasını bilmiş, iffet âbidesi bir hanım olmayı başarmış; bu özellik ve güzellikleriyle Kur’an’da anılmaya ve bir Kur’an suresine isim olmaya layık olmuştur.


c. Öte yandan, bu temiz kadına yahudi ve hıristiyanlar olmadık sözler söyleyince, onu iffetsizlikle suçlayarak yahut ona ilahlık payesi vererek haddi aşınca, Cenab-ı Hak hem onlara susturucu bir cevap vermek, hem de onu aklamak, onun temiz, iffetli bir anne/kul olduğunu açıklamak için ismini ayetlerinde anmıştır.


d. Yine Allah’ın erişilmez kudreti gereği babasız olarak Hz.Meryem’den dünyaya gelen Hz.İsa’nın, babasız ama nesebi sahih bir evlat olduğunu belgelemek için “Meryem oğlu İsa” diye takdim edilmiştir.

Şimdi de Hz. Meryem ile ilgili ayetlerden bir kaçını okuyalım:


O, daha doğmadan Allah’a adanmış bir çocuktu:

“Hani, İmran’ın karısı, “Rabbim! Karnımdaki çocuğu sırf sana hizmet etmek üzere adadım. Benden kabul et. Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin” demişti.”[11] Annesinin bu duasıyla Hz. Meryem, kadının mabede sokulmadığı bir dönemde Mabede/ibadete adanmış ve Allah’a kullukta, O’nun dinine hizmette kadınların da olduğunu hayatıyla ortaya koymuştu. Çocukların Allah’a adanması, anne babalar için çok önemli bir örnektir.


O ve soyu Allah’ın koruması altındaydı:

“Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytandan senin korumana bırakıyorum.”[12] Elbette Yüce Allah, kendi korumasını hak eden kullarına lutfeder ve onları her türlü tehlikeden korur. Yeter ki buna layık olunsun. Hz. Meryem, O’nun korumasına müstehak olanlardandı.

O, kabul olunmuş bir dua ve Rabbin gözetiminde yetişen bir çocuktu:

“Rabbi ona hüsnü kabul gösterdi ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi.”[13]


Bu cümle, Imran’ın karısının karnında taşıdığı çocuğunu Allah uğruna hizmete adayıp Rabbine bunu kabul etmesi için yakarmasının ardından gelmekte ve Hz. Meryem’in annesinin yaptığı bu dua ve adağının Yüce Allah tarafından en güzel bir biçimde kabul edildiğini anlatmaktadır. Bir hanımın yaptığı böyle güzel bir davranışın ve güzel bir duanın, tüm insanlara bir örnek olmak üzere Kur’ân’da yer alması oldukça dikkat çekicidir.


O, melekle konuşan bir hanımdı:

“Hani melekler, ‘Ey Meryem! Allah seni seçti. Seni tertemiz yaptı ve seni dünya kadınlarına üstün kıldı. Ey Meryem! Rabbine divan dur. Secde et ve (onun huzurunda) rükû edenlerle beraber rükû et’ demişlerdi.”[14] “Biz, ona Cebrail’i göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü..” diye başlayan Meryem suresi 17-21. ayetlerinde Hz. Meryem’in Vahiy meleği ile görüşüp konuştuğu anlatılır. Buradan hareketle Hz. Meryem’in peygamber olduğu söylenmiştir. Kurtubî, Onun peygamber olduğunu ve tıpkı diğer peygamberler gibi ona da Yüce Allah’ın melek vasıtasıyla vahyettiğini söyler.[15] Allah’a kulluk yarışında kadın erkek tüm insanlar eşittir. Kadın da isterse bu yarışta mesafe kat edebilir ve erkekleri geçebilir. Tıpkı Hz. Meryem gibi.


O, dünya hanımlarına üstün kılınmış bir kadındı:

“Allah seni dünya kadınlarına üstün kıldı.”[16] Peygamberimiz de cennet hanımlarının en hayırlı dört kadınından birisi olarak Hz. Meryem’i saymıştır.[17]

O, dosdoğru bir hanımdı:

“Onun (İsa’nın) annesi de dosdoğru bir kadındır.”[18]


O, Allah’ın ayetlerindendi:

“Meryem oğlu İsa’yı ve annesini büyük bir ayet/mucize kıldık..”[19] Yüce Allah, ondan babasız olarak Hz. İsa’yı dünyaya getirmiştir. Hz. Meryem bu yönüyle okunup ibret alınması gereken bir ayettir. Yüce Allah onu mucizevî bir şekilde rızıklandırarak[20] da seçkinlerden kılmıştır.


O, en güzel örnekti:

“Allah, bir de iffetini sapasağlam koruyan ve bizim de kendisine ruhumuzdan üflediğimiz, Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını doğrulayan İmran kızı Meryem’i de (inananlara) örnek gösterdi. O itaat edenlerdendi.”[21]


Öyleyse Kur’ân’ın bir suresine de isim olan Hz. Meryem’i başta kızlarımız olmak üzere çocuklarımıza ve gençlerimize tanıtalım. Bugün gençlerimizin yaşadıkları problemlerin temelinde iyi ve güzel modelleri örnek almayışları yatmaktadır. Onlar, kendilerine bile hayrı olmayan insanları, model/star olarak görüp onlara özenmeye ve onlara benzemeye çalışmaktadırlar. İşte onlara sunacağımız en güzel örnek bir Kur’ân Kadın Kahramanı Hz. Meryem’dir. O, bir iman, iffet ve dürüstlük abidesi, O Allah’a adanmış örnek bir kul ve bir peygamber annesi olarak karşımızda durmaktadır.

 

Dipnotlar

[1] Bkz. Beyyûmî, Dirâsât, III, 280-281

[2] Zerkeşî, el-Burhân, I, 163.

[3] Kurtubî, el-Câmi’,  IV, 68; Âlûsî, Rûhu’l-Meânî, I, 501; III, 219-220; Fîruzabâdî, Besâir, VI, 109. Batı dillerinde Mary, Maria şeklinde kullanılmaktadır.

[4] Dilimizdeki ‘erkek fatma’ ifadesinin kullanılması da tıpkı bunun gibidir.

[5] İbn Âşûr, Tefsîru’t-Tahrîr, I, 594.

[6] Bkz. 2 Bakara 87, 253; 3 Alu Imran 45; 4 Nisâ 157, 171; 5 Maide 46, 78, 110, 112, 114, 116; 19 Meryem 34; 33 Ahzab 7; 57 Hadid 27; 61 Saf 6, 14.

[7] Bkz. 5 Maide 17 (İki kere), 72, 75; 9 Tevbe 31;

[8] Bkz. 23 Müminûn 50; 43 Zuhruf 57.

[9] Bkz. 3 Alu Imran 36, 37, 42, 43, 44, 45; 4 Nisa 156, 171; 19 Meryem 16, 27.

[10] Bkz. 66 Tahrim 12.

[11] 3 Alu Imran 35.

[12] 3 Alu Imran 36.

[13] 3 Alu Imran 37.

[14] 3 Alu Imran 42-43.

[15] Kurtubî, Tefsîr, IV, 83-84, XI, 95.

[16] 3 Alu Imran 42.

[17] “Cennet hanımlarının en hayırlısı, Meryem, Âsiye, Hadice ve Fatıma’dır.”

[18] 5 Maide 75.

[19] 23 Müminûn 50.

[20] Bkz. 3 Alu Imran 37, İbn Kesîr, Tefsîr, I, 360.

[21] 66 Tahrim 12.