Sevgili Hocam Muhterem Liderim!

e-Posta Yazdır PDF

Elbette ki, İlahî emir tecelli edecek ve “Her nefis ölümü tadacak”tı ve bu hakikati sen de tadacaktın. Ama sen herkese nasib olmayacak bir şekilde en güzelini tatdın. Çünkü “Nasıl yaşarsanız öyle ölürdünüz, nasıl ölürseniz de öyle haşrolacaktınız.’’ Ve sen Mahmut Efendi Hazretlerinin dediği gibi, “Hak üzere yaşadın, haktan taviz vermedin ve hak üzere öldün’’Allah(cc)sana rahmet etsin. Bizlere de senin gibi yaşamayı ve senin gibi ölmeyi nasip eylesin.


Sevgili hocam! İnsanımızın siyonizm pençesinde inim inim inlediğini gördün, meydanlara indin, insanlığın kurtuluşu için, ve sadece Allah rızası için canınla, malınla, ilminle ve fikrinle cihadın her türlüsünü tarih de, insanlıkta şahittir ki yaptın.


İnsanımızın maddi ve manevi her yönden yabancılaştığını gördün, ille de “Milli Görüş’’ dedin. 

İnsanımızın ahlaki ve manevi çöküntüsünü gördün, “önce ahlak ve maneviyat’’

Eğitimdeki çarpıklığı ve kendi değerlerinden uzaklaştığını gördün, “gerçek milli eğitim”dedin.


Ekonomideki adaletsizliği, faiz çarkının insanımızı nasıl ezdiğini gördün, “alın teri, helal kazanç, adil paylaşım, adil ekonomik düzen” dedin.


Ükemizin geri kalmışlığını içine sindiremedin, ecdad başardı öyle ise biz de başarırız dedin, “maddi kalkınmayı, ağır sanayiyi’’başlattın.


Ülkemizdeki ve dünyadaki düzensizlikleri ve adaletsizlikleri gördün, alternatif düzen sundun, “Adil düzen- hakca düzen” dedin.


İslam aleminin halini gördün dayanamadın, bütün ümmetin derdini kendine dert edindin, (bize de miras bıraktın) “Dünya İslam Birliği- İslam Birleşmiş Milletleri’’ dedin.


İslam aleminin kaynaklarının nasıl sömürüldüğünü ve Müslümanların bunca zengün kayanaklarına rağmen fakirliğini ve geri kalmışlığını gördün, “İslam ortak pazarı’’ dedin.


İslam aleminin yeşil bir kağıda mahkum edildiğini gördün, “İslam ortak para birimi- İslam dinarı’’ dedin.


İslam alemini kana bulayan siyonist vahşetleri gördün, “İslam ortak savunma paktı’’ dedin.

Müslümanların birbirlerine yabancılaştıklarını gördün, “İslam kültür birliği’’ dedin.


İnsanlığın başbelası siyonizmin bütün kirli oyunlarını sen bozdun. Düğümler yumağı haline gelmiş bütün sorunları sen çözdün. Her iş başına gelişinizde efsaneleştin.


Şanlı tarihimizle insanımızı sen tanıştırdın. Alparslanı, Kanuniyi, Fatihi, Ulubatlı Hasanı, Seyyit çavuşu, Nine Hatunu, Sütçü İmamı, milletimize sen tanıttın.


Çanakkale ruhunu, şehidi şehit yapan manayı bu millete sen öğrettin.


İslam’ın sadece namaz ve oruç dini olmadığını, İslam’ın bir hayat nizamı, maddi ve manevi bir kurtuluş ilacı olduğunu insanlığa sen öğrettin.


İslam’ın bir savunma dini değil, insanlığın kurtuluşu için, taarruz ve hücum dini olduğunu, takatin sonuna kadar yeryüzünde adaletin hakim olması için cihad etme dini olduğunu sen öğrettin.

Siyasetin şahsi çıkarlar için yapılmayacağını, sadece Allah rızası için yapılması gerektiğini sen öğrettin.


Şartlar ne olursa olsun ümitsizliğe düşmemeyi, iman  ve azmin elinden hiç bir şeyin kurtulamayacağını, inancın tekeden bile süt çıkaracağını bize sen öğrettin.


İstişaresiz iş yapılamayacağını, kararların hep ahiret öncelikli alınması gerektiğini sen öğrettin.


En zor anlarda bile gülümsemeyi, zulmedenleri affetmeyi, kötülük edenlere bile iyilik düşünmeyi insanlığa sen öğrettin.


Ümmetin derdini dert edindin, ümmetçi çizginden taviz vermedin, her daim ümmetî ümmetî diyen Rasulullah’ın davasına sahip çıktın.

Maneviyatınla, davana sadakatinle bu ümmetin sıddıkı, Hz. Ebubekiri yansıttın.


Hak ile batılı ayırdın, batıla karşı tavizsiz mücadele verdin, bu ümmetin faruku, Hz. Ömeri yansıttın.

Edebinle, tevazunla zinnureyn Hz. Osmanı yansıttın.

Cesaretinle, ilminle, bilim ve birikiminle Allah’ın arslanı Hz. Ali’yi yansıttın.


Demek ki, Efendimiz(s.a.v)in bahsettiği her yüz yılda bir gelecek olan mücedditte bu özellikler oluyormuş.


Sevgili hocam! Siyasetin Müslümancasını, ekonominin Müslümancasını, Sanayileşmenin Müslümancasını, ilim ve bilimin Müslümancasını, mücadelenin ve duruşun Müslümancasını bu millete sen öğrettin. Camiamızın başını eğdirecek hiç bir işe kalkışmadın.


Evlerimizde çocuklarımızın Erbakan dedesi,

Cennet vatan Türkiyemizin Erbakan hocası,

Meydanların Mücahit Erbakanı,

Baharımızın solmayan ilk çiçeği,

Türkiye Cumhuriyetinin 54. Efsane Başbakanı,

Maddi ve manevi kalkınmamızın öncüsü,

İlim ve bilimin başöğretmeni, 

İslam aleminin Üstad Erbakanı,

D- 8 lerin mimarı,

Dünya siyonizminin baş düşmanı,

Mazlum ve madurların babası,

Ezilmişlerin, horlanmışların ve inananların savunan adamı,


Milli Şairimiz merhum Mehmet Akifin dediği gibi:


Doğrudan doğruya Kur’andan alarak ilhamı,

Asrın idrakine sen söylettin İslam’ı.


Şahidiz...Şahidiz...Şahidiz...

Fazla söze ne gerek! Senin ölümün bile, “Dünya İslam Birliği’’nin müjdecisiydi sevgili hocam. Allah’ın izniyle Milli Görüş camiasının izzetli ve şerefli dik duruşu devam edecek, başı Allah’tan başkasına eğilmeyecek, o baş parmaklar havadan inmeyecek, tekbir sedaları meydanlardan eksilmeyecek. 


Mücahit Erbakan yankıları kulaklardan silinmeyecek. Allah(cc)sana rahmet eylesin muhterem hocam. Mekanın cennet olsun. İnşallah buluşma yerimiz, “Hamd sancağı’’nın altıdır.